Yakındaki Yerler
Son Otel Yorumları
Üye Otel Girişi
Anasayfa Otelleri
Haberler ve Duyurular
26 Mayıs Cumartesi günü uzun zamandır harabe halde olan Aya Nikola Kaya Kilisesinin açılış ayini var. Ayini Rum Ortodox Patriği Sayın Bartholomeus yönetecek. Açılış için Yunanistan’dan ziyaretçiler geliyor. Ayini takiben kasaba merkezinde şenlikler düzenlenecek.
MUSTAFAPAŞA – SİNASOS
Tarihi ismi Sinasos olan Mustafapaşa, Kapadokya bölgesinin doğal dokusu en iyi korunmuş olan kasabalarından ve kentsel sit alanı.
Tarihi ve mimari zenginliği geçmişin mirasıdır. Geç Osmanlı döneminde kasaba halkı nakit kazanç sağlamak için Istanbul’a gitmiş, zamanla dönemsel işlerde çalışmak yerine kalıcı işler kurmuş ve sonunda Osmanlı İmparatorluğunun lakerda ve havyar piyasasını ele geçirip (tekelleştirip) Sinasos Loncasını kurmuşlardır. Istanbul’da kazanılan para Sinasos’a yatırım olarak dönmüş ve böylece de tüm Kapadokya bölgesinin en görkemli konakları, okulları ve ibadethaneleri burada yapılmıştır. Bu yapıların bazıları hala ayaktadır ve bir yürüş turunda rahatlıkla görebilirsiniz.
Sinasos’ta refah içerisinde geçen 1800’lü yıllarda nüfus 4,500 Rum ve 1,500 Türkten oluşmaktaymış. Daha sonra 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşları sırasında nüfus azalarak toplam 750 kişi, 600 Rum ve 150 Türk’e düşmüş. Takip eden mübadelede sonrasında ise demografi tamamen değişmiştir.
Mustafapaşa’da dört ayrı nehir vadisi vardır. Balta’nın Yeri diye de bilinen şaşırtıcı Saklı Vadi ve Kapadokya’nın en göz alıcı jeolojik oluşumları, güvercinlikleri ve çok katlı kaya yerleşimleriyle (taş devri rezidansları) muazzam Gomeda Vadisi en ilgi çekenleridir.
Tarihi medrese, Osmanlı ve Cansever Konakları bugün Kapadokya Meslek Yüksekokulunu barındırmaktadır. Bölümleri arasında Mutfak Sanatları, Sivil Havacılık, Otel İşletmeciliği, Geleneksel El Sanatları, Bankacılık ve Sigortacılık bulunmaktadır.
Kapadokya’nın tek özel müzesi, Bebek Müzesi olarak bilinen Kapadokya Sanat ve Tarih Müzesi Mustafapaşadadır. Burada geleneksel bebek sanatımızın en güzel örneklerini, Türk tarih ve kültürünü yansıtan kompozisyonlar içerisinde görebilirsiniz.
Tüm bu güzelliklerle Mustafapaşa’nın kitle turizminin elinden kurtulabilmesi şaşırtıcı ama sevindiricidir. Bunu belki de burada seneler önce açılan otele ve onun hakkında üretilen hayalet hikayelerine borçluyuz. Yatırım biraz da bu hikayelerin etkisiyle uzun soluklu olmamış ve kapılarını kapatmıştı, taa ki Kapadokya Meslek Yüksek Okulu yönetim binası olarak 2000’li yıllarda yeniden açana kadar.
Kapadokya’nın popülerleşen diğer yerleşimlerinin aksine Mustafapaşa’da kırsal yaşam ve Anadolu kültürü devam etmektedir.
26 Mayıs Cumartesi günü uzun zamandır harabe halde olan Aya Nikola Kaya Kilisesinin açılış ayini var. Ayini Rum Ortodox Patriği Sayın Bartholomeus yönetecek. Açılış için Yunanistan’dan ziyaretçiler geliyor. Ayini takiben kasaba merkezinde şenlikler düzenlenecek.
MUSTAFAPAŞA – SİNASOS
Tarihi ismi Sinasos olan Mustafapaşa, Kapadokya bölgesinin doğal dokusu en iyi korunmuş olan kasabalarından ve kentsel sit alanı.
Tarihi ve mimari zenginliği geçmişin mirasıdır. Geç Osmanlı döneminde kasaba halkı nakit kazanç sağlamak için Istanbul’a gitmiş, zamanla dönemsel işlerde çalışmak yerine kalıcı işler kurmuş ve sonunda Osmanlı İmparatorluğunun lakerda ve havyar piyasasını ele geçirip (tekelleştirip) Sinasos Loncasını kurmuşlardır. Istanbul’da kazanılan para Sinasos’a yatırım olarak dönmüş ve böylece de tüm Kapadokya bölgesinin en görkemli konakları, okulları ve ibadethaneleri burada yapılmıştır. Bu yapıların bazıları hala ayaktadır ve bir yürüş turunda rahatlıkla görebilirsiniz.
Sinasos’ta refah içerisinde geçen 1800’lü yıllarda nüfus 4,500 Rum ve 1,500 Türkten oluşmaktaymış. Daha sonra 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşları sırasında nüfus azalarak toplam 750 kişi, 600 Rum ve 150 Türk’e düşmüş. Takip eden mübadelede sonrasında ise demografi tamamen değişmiştir.
Mustafapaşa’da dört ayrı nehir vadisi vardır. Balta’nın Yeri diye de bilinen şaşırtıcı Saklı Vadi ve Kapadokya’nın en göz alıcı jeolojik oluşumları, güvercinlikleri ve çok katlı kaya yerleşimleriyle (taş devri rezidansları) muazzam Gomeda Vadisi en ilgi çekenleridir.
Tarihi medrese, Osmanlı ve Cansever Konakları bugün Kapadokya Meslek Yüksekokulunu barındırmaktadır. Bölümleri arasında Mutfak Sanatları, Sivil Havacılık, Otel İşletmeciliği, Geleneksel El Sanatları, Bankacılık ve Sigortacılık bulunmaktadır.
Kapadokya’nın tek özel müzesi, Bebek Müzesi olarak bilinen Kapadokya Sanat ve Tarih Müzesi Mustafapaşadadır. Burada geleneksel bebek sanatımızın en güzel örneklerini, Türk tarih ve kültürünü yansıtan kompozisyonlar içerisinde görebilirsiniz.
Tüm bu güzelliklerle Mustafapaşa’nın kitle turizminin elinden kurtulabilmesi şaşırtıcı ama sevindiricidir. Bunu belki de burada seneler önce açılan otele ve onun hakkında üretilen hayalet hikayelerine borçluyuz. Yatırım biraz da bu hikayelerin etkisiyle uzun soluklu olmamış ve kapılarını kapatmıştı, taa ki Kapadokya Meslek Yüksek Okulu yönetim binası olarak 2000’li yıllarda yeniden açana kadar.
Kapadokya’nın popülerleşen diğer yerleşimlerinin aksine Mustafapaşa’da kırsal yaşam ve Anadolu kültürü devam etmektedir.
26 Mayıs Cumartesi günü uzun zamandır harabe halde olan Aya Nikola Kaya Kilisesinin açılış ayini var. Ayini Rum Ortodox Patriği Sayın Bartholomeus yönetecek. Açılış için Yunanistan’dan ziyaretçiler geliyor. Ayini takiben kasaba merkezinde şenlikler düzenlenecek.
MUSTAFAPAŞA – SİNASOS
Tarihi ismi Sinasos olan Mustafapaşa, Kapadokya bölgesinin doğal dokusu en iyi korunmuş olan kasabalarından ve kentsel sit alanı.
Tarihi ve mimari zenginliği geçmişin mirasıdır. Geç Osmanlı döneminde kasaba halkı nakit kazanç sağlamak için Istanbul’a gitmiş, zamanla dönemsel işlerde çalışmak yerine kalıcı işler kurmuş ve sonunda Osmanlı İmparatorluğunun lakerda ve havyar piyasasını ele geçirip (tekelleştirip) Sinasos Loncasını kurmuşlardır. Istanbul’da kazanılan para Sinasos’a yatırım olarak dönmüş ve böylece de tüm Kapadokya bölgesinin en görkemli konakları, okulları ve ibadethaneleri burada yapılmıştır. Bu yapıların bazıları hala ayaktadır ve bir yürüş turunda rahatlıkla görebilirsiniz.
Sinasos’ta refah içerisinde geçen 1800’lü yıllarda nüfus 4,500 Rum ve 1,500 Türkten oluşmaktaymış. Daha sonra 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşları sırasında nüfus azalarak toplam 750 kişi, 600 Rum ve 150 Türk’e düşmüş. Takip eden mübadelede sonrasında ise demografi tamamen değişmiştir.
Mustafapaşa’da dört ayrı nehir vadisi vardır. Balta’nın Yeri diye de bilinen şaşırtıcı Saklı Vadi ve Kapadokya’nın en göz alıcı jeolojik oluşumları, güvercinlikleri ve çok katlı kaya yerleşimleriyle (taş devri rezidansları) muazzam Gomeda Vadisi en ilgi çekenleridir.
Tarihi medrese, Osmanlı ve Cansever Konakları bugün Kapadokya Meslek Yüksekokulunu barındırmaktadır. Bölümleri arasında Mutfak Sanatları, Sivil Havacılık, Otel İşletmeciliği, Geleneksel El Sanatları, Bankacılık ve Sigortacılık bulunmaktadır.
Kapadokya’nın tek özel müzesi, Bebek Müzesi olarak bilinen Kapadokya Sanat ve Tarih Müzesi Mustafapaşadadır. Burada geleneksel bebek sanatımızın en güzel örneklerini, Türk tarih ve kültürünü yansıtan kompozisyonlar içerisinde görebilirsiniz.
Tüm bu güzelliklerle Mustafapaşa’nın kitle turizminin elinden kurtulabilmesi şaşırtıcı ama sevindiricidir. Bunu belki de burada seneler önce açılan otele ve onun hakkında üretilen hayalet hikayelerine borçluyuz. Yatırım biraz da bu hikayelerin etkisiyle uzun soluklu olmamış ve kapılarını kapatmıştı, taa ki Kapadokya Meslek Yüksek Okulu yönetim binası olarak 2000’li yıllarda yeniden açana kadar.
Kapadokya’nın popülerleşen diğer yerleşimlerinin aksine Mustafapaşa’da kırsal yaşam ve Anadolu kültürü devam etmektedir.
Bodrum da yaz geceleri basliyor, her yerde bir telas. Her sey misafirlerimizi agirlamak, Özel bir seyler sunabilmek için. Bu hafta sonu sanat galerilerinde bir çok sergi, Karsanat in organize ettigi Jazz Festivali ve birçok baska etkinlik var, bunlari gezip görmeli dinlemelisiniz, ama yemege bize gelmelisiniz. Çünkü bizde hem özel bir menü, hem de Yarbasan Tas Evlerinin essiz dinginliginde akustik canli müzik var. Degerli sanatçilar Nihan Atlig Simpson piyanoya ses verirken, Zeynep Sema Çelebi Kemani ve güzel sesiyle Yarbasan Tas Evleri meydanini senlendirecek. Çigan müzigi ile baslayip, film müzikleriyle geceyi unutulmaz kilacaklar.
Kendilerini DuoDonna olarak adlandiran sanatçilarimizi eminim yakindan taniyorsunuz, Nihan Atlig Simpson Yeni kusaktan bir kadin bestecimiz olup , yaratici çalismalarinin yani sira uzun yillar Istanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuari kompozisyon bölümünde ögretim üyesi olarak görev yapmistir ve pek çok ögrenci yetistirmistir. Zeynep Sema Çelebi ise Istanbul Devlet Konservatuari keman ana sanat dali mezunu olup, Istanbul belediye tiyatrolarinda ve Antalya devlet senfoni orkestrasinda görev yapmistir. Bizim sansimiz ise onlari burada birlikte dinleyebilmek olacaktir.
19 Mayis Cumartesi saat 20:30
Menu : Çilek ile tatlandirilmis Ispanak ve Pancar sapi salatasi * Cevizli iç bakla * Zeytinyagli yeni dünya * Zeytinyagli Enginar * Deniz Börülcesi yataginda Somon Carpaccio * Hardal Soslu karidesli Levrek veya Pastirma soslu Piruhi * Kaymakli ev baklavasi veya karadut soslu konyakli dondurma
Kisi basi : 65 TL ( Içkiler Hariç )
Rezervasyon için 0532 2482479 u arayabilir veya sofra@erenler-sofrasina e-mail gönderebilirsiniz bekliyoruz.
Saygilarimizla,
Asli Mutlu
www.erenler-sofrasi.com www.yarbasanholidayhomes.com
Dear Friends,
There are many world class events going on in Bodrum nowadays, Galleries are housing new exhibitions and the Jazz festival Organised by the Caria Foundation is taking place, you have plenty of things to do. Please take advantage of these cultural events there is so much effort on bringing these together for all of us to appreciate. For dinner on Saturday May 19th, though you should be joining us here at Erenler Sofrasi, since we have great live music and a gourmet menu that you will enjoy. Our guest performers Nihan Atlig Simpson will be on the Piano and Zeynep Sema Çelebi on the violin, they will start with gypsey music and go on with film musics. Both of these ladies are from very reputable music schools in Turkey and are both teachers of music to young talents at the same time, they are calling themselves the DuoDonna. It will be another great night at Yarbasan.
May 19th Saturday at 8.30 pm
Menu : Spinach and Beat leave salad topped with strawberries* Fava Beans with walnuts* Laquats cooked in olive oil* Arthicoke hearts & onion flowers* Salmon Carpaccio served with Samphire* Sea Bass and shrimps served with mustard sauce or Cheese Ravioli served with pastrami sauce * Home made baklava served with clotted cream or ice cream cognac served with black mullberry sauce
65 TL per person ( excluding drinks )
For reservations please call 0532 2482479 or send us an e-mail to sofra@erenler-sofrasi.com
Bodrum da yaz geceleri basliyor, her yerde bir telas. Her sey misafirlerimizi agirlamak, Özel bir seyler sunabilmek için. Bu hafta sonu sanat galerilerinde bir çok sergi, Karsanat in organize ettigi Jazz Festivali ve birçok baska etkinlik var, bunlari gezip görmeli dinlemelisiniz, ama yemege bize gelmelisiniz. Çünkü bizde hem özel bir menü, hem de Yarbasan Tas Evlerinin essiz dinginliginde akustik canli müzik var. Degerli sanatçilar Nihan Atlig Simpson piyanoya ses verirken, Zeynep Sema Çelebi Kemani ve güzel sesiyle Yarbasan Tas Evleri meydanini senlendirecek. Çigan müzigi ile baslayip, film müzikleriyle geceyi unutulmaz kilacaklar.
Kendilerini DuoDonna olarak adlandiran sanatçilarimizi eminim yakindan taniyorsunuz, Nihan Atlig Simpson Yeni kusaktan bir kadin bestecimiz olup , yaratici çalismalarinin yani sira uzun yillar Istanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuari kompozisyon bölümünde ögretim üyesi olarak görev yapmistir ve pek çok ögrenci yetistirmistir. Zeynep Sema Çelebi ise Istanbul Devlet Konservatuari keman ana sanat dali mezunu olup, Istanbul belediye tiyatrolarinda ve Antalya devlet senfoni orkestrasinda görev yapmistir. Bizim sansimiz ise onlari burada birlikte dinleyebilmek olacaktir.
19 Mayis Cumartesi saat 20:30
Menu : Çilek ile tatlandirilmis Ispanak ve Pancar sapi salatasi * Cevizli iç bakla * Zeytinyagli yeni dünya * Zeytinyagli Enginar * Deniz Börülcesi yataginda Somon Carpaccio * Hardal Soslu karidesli Levrek veya Pastirma soslu Piruhi * Kaymakli ev baklavasi veya karadut soslu konyakli dondurma
Kisi basi : 65 TL ( Içkiler Hariç )
Rezervasyon için 0532 2482479 u arayabilir veya sofra@erenler-sofrasina e-mail gönderebilirsiniz bekliyoruz.
Saygilarimizla,
Asli Mutlu
www.erenler-sofrasi.com www.yarbasanholidayhomes.com
Dear Friends,
There are many world class events going on in Bodrum nowadays, Galleries are housing new exhibitions and the Jazz festival Organised by the Caria Foundation is taking place, you have plenty of things to do. Please take advantage of these cultural events there is so much effort on bringing these together for all of us to appreciate. For dinner on Saturday May 19th, though you should be joining us here at Erenler Sofrasi, since we have great live music and a gourmet menu that you will enjoy. Our guest performers Nihan Atlig Simpson will be on the Piano and Zeynep Sema Çelebi on the violin, they will start with gypsey music and go on with film musics. Both of these ladies are from very reputable music schools in Turkey and are both teachers of music to young talents at the same time, they are calling themselves the DuoDonna. It will be another great night at Yarbasan.
May 19th Saturday at 8.30 pm
Menu : Spinach and Beat leave salad topped with strawberries* Fava Beans with walnuts* Laquats cooked in olive oil* Arthicoke hearts & onion flowers* Salmon Carpaccio served with Samphire* Sea Bass and shrimps served with mustard sauce or Cheese Ravioli served with pastrami sauce * Home made baklava served with clotted cream or ice cream cognac served with black mullberry sauce
65 TL per person ( excluding drinks )
For reservations please call 0532 2482479 or send us an e-mail to sofra@erenler-sofrasi.com
Bodrum da yaz geceleri basliyor, her yerde bir telas. Her sey misafirlerimizi agirlamak, Özel bir seyler sunabilmek için. Bu hafta sonu sanat galerilerinde bir çok sergi, Karsanat in organize ettigi Jazz Festivali ve birçok baska etkinlik var, bunlari gezip görmeli dinlemelisiniz, ama yemege bize gelmelisiniz. Çünkü bizde hem özel bir menü, hem de Yarbasan Tas Evlerinin essiz dinginliginde akustik canli müzik var. Degerli sanatçilar Nihan Atlig Simpson piyanoya ses verirken, Zeynep Sema Çelebi Kemani ve güzel sesiyle Yarbasan Tas Evleri meydanini senlendirecek. Çigan müzigi ile baslayip, film müzikleriyle geceyi unutulmaz kilacaklar.
Kendilerini DuoDonna olarak adlandiran sanatçilarimizi eminim yakindan taniyorsunuz, Nihan Atlig Simpson Yeni kusaktan bir kadin bestecimiz olup , yaratici çalismalarinin yani sira uzun yillar Istanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuari kompozisyon bölümünde ögretim üyesi olarak görev yapmistir ve pek çok ögrenci yetistirmistir. Zeynep Sema Çelebi ise Istanbul Devlet Konservatuari keman ana sanat dali mezunu olup, Istanbul belediye tiyatrolarinda ve Antalya devlet senfoni orkestrasinda görev yapmistir. Bizim sansimiz ise onlari burada birlikte dinleyebilmek olacaktir.
19 Mayis Cumartesi saat 20:30
Menu : Çilek ile tatlandirilmis Ispanak ve Pancar sapi salatasi * Cevizli iç bakla * Zeytinyagli yeni dünya * Zeytinyagli Enginar * Deniz Börülcesi yataginda Somon Carpaccio * Hardal Soslu karidesli Levrek veya Pastirma soslu Piruhi * Kaymakli ev baklavasi veya karadut soslu konyakli dondurma
Kisi basi : 65 TL ( Içkiler Hariç )
Rezervasyon için 0532 2482479 u arayabilir veya sofra@erenler-sofrasina e-mail gönderebilirsiniz bekliyoruz.
Saygilarimizla,
Asli Mutlu
www.erenler-sofrasi.com www.yarbasanholidayhomes.com
Dear Friends,
There are many world class events going on in Bodrum nowadays, Galleries are housing new exhibitions and the Jazz festival Organised by the Caria Foundation is taking place, you have plenty of things to do. Please take advantage of these cultural events there is so much effort on bringing these together for all of us to appreciate. For dinner on Saturday May 19th, though you should be joining us here at Erenler Sofrasi, since we have great live music and a gourmet menu that you will enjoy. Our guest performers Nihan Atlig Simpson will be on the Piano and Zeynep Sema Çelebi on the violin, they will start with gypsey music and go on with film musics. Both of these ladies are from very reputable music schools in Turkey and are both teachers of music to young talents at the same time, they are calling themselves the DuoDonna. It will be another great night at Yarbasan.
May 19th Saturday at 8.30 pm
Menu : Spinach and Beat leave salad topped with strawberries* Fava Beans with walnuts* Laquats cooked in olive oil* Arthicoke hearts & onion flowers* Salmon Carpaccio served with Samphire* Sea Bass and shrimps served with mustard sauce or Cheese Ravioli served with pastrami sauce * Home made baklava served with clotted cream or ice cream cognac served with black mullberry sauce
65 TL per person ( excluding drinks )
For reservations please call 0532 2482479 or send us an e-mail to sofra@erenler-sofrasi.com
Otelimizi yeniledik. Gelip, görmeniz için 4 gece kalan 3 gece, 3 gece kalan 2 gece fiyatı ödesin dedik. (Mayıs ayı için) 1 kişi oda+kahvaltı 40
tl., 2 kişi oda+kahvaltı 70 tl.
Bu dönemde sürpriz aktiviteler de sizleri bekliyor.
Otelimizi yeniledik. Gelip, görmeniz için 4 gece kalan 3 gece, 3 gece kalan 2 gece fiyatı ödesin dedik. (Mayıs ayı için) 1 kişi oda+kahvaltı 40
tl., 2 kişi oda+kahvaltı 70 tl.
Bu dönemde sürpriz aktiviteler de sizleri bekliyor.
Otelimizi yeniledik. Gelip, görmeniz için 4 gece kalan 3 gece, 3 gece kalan 2 gece fiyatı ödesin dedik. (Mayıs ayı için) 1 kişi oda+kahvaltı 40
tl., 2 kişi oda+kahvaltı 70 tl.
Bu dönemde sürpriz aktiviteler de sizleri bekliyor.
UÇURTMA ŞENLİĞİ 20 MAYIS’TA
Bu sene 3.sünün düzenleneceği uçurtma şenliğinin tarihi belirlendi. 20 Mayıs’ta gerçekleştirilecek şenlikte birbirinden renkli ve güzel uçurtmalarla adadaki konuklara güzel zamanlar yaşatılması planlanıyor. Uçurtmalar Belediye Başkanlığı tarafından 20 Mayıs 2012 tarihinde kale içinde dağıtılacak.
İsteyenler kendi uçurtmaları ile şenliğe katılabilir. Çeşitli katagorilerde yarışmalar ve uçurtma gösterisi yapılacaktır. Tüm çocuk, genç ve yetişkinleri uçurtma şenliğine bekliyoruz.
Bozcaada Otelleri için tıklayınız. www.kucukoteller.com.tr/tag-bozcaada-otel
UÇURTMA ŞENLİĞİ 20 MAYIS’TA
Bu sene 3.sünün düzenleneceği uçurtma şenliğinin tarihi belirlendi. 20 Mayıs’ta gerçekleştirilecek şenlikte birbirinden renkli ve güzel uçurtmalarla adadaki konuklara güzel zamanlar yaşatılması planlanıyor. Uçurtmalar Belediye Başkanlığı tarafından 20 Mayıs 2012 tarihinde kale içinde dağıtılacak.
İsteyenler kendi uçurtmaları ile şenliğe katılabilir. Çeşitli katagorilerde yarışmalar ve uçurtma gösterisi yapılacaktır. Tüm çocuk, genç ve yetişkinleri uçurtma şenliğine bekliyoruz.
Bozcaada Otelleri için tıklayınız. www.kucukoteller.com.tr/tag-bozcaada-otel
UÇURTMA ŞENLİĞİ 20 MAYIS’TA
Bu sene 3.sünün düzenleneceği uçurtma şenliğinin tarihi belirlendi. 20 Mayıs’ta gerçekleştirilecek şenlikte birbirinden renkli ve güzel uçurtmalarla adadaki konuklara güzel zamanlar yaşatılması planlanıyor. Uçurtmalar Belediye Başkanlığı tarafından 20 Mayıs 2012 tarihinde kale içinde dağıtılacak.
İsteyenler kendi uçurtmaları ile şenliğe katılabilir. Çeşitli katagorilerde yarışmalar ve uçurtma gösterisi yapılacaktır. Tüm çocuk, genç ve yetişkinleri uçurtma şenliğine bekliyoruz.
Bozcaada Otelleri için tıklayınız. www.kucukoteller.com.tr/tag-bozcaada-otel
İksir Resort Town Tatil Kasabası, Anneler Günü’nü kutlamaya hazırlanıyor. Çocukların anneleri için özel hediyeler hazırlayacağı ve daha birçok sürprizden oluşacak olan bu anlamlı günde çocukları ve annelerini unutamayacakları bir gün bekliyor. Çocuklar eğlenceye doyarken, anneler ise özel bakım, masajlar ve hediyelerle bu mutlu günün tadını çıkaracaklar. Bu keyifli ve unutulmaz anları yaşamak için İksir Resort Town Tatil Kasabası’na bekliyoruz!
İksir Sizi Gençleşmeye ve Yenilenmeye Davet Ediyor!
İksir Resort Town’a, enerji depolamak, farklı birçok aktivitede bulunmak, doğal ve yöresel ürünlerle bol ve lezzetli bir kahvaltıyla güne başlamak ve gençlik iksirinin sırrını çözmek ister misiniz? Gençler ve kendini genç hissedenler, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı haftasında birbirinden farklı aktiviteler ile doludizgin vakit geçirip eğlencenin doruğuna varmak için, Gençlik ve Spor İksir’i ile Gençleşmeye ve Yenilenmeye davetlisiniz!
Bedeniniz ve Ruhunuz Yaza Formda Girsin!
Yaza formda girmenin, gençlik iksirinin, bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirmenin yolu İksir Resort Town Daday’dan geçiyor. Fitness Salonu, Yüzme havuzu, Türk hamamı, Spa Merkezi, Sauna ve vücudunuzu rahatlatacak çeşitli masajlarla kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedeceksiniz. Ballıdağ’ın bol oksijenli büyülü atmosferinde yürüyüşler yaparak yaza formda girmenin keyfini yaşayacaksınız. İksir Resort Town Daday, sizi hayalinizdeki huzur yolculuğuna çıkarıyor!
Batı Karadeniz’in ormanlarla kaplı Ballıdağ eteğinde cennetten bir parça olan Daday Vadisi’nde bir tatil ve yaşam kasabası: İksir Resort Town. Uçsuz bucaksız binbir ton yeşilin, sarının, turuncunun, mavinin tek karede olduğu, Kastamonu Daday’daki İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası, cennetten bir köşe olarak ‘Yaşam İksiri’ni sunuyor. Aydın ailesi; hayallerindeki yaşamı, memleketleri Kastamonu Daday’da hayata geçirmek için yola çıkıyorlar. Bazen temiz havada yürüyüp sakinleşmek, bazen atla yaylalarda dolaşmak, bazen de kano keyfi sürmek; düşündükleri yaşam ve tatili, aynı zamanda doğa düşkünü ve doğaya saygılı dostları ile paylaşmak istemeleri, İksir Resort Town’ın doğmasını sağlıyor.
Bol oksijeniyle ciğerlerinizi açan, görselliğiyle ufkunuzu genişleten, 50’nin üzerinde aktivitesiyle yaşamınızı renklendiren İksir Resort Town, 5 duyuya hitap ediyor; hem bedeninizi hem ruhunuzu besliyor. Etkinlik konusunda oldukça geniş bir yelpazeye sahip İksir Resort Town, her zevke hitap ediyor. Binicilik ve atlı sporlar, bisiklet, petank, balık avı, kızak gezisi, voleybol, buggy araba yarışları, yüzme ve daha birçok alanda spor aktivitelerinden yararlanabiliyorsunuz. Dağ yürüyüşleri, Jeep ve ATV turları, fotoğrafçılık (gece ve gündüz turları) ve kısa metrajlı doğa çekimleri, fayton gezileri, Kastamonu çevre gezileri, araçlarla doğa gezileri gibi etkinlikler de tesis tarafından düzenleniyor. Hem doğa hem de sanatla iç içe olmak isteyen misafirler için uçurtma yapımı, sanatsal obje tasarımları, yarışmalar ve sergiler, ahşap oymacılığı sanatını tanıma, sepet yapımı gibi etkinlikler de yer alıyor. Canlı müzik, şarap partileri, doğa fotoğrafçılığı ve film çekimi yarışmaları, masa tenisi gibi etkinliklerle İksir Resort Town’da eğlence de eksik olmuyor.
Aktivite dolu bir yaşam kasabası kurduklarını anlatan İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası Yönetim Kurulu Başkanı İksir Sema Aydın, “Doğa ve insana saygı felsefesinden yola çıkarak, ‘Yaşam iksiri’ formülünü hazırladık. Doğa, tarih, kültür, spor, hobi, yerel yaşam, doğal beslenme ve 365 günün gizemini yorumlayarak çok alternatifli yeni tatil anlayışını hayata geçirdik. Böylece her yaşa ve değişik ilgi alanlarına sahip misafirlerimiz tatillerinde yeni deneyimler yaşayabiliyorlar” diyor.
İksir Resort Town Tatil Kasabası, Anneler Günü’nü kutlamaya hazırlanıyor. Çocukların anneleri için özel hediyeler hazırlayacağı ve daha birçok sürprizden oluşacak olan bu anlamlı günde çocukları ve annelerini unutamayacakları bir gün bekliyor. Çocuklar eğlenceye doyarken, anneler ise özel bakım, masajlar ve hediyelerle bu mutlu günün tadını çıkaracaklar. Bu keyifli ve unutulmaz anları yaşamak için İksir Resort Town Tatil Kasabası’na bekliyoruz!
İksir Sizi Gençleşmeye ve Yenilenmeye Davet Ediyor!
İksir Resort Town’a, enerji depolamak, farklı birçok aktivitede bulunmak, doğal ve yöresel ürünlerle bol ve lezzetli bir kahvaltıyla güne başlamak ve gençlik iksirinin sırrını çözmek ister misiniz? Gençler ve kendini genç hissedenler, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı haftasında birbirinden farklı aktiviteler ile doludizgin vakit geçirip eğlencenin doruğuna varmak için, Gençlik ve Spor İksir’i ile Gençleşmeye ve Yenilenmeye davetlisiniz!
Bedeniniz ve Ruhunuz Yaza Formda Girsin!
Yaza formda girmenin, gençlik iksirinin, bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirmenin yolu İksir Resort Town Daday’dan geçiyor. Fitness Salonu, Yüzme havuzu, Türk hamamı, Spa Merkezi, Sauna ve vücudunuzu rahatlatacak çeşitli masajlarla kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedeceksiniz. Ballıdağ’ın bol oksijenli büyülü atmosferinde yürüyüşler yaparak yaza formda girmenin keyfini yaşayacaksınız. İksir Resort Town Daday, sizi hayalinizdeki huzur yolculuğuna çıkarıyor!
Batı Karadeniz’in ormanlarla kaplı Ballıdağ eteğinde cennetten bir parça olan Daday Vadisi’nde bir tatil ve yaşam kasabası: İksir Resort Town. Uçsuz bucaksız binbir ton yeşilin, sarının, turuncunun, mavinin tek karede olduğu, Kastamonu Daday’daki İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası, cennetten bir köşe olarak ‘Yaşam İksiri’ni sunuyor. Aydın ailesi; hayallerindeki yaşamı, memleketleri Kastamonu Daday’da hayata geçirmek için yola çıkıyorlar. Bazen temiz havada yürüyüp sakinleşmek, bazen atla yaylalarda dolaşmak, bazen de kano keyfi sürmek; düşündükleri yaşam ve tatili, aynı zamanda doğa düşkünü ve doğaya saygılı dostları ile paylaşmak istemeleri, İksir Resort Town’ın doğmasını sağlıyor.
Bol oksijeniyle ciğerlerinizi açan, görselliğiyle ufkunuzu genişleten, 50’nin üzerinde aktivitesiyle yaşamınızı renklendiren İksir Resort Town, 5 duyuya hitap ediyor; hem bedeninizi hem ruhunuzu besliyor. Etkinlik konusunda oldukça geniş bir yelpazeye sahip İksir Resort Town, her zevke hitap ediyor. Binicilik ve atlı sporlar, bisiklet, petank, balık avı, kızak gezisi, voleybol, buggy araba yarışları, yüzme ve daha birçok alanda spor aktivitelerinden yararlanabiliyorsunuz. Dağ yürüyüşleri, Jeep ve ATV turları, fotoğrafçılık (gece ve gündüz turları) ve kısa metrajlı doğa çekimleri, fayton gezileri, Kastamonu çevre gezileri, araçlarla doğa gezileri gibi etkinlikler de tesis tarafından düzenleniyor. Hem doğa hem de sanatla iç içe olmak isteyen misafirler için uçurtma yapımı, sanatsal obje tasarımları, yarışmalar ve sergiler, ahşap oymacılığı sanatını tanıma, sepet yapımı gibi etkinlikler de yer alıyor. Canlı müzik, şarap partileri, doğa fotoğrafçılığı ve film çekimi yarışmaları, masa tenisi gibi etkinliklerle İksir Resort Town’da eğlence de eksik olmuyor.
Aktivite dolu bir yaşam kasabası kurduklarını anlatan İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası Yönetim Kurulu Başkanı İksir Sema Aydın, “Doğa ve insana saygı felsefesinden yola çıkarak, ‘Yaşam iksiri’ formülünü hazırladık. Doğa, tarih, kültür, spor, hobi, yerel yaşam, doğal beslenme ve 365 günün gizemini yorumlayarak çok alternatifli yeni tatil anlayışını hayata geçirdik. Böylece her yaşa ve değişik ilgi alanlarına sahip misafirlerimiz tatillerinde yeni deneyimler yaşayabiliyorlar” diyor.
İksir Resort Town Tatil Kasabası, Anneler Günü’nü kutlamaya hazırlanıyor. Çocukların anneleri için özel hediyeler hazırlayacağı ve daha birçok sürprizden oluşacak olan bu anlamlı günde çocukları ve annelerini unutamayacakları bir gün bekliyor. Çocuklar eğlenceye doyarken, anneler ise özel bakım, masajlar ve hediyelerle bu mutlu günün tadını çıkaracaklar. Bu keyifli ve unutulmaz anları yaşamak için İksir Resort Town Tatil Kasabası’na bekliyoruz!
İksir Sizi Gençleşmeye ve Yenilenmeye Davet Ediyor!
İksir Resort Town’a, enerji depolamak, farklı birçok aktivitede bulunmak, doğal ve yöresel ürünlerle bol ve lezzetli bir kahvaltıyla güne başlamak ve gençlik iksirinin sırrını çözmek ister misiniz? Gençler ve kendini genç hissedenler, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı haftasında birbirinden farklı aktiviteler ile doludizgin vakit geçirip eğlencenin doruğuna varmak için, Gençlik ve Spor İksir’i ile Gençleşmeye ve Yenilenmeye davetlisiniz!
Bedeniniz ve Ruhunuz Yaza Formda Girsin!
Yaza formda girmenin, gençlik iksirinin, bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirmenin yolu İksir Resort Town Daday’dan geçiyor. Fitness Salonu, Yüzme havuzu, Türk hamamı, Spa Merkezi, Sauna ve vücudunuzu rahatlatacak çeşitli masajlarla kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedeceksiniz. Ballıdağ’ın bol oksijenli büyülü atmosferinde yürüyüşler yaparak yaza formda girmenin keyfini yaşayacaksınız. İksir Resort Town Daday, sizi hayalinizdeki huzur yolculuğuna çıkarıyor!
Batı Karadeniz’in ormanlarla kaplı Ballıdağ eteğinde cennetten bir parça olan Daday Vadisi’nde bir tatil ve yaşam kasabası: İksir Resort Town. Uçsuz bucaksız binbir ton yeşilin, sarının, turuncunun, mavinin tek karede olduğu, Kastamonu Daday’daki İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası, cennetten bir köşe olarak ‘Yaşam İksiri’ni sunuyor. Aydın ailesi; hayallerindeki yaşamı, memleketleri Kastamonu Daday’da hayata geçirmek için yola çıkıyorlar. Bazen temiz havada yürüyüp sakinleşmek, bazen atla yaylalarda dolaşmak, bazen de kano keyfi sürmek; düşündükleri yaşam ve tatili, aynı zamanda doğa düşkünü ve doğaya saygılı dostları ile paylaşmak istemeleri, İksir Resort Town’ın doğmasını sağlıyor.
Bol oksijeniyle ciğerlerinizi açan, görselliğiyle ufkunuzu genişleten, 50’nin üzerinde aktivitesiyle yaşamınızı renklendiren İksir Resort Town, 5 duyuya hitap ediyor; hem bedeninizi hem ruhunuzu besliyor. Etkinlik konusunda oldukça geniş bir yelpazeye sahip İksir Resort Town, her zevke hitap ediyor. Binicilik ve atlı sporlar, bisiklet, petank, balık avı, kızak gezisi, voleybol, buggy araba yarışları, yüzme ve daha birçok alanda spor aktivitelerinden yararlanabiliyorsunuz. Dağ yürüyüşleri, Jeep ve ATV turları, fotoğrafçılık (gece ve gündüz turları) ve kısa metrajlı doğa çekimleri, fayton gezileri, Kastamonu çevre gezileri, araçlarla doğa gezileri gibi etkinlikler de tesis tarafından düzenleniyor. Hem doğa hem de sanatla iç içe olmak isteyen misafirler için uçurtma yapımı, sanatsal obje tasarımları, yarışmalar ve sergiler, ahşap oymacılığı sanatını tanıma, sepet yapımı gibi etkinlikler de yer alıyor. Canlı müzik, şarap partileri, doğa fotoğrafçılığı ve film çekimi yarışmaları, masa tenisi gibi etkinliklerle İksir Resort Town’da eğlence de eksik olmuyor.
Aktivite dolu bir yaşam kasabası kurduklarını anlatan İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası Yönetim Kurulu Başkanı İksir Sema Aydın, “Doğa ve insana saygı felsefesinden yola çıkarak, ‘Yaşam iksiri’ formülünü hazırladık. Doğa, tarih, kültür, spor, hobi, yerel yaşam, doğal beslenme ve 365 günün gizemini yorumlayarak çok alternatifli yeni tatil anlayışını hayata geçirdik. Böylece her yaşa ve değişik ilgi alanlarına sahip misafirlerimiz tatillerinde yeni deneyimler yaşayabiliyorlar” diyor.
Alp Paşa Hotel / Kaleiçi - Antalya
Şirin ve tarihi bir tesis...
Binalar restore edilirken, tarihi değeri göz önüne alınarak aslına uygun kalması sağlanmış.
Odalar, yaklaşık 150 yıl öncesi olduğu gibi aynı renkte; antik dolaplar, işlemeli bir baca ve güzel bir çakıl mozaikten çeşme bunlara dahildir.
Binaların bir kısmında ise eski Bizans ve Roma dönemine ait mimari göze çarpmaktadır.
1995 yılında,kısmen yenilenmiş ve ağırlık olarak da restore edilmiş bu binalar küçük otel tarzında bir tesis olarak hizmete sunulmuştur.
Tüm odalar, modern bir tesiste olması gereken konfora sahip...
Antalya'nın Antik Şehri olan Kaleiçi'nin bütün tarihi ve mistik özellikleri ile restore edilmiş 300 yıllık 4 konağın dekore edilmesiyle oluşmuş olan Alppaşa'da misafirlerin rahat ve huzurunu sağlayabilecek orijinal Türk Hamamı, Su Masajlı yüzme havuzu ve otelin restorasyonu esnasında bulunmuş olan tarihi eserlerin sergilendiği özgürlük parkı bulunmaktadır.
Editör'den:
“Alp Paşa’nın kapıları kumsala açılmaz, Hesapçı Sokak’la kültüre açılır. Alp Paşa Konağı tarihin gezindiği kapılarıyla bir açık hava müzesine yol verir” diyor ev sahibi Mehmet Bey. Kendisi şirketlerini Avrupa’da tanınır hale getirmeyi başarmış bir iş adamı. Anadolu tarihi ve kültürel mirasına duyduğu ilgi onu Kaleiçi’ne çekmiş ve işe, harabe halinde duran bugünkü Alp Paşa Konağı’nı satın alıp, restore etmekle başlamış.
300 yıllık 4 konaktan oluşan Alp Paşa Hotel’de restorasyon esnasında bulunmuş olan tarihi eserlerin sergilendiği bir de açık müze bulunuyor. Konak Evleri Helen, Roman ve Bizans mimarisinden esinlenilerek Osmanlı tarzında inşa edilmiş. Odalar, yaklaşık 150 yıl önce olduğu gibi aynı renk ve yapıya sahip bulunuyor. Gerçek mozaik taşlarla döşenmiş, iki avludan oluşan bahçe, tarihin gizemini gözler önüne sererken, dileyen konuklar Türk Hamamı ve su masajlı yüzme havuzunda kendilerini şımartabiliyor.
- Hotel Alp Pasa, 85 seyahatsever tarafından "mükemmel" olarak değerlendirildi
Bu otel sayfası 17450 kere ziyaret edilmiştir.
![]() | Balkon | ![]() | Kasa | ||
![]() | Mini-bar | ![]() | Oda servisi | ||
![]() | Saç kurutma makinası | ![]() | Telefon | ||
![]() | Televizyon | ![]() | Uyandırma hizmeti | ||
![]() | Uydu yayını | ![]() |
Sevgili Küçük Otel Dostu
Küçük Otelimizin sayfasına hoş geldiniz. Bu sitede otelimiz hakkında her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz. Ayrıca konuk yorumlarını okuyabilir ve siz de yorum yapabilirsiniz. Herhangi bir sorunuz veya rezervasyon talebiniz olursa bilgi formunu doldurup bize ulaşabilirsiniz.
İyi Tatiller...
Promosyon ve Aktiviteler
KONAKLAMA PAKETLERİ
OSMANLI'DAN OTANTİK FISILTILAR
En az 3 gece konaklama
Alppaşa Boutique Otel Osmanlı'nin tarihini Antalya'nın Mitolojik tarihi ile birleştirerek otantik bir ortamda tarihin sihrini sunuyor. Alppaşa outique Otel'in lüks odalarında tarih ve lüksün keyfini yaşayın. Alppaşa Boutique Otel Otantik Fısıltılar Paket fiyatları konaklama ve servis detayları doğrultusunda günlük çift kişilik konaklamada 300 Euro'dan başlayan fiyatlarla
• Alppaşa Boutique Otel Konaklama
• ücretsiz Park Hizmeti
• Hızlı C/IN C/OUT servisi
• Zengin Açık Büfe Kahvaltı Büfesi
• Osmanlı Mutfağından 5 çeşit menü seçeneği
• Akşam Yemeği sonrası özel Faytonlu Şehir Turu
• Olympos Dağına ve Faselis Antik Şhrine gezi
• Zengin Meyve Sepeti, kurabiye, ceviz, fındık, özel Alppaşa çikolataları ve Alppaşa Şarabı oda girişinde servis edilir.
• VIP Transfer Hizmeti
İMPARATORLUĞUNUZU KEŞEDİN
En az 1 gece konaklama
Ne kadar lüksü size sağlayabiliriz... Sadece hayal edin. İmparatorluğunuzu Keşfedin Paket fiyatları konaklama ve servis detayları doğrultusunda günlük çift kişilik konaklamada 500 Euro'dan başlayan fiyatlarla
• Alppaşa Boutique Otel Konaklama
• ücretsiz Park Hizmeti
• Hızlı C/IN C/OUT servisi
• A'lacarte akşam yemeği seçenekleri
• Odanızda yada Restaurantımızda özel brunch kahvaltı servisi
• VIP transfer hizmetleri
• özel Sekreter Servisi
• özel Yardımcı Servisi
• ücretsiz Ayakkabı Boyama
• Sürücülü araba kiralama servisi
• özel Tur Organizasyonları
• Kahvaltı sonrası odada masaj servisi
• Odada Kuaför Servisi
• Odada özel kıyafet ve takı defilesi
• Transfer sırasında özel çilek, krema ve şampanya servisi
• Zengin meyve sepeti, şampanya, Alppaşa çikolata ve kurabiyeleri, Türk Lokumu konaklama boyunca odanızda servis edilir.
TARİHİN SESSİZ ADIMLARI
En az 3 gün konaklama
Anadolu bütün medeniyetlerin başlangıcıdır. Tarihi zevkine Alppaşa Boutique Otel'in tarihi atmosferinde varın. Alppaşa Boutique Otel Tarihin Sessiz Adımları Paket fiyatları konaklama ve servis detayları doğrultusunda günlük çift kişilik konaklamada 300 Euro'dan başlayan fıyatlarla
• Alppaşa Boutique Otel Konaklama
• ücretsiz Park Hizmeti
• Hızlı C/IN C/OUT servisi
• 3 çeşit akşam yemeği alternatifi
• Açık Büfe Sabah Kahvaltısı
• 5 farklı tarihi mekanlara özel turlar
• Zengin meyve sepeti, Alppaşa Şarabı, Lokum, Alppaşa çikolatası girişte odada servis edilir
• Nargile ve Semaverle özel öğleden sonra
• VIP Transfer Hizmetleri
KüçüK BİR TURKUAZ KAçAMAK
En az 2 gece Konaklama
Turkuaz rengine adını veren Akdeniz küçük bir kaçamak çağrısı...Alppaşa Boutique Otel Küçük Bir Turkuaz Kaçamak Paket fiyatları konaklama ve servis detayları doğrultusunda günlük çift kişilik konaklamada 350 Euro'dan başlayan fiyatlarla
• Alppaşa Boutique Otel Konaklama
• ücretsiz Park Hizmeti
• Hızlı C/IN C/OUT servisi
• 3 çeşit akşam yemeği alternatifi
• Açık Büfe Sabah Kahvaltısı
• özel Tekne Turları ( Rotanızı siz belirleyin )
• Sabah erken saatlerde balık avlama turu
• Zengin Meyve sepeti, Alppaşa Şrabı, Lokum, Alppaşa çikolatası oda girişinde servis edilir.
• Odada masaj servisi
• VIP Transfer Servisi
TURK RAKISIYLA ŞEREFE
En az 2 gece konaklama
Misafirperverlik Türkiye'nin en önemli geleneğidir. Türk misafirperverliğinin tadına bizimle tekrar varın inanin bitmesini hiç istemeyeceksiniz. Alppaşa Boutique Otel Turk Rakısıyla Şerefe Paket fiyatları konaklama ve servis detayları doğrultusunda günlük çift kişilik konaklamada 350 Euro'dan başlayan fiyatlarla
• Alppaşa Boutique Otel Konaklama
• ücretsiz Park Hizmeti
• Hızlı C/IN C/OUT servisi
• 3 çeşit Türk 1 çeşit internasynel menü seçeneği rakıyla servis edilir.
• Açık Büfe Türk Kahvaltısı
• Köy Turu
• Semaver ve Nargile ile özel öpleden sonra
• Faytonla akşam yemeğinin arkasından şehir gezisi
• Zengin Meyve sepeti, özel kurabiyeler, ceviz, fındık, özel Alppaşa çikolatası ve
• VIP Transfer Hizmetleri
TARİHTE ROMANTİZM
En az 1 gece Konaklama
Osmanlı'nın romantik atmosferini Alppaşa Butik Otel'in romantik atmosferinde yaşamaya ne dersiniz? Alppaşa Boutique Otel Tarihte Romantizm Paket fiyatları konaklama ve servis detayları doğrultusunda günlük çift kişilik konaklamada 450 Euro'dan başlayan fiyatlarla
• Alppaşa Boutique Otel Konaklama
• ücretsiz Park Hizmeti
• Hızlı C/IN C/OUT servisi
• Odada brunch kahvaltı servisi
• Odada 5 çeşit akşam yemeği alternatifi
• Transfer esnasında şampanya, çilek ve krema servisi
• Zengin meyve sepeti, şampanya, Alppaşa çikolata ve kurabiyeleri, Türk Lokumu konaklama boyunca odanızda servis edilir.
• Gül yaprakları ile oda süsleme
• Saten kırmızı çarşaflar
• Süt ve gül yaprakları ile doldurulmuş jakuzi
• VIP Transfer Hizmetleri
• Odada keman resitali
Kaleiçi, antalya merkez
Nerede yemeli?
Taratorlu piyaz yöreye özgü bir tattır, Çandır bölgesinin kurufasülyesi ile yapılmış olması önemli, sıcak olarak yenildiğinde tadı daha bir güzel olur. Kölle saç kavurması, domates civesi, hibeş, arapaşı, tandır kebabı, tatlılardan isa patlıcan, bergamut ve turunç reçeli denemeye değerdir.
7 Mehmet: Dumlupınar Bulv. Atatürk Kültür Parkı (0242 238 52 00)
Oğlak tandırdan, zeytinyağlılara balığa kadar farklı bir yelpaze bulabilirsiniz. Kabak tatlısı da meşhur.
Şişci Ramazan Yener Ulusoy Bulv. (0242 242 66 37)
Antalya Balıkevi: Antalya’nın en meşhur balıkçılarından olan Antalya Balıkevi’nin manzarası harika da menüsü de zengin.(0242 323 18 23;www.antalyabalikevi.com.tr)
Börekçi Tevfik Sinan Mah. 1255 Sok. Ay İş Hanı (0242 241 58 13)
Club Arma: Şehrin en lüks restaurantlarından biri olan Club Arma’da ıstakozdan jumbo karidese, sushi’ye kadar herşeyi bulabilirsiniz. Restaurantın konumu müthiş, deniz'in hemen üstünde.
18'in Yeri Cumhuriyet Cad. 408 Sok. No: 2 (0242 248 38 17)
Parlak Restoran Kâzım Özalp Cad. (0242 241 91 60)
Akdeniz Dondurma Ali Çetinkaya Cad. (0242 312 47 19;www.akdenizdondurma.com.tr)
Topçu Kebap Kâzım Özalp Cad. No: 21 (0242 241 16 16)
Özdoyum Restoran Sanayi Sitesi (0242 346 19 33)
Paçacı Şaban İsmet Paşa Cad. Tahılpazarı Mah. 458 Sok. 16/4 (0242 247 58 24)
Tuğra Şahin Restaurant Gençlik Mah. Tevfik Işık Cad. No: 8 (0242 312 67 00; www.tugrarestaurant.com)
Antalya Kuyu Tandır Balbey Mah. Demirciler Çarşısı karşısı (0242 247 01 13)
Zamora Cebesoy Cad. No: 55/C (0242 322 36 32;www.zamora.com.tr)
Lara Balıkevi Lara Cad. No: 349 (0242 228 20 80)
Urcan Antalya Tevfik Işık Cad. No. 2, Işıklar (0242 244 57 68;www.urcanantalya.com)
Rasayana Bahçelievler Mah. Pamir Cad. No: 54/1 (0242 247 25 27)
Kaş’ta Mercan Restaurantta şiş balık yiyebilirsiniz. 90lı senelerin şarkılarının daha çok rövanşta olduğu Mavi Barda içkilerinizi yudumlayabilirsiniz.
Antalya’da tekne turu yapmak ilk opsiyon ya da Olimpos Milli Parkı'nda jeep safari, Köprüçay Kanyonu'nda rafting, Aqualand, Aquaworld, Aquapark su eğlence merkezlerinde su sporları keyfi sıralanır. Plajlarında yada tarih derseniz eski Antalya evlerinde veya Olimpos’ta gününüzü geçirin.
Teleferiğe binip Olympos dağının yüksek zirvesine yolculuk yapılabilir. Bu zirvede bistro tarzı tesislerde şezlonglara uzanarak manzarayı izleyebilirsiniz. Alanya’da Kızılkuleyi ziyaret edebilirsiniz. Şöhretin içini barındırdığı Damlataş mağarasını yahut halk dilinde “Gavur İni” olan Dem mağarasınıda gezebilirsiniz.
Tekne gezintisi yaparak Kale çevresindeki eski evleri görebilirsiniz. Alanya müzesini ayrıca Selçuklulardan kalma bir kervansaray olan İncekum’u ziyaret edebilirsiniz.
Side ilçesine gittiğinizde ise ilk işiniz ise traktörlerin arkasına takılan römorklara binip tüm şehri dolaşmaktır. Side’ye gelmişken Manavgat Şelalesinin o güzelim manzarası eşliğinde çaylarınızı yudumlayabilirsiniz.
Rafting yapmayı düşünüyorsanızda Köprüçay Kanyonu sizin için uygundur.Finike yakınlarındaki balık çiftliklerinde alabalık yiyebilir, Olympos kalıntılarını keşfedebilrsiniz. Kışın geldiğinizde ise yapılacak en güzel şey Saklıkentte kayak yapmaktır
Antalya Müzesi,Side Müzesi, Alanya Arkeoloji Müzesi, Alanya Kızılkule Etnografya Müzesi, Alanya Atatürk Evi ve Müzesi, Perge Müzesi, Ören Yerleri,Olympos
GECE HAYATI
Barbun: Şehrin ‘in’ club restaurant’larından Barbun.
Chocolate: Lara’daki Chocolate İstanbul Chocolate’ın şubesi.
Jolly Joker: Rock ve R&B dinlemek isterseniz ...
Alkış Kıyamet: Üç kişinin Türkçe pop söylediği bir mekan.
Şehir içinde vapurlar, otobüsler, minibüsler ve midibüsler kullanılmaktadır
ANTALYA
Antalya tatilcilerin gözde mekanlarından biri. Cennet gibi bir yer, pırıl pırıl denizinde kulaç atıp o eşsiz kumsalında güneşlenebileceği yada dağların zirvesine tırmanabileceğiniz körfez sularından Akdeniz’i seyretmiş sırtını Beydağlarına yaslayan tarihte sıkça adının geçtiği bir şehirdir Antalya.
Arap gezgin İbn Battuta Antalya’dan şöyle bahsetmiştir:
“Kent halkı, ırk ve dinlerine göre ayrı ayrı mahallelere yerleşmişler. Hıristiyan tüccarlar Mina adıyla anılan mahallede otururlar. Rumlar başka bir mahallede kendi başlarına otururlar. Onların bulundukları yer de bir surla çevrili. Yahudilerin de yine kendilerine ait, surla çevrili bir mahallesi vardır. Müslüman ahaliye gelince, bunlar asıl büyük şehirlerde yaşamaktadırlar. Burası bir Cuma mescidi ve medrese ile birçok hamamı, zengin ve tertipli büyük çarşıları ihtiva etmektedir. Şehrin çevresini, yukarıda kaydettiğimiz bütün mahalleleri de içine alan büyük bir sur kuşatır.” Bu pek tabii ki o devrin Antalya’sıdır. Şimdi Antalya turizm ve kültürle birleşmiş güneyin örnek illerindendir.

Kaleiçi’nde hem gezi hem yemek hem de alışveriş, Kesik Minare yada biraz dışında Kurşunlu ile Düden Şelalesi ve Karain Mağarası, Phaselis antik kenti, Aspendos Tiyatrosu, Perge, Antalya Müzesi, Saklıkent ve de Konyaaltı ile Lara Plajları, Beycik Dağı ve köyü, Çıralı, Adrasan, Olimpos, Demre, Kaş, Kalkan, Patara yolunuzun düşmesi gereken yerler.
Antalya tarihi taş devrine kadar dayanır.Bunun kanıtı Yağca Köyü civarında Karain Mağarasında bulunan Paleolitik çağ buluntularıdır.
Karataş Semahöyük kazılarında çok büyük mikarda eski tunç çağı buluntuları çıkarılmıştır.Hititlerin çivi yazılı tabletlerinde geçen Ahiyava' ya da Arzova ülkesinin Pamfilya (Antalya ) olabileceği tarihçiler arasında ileri sürülüyor.Fakat Side hariç bir kaç buluntunun dışında burada yaşadığına dair bir buluntuya rastlanmıştır.Yunan efsanelerinde ise Truva savaşından sonra bazı Aka kafilelerinin Kalkhas yönetiminde Pamfilya ' ya ulaşmış oldukları yazılmıştır.Antalya sınırları içerisinde yerleşen Lidyalıların kökeni kesin olarak bilinmemektedir.Hitit vie Mısır kaynaklarında M.Ö. 2000 Lükki ya da Lükka adlı bir kavimin Lidyalılar olması olasıdır.Bu kavimden kesin olarak ilk kez Lidya Kralı Kroissos döneminden söz edilmiştir.
Antalya bölgesi ik zamanlar Lidya krallığına bağlıydı. Kral Kroissos' un Pers Kralı Kyros' a yenilmesi ile M.Ö. 546 bu bölgeye İskender'e kadar Persler hakim olmuştur. M.Ö. 334 ' de Makedonya Kralı İskender, Lidya üzerinden Pamfilya'ya yürümüş, Silyon dışında buradaki kentleri ele geçirmiştir. Psidya 'daki Termesos kenti İskender ' e teslim olmayarak karşı koymuştur.
Apemeiya barışından M.Ö. 188 sonra Romalılar bu bölgeyi Bergama Krallığına bırakmıştır . Bergama Kralı II. Aktalos M.Ö. 159 -138 bir liman keni olarak Antalya 'yı kurmuştur .
M.Ö. 102 'de Anadolu'da Klikya adlı bir eyalet kurulunca buraya bağlanmış M.Ö.36 yılında Anteunus Pamfilya'yı Galatya Kralı Amyntas ' a vermiştir.İmparator Kladius M.S. 43 yılında Pamfilya ve Likya' yı eyalet haline getirmiştir . Antalya bölgesi M.S. 2.yy.'dan 3 . yy.ortalarına kadar en görkemli dönemlerini yaşamıştır .
Antalya bölgesi Anadolu Selçukları'nca Süleyman Şah döneminde alınmış , ancak 1117 yılında yapılan antlaşma ile Antalya Bizanslılara bırakılmıştır.
Antalya ' ya ikinci yerleşme I. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında olmuş 1206 ve Ertokuş Bey Subaşılığına getirilmiştir bu hükümdar zamanında (1204- 1215 ) Trabzon - İznik Rum İmp. ile Antalya'nın yerleşik halkı Selçuklular' a kapattırmışlardır.I. Gıyaseddin öldürülünce , Hrıstiyanlar Kıbrısla birleşerek Antalya 'yı geri almışlardır.Fakat üç gün sonra I.İzzettin Keyhüsrev tarafından ele geçirilerek Selçuklular'a bağlanmıştır.
1336 yılından sonra Moğolların çekilmesiyle Anadolu' da beylikler dönemi başlamıştır.Antalya ise Hamitoğulları Beyliğinin bir kolu olan Tekelioğulları'nın tekeline geçmiştir. Yıldırım Beyazıt dönemimde de Antalya Osmanlı hakimiyetine girmiş ve 1391'de Firuz Bey'e verilmiştir.Antalya artık Teke Sancağı adıyla anılmaya başlamıştır.
Türkiye’nin turizmde dünyaya açılan kapısı önemindeki günümüz Antalyasında İÖ. 2.yüzyıl Attaleia’sının ve adı tam bilinemeyen ondan da önceki bir ilk yerleşim üzerine oturan bir Kaleiçi vardır. Yakın zamana dek üç yanını kuşatan Helenistik-Roma kökenli surların kente geçit vermek için aralandığı kuzeydoğu uçta , imparatorun İ.S. 1300’de kente gelişleri onuruna yapılan üç kemerli bir Hadrian kapısıyla girilir.
ASPENDOS:
Tarihi M.Ö 5.yy'a kadar uzanır. M.S 2.yy'da kurulan tiyatro, periyodik olarak Selçuklular tarafından tamir edilmiş ve bir kervansaray olarak kullanılmıştır. Günümüze kadar korunmayı başabilen nadir tiyatrolardan birisidir. Koltuklar arası 0.50 metrelik mesafe ile 7000 kişilik izleyici ve ektstra 500 kişilik orketstra kapasitesi vardır. Aspendos günümüzde birçok konser, festival ve yağlı güreş müsabakaları için faal bir şekilde kullanılmaktadır.
TERMESSOS:
Termessos Antalya bölgesindeki belkide en ilginç antik şehirdir. Toros dağlarında 1050 metre yüksekliğe kurulmuştur. Termessos'ta, nadir bulunan bitki ve hayvan cinslerinie ait zengin bir koleksiyon vardır ve bunlar şu anda Termessos Milli Parkında koruma altındadır. Bölge halkı Solym'ler olarak bilinirdi ve diğer şehirdekiler gibi onlar denizden gelmemişlerdi, hepsi Anadolu'dandı.
Tarihlerindeki en önemli olay M.Ö 333 yılında Büyük İskender'in bir kartal yuvasına benzettiği bu şehri kuşatması ve fethedememesidir. Termessos daha sonra büyük bir düşüş yaşamış ve M.S 5.yy'da terk edilmiştir.
PHASELIS:
Rodoslular tarafından M.Ö. 693 yılında bir liman kenti olarak kurulduğu bilinen Phaselis'in üç limanı bulunuyor. Girişte karşınıza çıkan antik liman, kuzey liman diye adlandırılıyor. Hemen yanı başında ve sağda küçük orta liman ve liman caddesinin bitiminde de güney liman yer alıyor. Kent tümüyle çam ağaçlarıyla kaplı. Bu nedenle yazın sıcak günlerinde bile rahatlıkla dolaşabilirsiniz.
Şehri denizden saran ve korsan saldırılarına karşı korunmak amacıyla yapılmış surlar, hemen girişte karşınıza çıkacak su kemerleri, orta ve güney limanı birbirine bağlayan liman caddesi, caddenin güney liman girişinde Hadrian kapısı ve caddenin deniz tarafında küçük bir tepeye sırtını dayamış tiyatro, tepede akropol ve güney limanın yanında agora görülmeye değer yerler arasındır.
MYRA (DEMRE):
Myra, diğer altı Likya şehirleri arasında en önemli şehirlerden birisiydi. M.Ö 5.yy'da kurulmuştur. İlk başlarda bir kıyı kenti olan Myra, Demre çayından gelen alivyonlar ile birlikte dolmuştur. M.S 9.yy'da Araplar tarafından istila edilmiştir. Kaya mezarlıkları, tiyatro ve St.Nicholas Kilisesi ayakta kalmayı başarmış ve bu bölgeyi ziyaret edilmesi gereken değerli bir kasaba haline getirmiştir.
ST.NICHOLAS:
St. Nicholas M.S 245 yılında Fethiye yakınlarında Patara'da doğmuş ve hayatını Anadolu'da geçirdikten sonra M.S 363 yılında ölmüştür. Zengin bir aileinin çocuğu ve iyi eğitim almış birisi olarak, kendini insanlığa adamıştır. Kendisi çocukların ve denizcilerin koruyucusu olarak tanındı ve bu efsane günümüze kadar kuvvetli bir şekilde gelmiştir.
Öldükten sonra Demre'ye gömülmüş ve anısına bir kilise inşa edilmiştir. 108 yılında İtalyan korsanlar kemiklerinin bir kısmını çalıp Bari'ye götürmüşlerdir. Acele ederken de bazı kemik parçalarını orada bırakmışlar ve şu anda bu kemikler Antalya Müzesinde sergilenmektedir. Birçok ülkede St.Nicholas'ın ölümü çocuklara hediye verilerek anılır ve bu anma töreni de zamanla yeniyılda anlam kazanmıştır.
KAYA MEZARLARI:
Myra bölgesi, Türkiye genelindeki en etkileyici ve iyi korunmuş olan Likya kalıntılarına sahiptir. Bunlar arasında mükemme bir koleksiyon olan Kaya mezarları ve II.YY'dan kalma tiyatro mevcuttur.
Mezarlarıhn çoğunda kayaların içine oyulmuş olan ahşap malzemeler bulunmaktadır ki bu da o dönemlerdeki evcil mimariyi yansıtmaktadır. Baı kolay ulaşılabilir mezarlarda Likya dilinde kazılmış yazılar mevcuttur. Yukarılarda bulunan mezarlar restorasyon görmemekle beraber bu mimarinin ölüm teması ile birlikte olan karmaşıklığı oldukça etkileyicidir.
KEKOVA BATIK ŞEHİR:
Likyalılar ve Helenistik Yunanlar arasındaki ticaret arttıkça, korsanlık ve birçok limanın güçlendirilmesi de doğru oranda arttı. Kekova'da bu limanlardan biriydi. Tekne ile gezerken batık şehirdeki duvarları ve bina kalıntılarını göreceksiniz. Birkaç kere yüzmek ve şnorkel yapmak için mola vereceksiniz, fakat deniz kestanelerine dikkat.
Zaten batık binaların yakınlarında dalmak yasak, herhangi bir eski görünümlü taş parçası veya tarihi görünümlü bir eserin alınması da.. Şnorkel ve maskenizi götürmezseniz pişman olursunuz, kaptanınız muhakkak nerede dalabileceğinizi gösterecektir.
OLIMPOS:
Olympos, bir Indiana Jones mekanının güzel bir plaj ve mükemmel bir manzara ile birleşimi gibidir. Milli bir Park'ın ortasında bulunan Olympos, çevreleyen dağlardan gelen esinti akımlarıyla kaplıdır. Geniş kapsamlı bir arkeolojik kazı yapılmayan bölge, seyrek bir ormanla kaplıdır.
Bu orman sayesinde atmosfer, keşfedilmemişlik ve gizlilik ile doldudur. Olmpos'un konumu itibarı ile, tarihi kalıntıları gezerken, güneşlenmek ve yüzebilmek çok keyiflidir. Şehir, güç tanırısı Hephaestus'a adanmıştır ve onun varlığının da dağın öbür tarafında bulunan Chimera (yanartaş) nın sonsuza kadar yanacak olan alevlerine güç kattığına inanılır.
Olympos, Türkiye'nin güney sahilini kapsayan, Antalya şehrine bağlı Olympos-Bey Dağları Milli Parkının bir bölümünü oluşturmaktadır. Bey Dağları, Toros sıradağlarının batı kanadında bulunur. Karlı tepelerinden aşağıya inildikçe yemyeşil çam ve sedir ağaçları arasından Akdeniz'in turkuaz rengi görülür.
Olympos, bir ören yeri olduğundan dolayı büyük bir turistik merkez olması yasalarla engellenmiştir. Böylelikle bölgenin doğal yapısı korunmuş ve Olympos tüm ziyaretçilerin hoşça vakit geçirdikleri benzersiz bir doğal cennet haline gelmiştir. Antik şehir en son olarak doğa tarafından fethedilmiştir. Şehri gezmek için ormanın içerisinden, vahşi hayatı görerek, çam ve defne ağaçlarının kokusunu duyarak maceralı bir yolculuk yapmanız gerekir. Muhteşem sahil şeridi sadece güneşlenme tutkunlarına ev sahipliği yapmaz... Yaz aylarında büyük deniz kaplumbağaları geceleri yumurtalarını bırakmak için Olympos-Çıralı sahiline gelirler.
Tarihçesi
"Olympos" kelimesinin eski yunancada "ulu dağ" anlamına geldiğine inanılmaktadır. Dünya üzerinde yirmiden fazla dağ ve tepe bu adı taşımaktadır ve bazılarının yakınlarındaki kasaba ve şehirler de bu adı almıştır. Bu tepelerin en ünlüsü, Yunanistan'ın kuzey doğusunda bulunan, eski Yunan tanrılarının evi sayılan, Thessalian tepesidir. Olympos Antik şehri adını, eskiden Olympos Dağı olarak bilinen Tahtalı dağından alır. Tahtalı Dağı şehrin 10 km kuzeyinde bulunmaktadır ve eteklerinde bugün Yanartaş adıyla bilinen, hiç sönmeyen ateşi barındırır.
Olympos, antik Likya medeniyetinin en önemli şehirlerinden biri olmuştur. Şehrin temelleri eski Helenistik dönemde, MÖ. 300 civarında inşa edilmiştir. Büyük İskender'in fetihlerine ilk başladığı yıllarda kış aylarını, Olympos'a komşu bir liman şehri olan Phaselis'te geçirdiği bilinmektedir.
Olympos'un tarihi kayıtlarda izine ilk defa MÖ. 78 yılında, Sicilya'daki Roma Valisi Servilius Vatia'nın zamanın en büyük korsanı Zenicetes'i deniz savaşında yendiği sene rastlanır. Gemilerini Porto Ceneviz ve Sazak'ın gizli limanlarında saklayarak civardaki tüm kıyı şeridini hakimiyeti altına alan Zenicetes, Olympos'u da kendisine kale yapmıştır. Şehir yeniden Roma hakimiyetine geçtikten sonra "ager publicus" (satışa çıkarılmış veya kiralık olarak verilecek Roma mülkü) olarak ilan edilmiştir.
Korsanların, Pers tanrısı Mitras için garip kurban törenleri ve gizli ayinler düzenledikleri söylenmektedir. Mitras, o yıllarda doğu ülkelerinin birçoğunda yaygın olarak inanılan Pers mitolojisinde saf ruh ve ışık tanrısıdır.
MS. 43 senesinde Likya, Roma İmparatorluğuna katılmıştır. Olympos şehrinin koruyucusu, Yunan Tanrısı Hephaistos için festivaller düzenlenmiştir. İmparator Hadrianus'un MS. 130 senesinde şehri ziyaret ettiği de kayıtlarda yer almaktadır.
Olympos, Roma İmparatorluğu Hristiyanlaşma süreci içerisindeyken bir piskoposa ev sahipliği yapmıştır. 3. yüzyıldan itibaren korsanların sürekli olarak şehre saldırmaları sonucu şehrin nüfusu yavaş yavaş azalmış ve şehir eski önemini kaybetmiştir.
11. ve 12. yüzyıllarda şehir Cenevizliler, Venedikliler ve Rodos Şovalyeleri tarafından yeniden inşa edilmiş ve haçlı seferleri sırasında ticaret limanı olarak kullanılmıştır. Olympos şehri, Osmanlı Donanmasının 15. yüzyılda doğu Akdenizi hakimiyeti altına aldığı sıralarda terkedilmiştir.
YANARTAŞ-ÇIRALI
Yanartaş/Chimera yanan kayalara tırmanırken efsanelere çıkacağınız bir dağ.Yeraltından sızan gazın tutuşturduğu Yanartaş,Çıralı’daki birçok efsanenin beşiği alev kusan Khimaira’nın Lykia’ya dehşet salması üzerine,Bellerophon kanatlı atı Pegasus’a atladığı gibi canavarı cezalandırmaya koşmuş,onu öldürüşünün anısına da tanrıçası Athena için bir sunak dikmiş,ama alevleri söndürememiş,işte 4000 yıldır yanan taşların hikayesi. Olympos Likya’nın bir zamanlar önemli liman kentlerinden biri olan Olympos defne ağaçlarının sarıp sarmaladığı hüzünlü bir kent şimdi.
Akdeniz'in en doğal, el değmemiş bakir kumsallarından birisi ÇIRALI'DA. Önünüzde denizin olabilecek en güzel mavisi, arkanızda eşsiz bir tropik ormanı andıran Tahtalı dağı. Kumsalın sonu Olympos antik Likya kalıntıları. Derenin denizle birleştiği yerde sarmaşıklarla kapanmış ormanın içine gizli, derenin iki yanına dağılmış keşfedilecek bir giz. yürüyerek yaklaşık 5 dk. da ulaşabiliyorsunuz.
Sönmez ateş Chimaera Çıralı' nın üst tarafında "önü arslan, arkası yılan, ortası keçi" Chimaera bu dağda kanatlı at Pegasos sırtında dövüşen yiğit Bellerophontes 'in yenilgisine uğrar. Yanardağ kraterine benzeyen ağzından alevler saçarak silinip gitmiş yeryüzünden ama alevleri kalmış kayaların üzerinde. Şimdi yaz kış hiç sönmeden yanıyor.
Bunları Biliyormuydunuz?:
- Antalya Müzesi’nin Türkiye’nin en büyük müzelerinden biri olduğunu,
KucukOteller.com.tr, Antalya otel, Antalya oteller, Antalya otelleri, Antalya butik otelleri, Antalya konukevleri, Antalya hotelleri fiyatları ve Antalya otel rezervasyonu hakkında bilgi vermek üzere hazırlanmış bir küçük Antalya tatil rehberidir. KucukOteller.com.tr editörleri sizlerin Antalya tatil ve konaklama programınızı en keyifli şekilde yapmanıza yardımcı olmak için beldeleri ve otelleri teker teker gezmektedir.
Ayrıca Pansiyon Rehberi.com adresine göz atabilirsiniz; http://www.pansiyonrehberi.com/
Kaleiçi, antalya merkez Hakkında Yorum Ekleyin - Paylaşın
Tesis Tarafından Belirtilen Fiyat Bilgisi
| Oda Tipi | Konaklama Tipi | Geçerlilik Tarihi | Oda Fiyatı | Kişi Başı | Tek Kişi | Ek Yatak |
| 2 Kişilik Oda | Oda | 0 | ||||
| Tek Kişilik Oda | Oda | 0 | ||||
| 3 Kişilik Oda | Oda | 0 |
Barbaros mah. Hesapçı sk. No: 30 Kaleiçi / Antalya
Lütfen Oy Veriniz :
Alp Paşa Hotel / Kaleiçi - Antalya için yorum yazmaktasınız.
Alp Paşa Hotel / Kaleiçi - Antalya Tüm Yorumları
|
Yorum Sahibi: ismail selvi
|
Konaklama Tarihleri : 2007-09-29 - 2007-10-02
|
Yorum Tarihi :
|
|
Alp paşa otel'de iki gün kaldık ve genel olarak çok beğendiğimi söylemeliyim. Otelin öne çıkan yönleri bence şunlar:
1. Tarihi bir atmosferi, farklı bir konsepti var, 5 yıldızlı oteller gibi lüks aramamak gerekmekle birlikte, yeterli aksesuarları bulunmakta, Bence odalarda en büyük eksikli (çoğu otelde olduğu gibi ütü sorunu var, buruş buruş Antalya belediyesindeki yetkililerle görüşmeye gitmek...)
2. Yemekleri güzel, daha lüksü olamazmı olabilir ama ben otantik yemeklerin bulunmasını tercih ederdim. Mesela kale içinde içtiğimiz özel karışım şerbet-içeçeğin bulunmasını
3. Otel görevlileri görevlerini yapıyorlar ve genel olarak ilgililer. ama bizim gayrı ihtiyari hissettiğimiz his yabancı turistlerin isteklerinin öncelikli olarak karşılandığı. (ne de olsa onlar grup olarak gelip kalıyorlar, anlayabiliyorum)
4. Antalya kaleiçinde 1-2 veya 3 gün kalmak istiyorsanız bence bu otel ideal.
5. Otel Sahibi Mehmet Bey misafirleri ile yakından ilgileniyor, otelini seven sıcak kanlı, kibar bir insan. Ben, eşim ve küçük oğlum bu otelde kaldığımız için mutluyuz, her kese bu oteli tavsiye ederim.
|
||
Alp Paşa Hotel / Kaleiçi - Antalya Tüm Yorumları
|
Yorum Sahibi: Apdurrahim Eryürek
|
Konaklama Tarihleri : 2010-03-17 - 2010-03-25
|
Yorum Tarihi :
|
|
Hotel Alppaşa yetkililerine, 17-25 mart tarihleri arasında internet ortamında bilgilendiğim konağınızda tatil yapma fırsatını buldum.İyiki böyle bir konak yapılmış iyiki sizler burayı sıcak bir yuva havasında işletmeye açmışsınız.Kutluyorum sizleri ve çalışan personelinize başta Besim hanım olmak üzere samimi yaklaşımlarından dolayı ayrıca teşekkür ederim.Tekrar görüşebilmek umuduyla başarılarınızın devamlı olması dileklerimle...
Apdürrahim ERYÜREK
|
||
Alp Paşa Hotel / Kaleiçi - Antalya Tüm Yorumları
|
Yorum Sahibi: Halil Bülent Arslan
|
Konaklama Tarihleri : 2008-05-31 - 2008-09-02
|
Yorum Tarihi :
|
|
İş seyahati ve hafta sonu tatili için gittiğimiz antalyada otel tercihimizi bu siteden ulaştığımız eskiden tarihi konak olan Alp Paşa otel yönünde kullanarak, Osmanlı suitinde kaldık, resimlerde olduğu gibi rahat ferah büyük bir odada kaldık. Otele varışta giriş kapısında samimi sıcak bir ilgiyle karşılanmamız Resepsiyon ve çalışanların ihtimamla ilgi ve alaka göstermesi öncelikle bir yorgunluk kahvesi ikram edilmesi, tarihi değerlere sahip olunarak hazırlanmış olan bu güzel tesisde kahvaltı, akşam yemekleri avlusunda kurulan açık büfe tarzında ve canlı müzik eşliğinde çalışan personelin gülümseyen yüzleri ve itina ile yapılan servis sonunda usta kişilerin emeği ile yapılmış leziz tadlarda sunulan türk ve avrupa mutfağı karışmış olan yemeklerin ve tatlıların yenilmesi ve canlı müzik eşliğinde eşlenilmesi yerli ve yabancı elit müşterilerin secilmesi hoş bir hafta sonu gecirmemizi sağlaması işletme sahibi sayın Mehmet Alp beyin otele gelen müşterilerle bizzat hatır sorarak ikramlarda bulunması sanki müşteri değilde misafir gibi ağırlanılması tesisin temizlik ve hijyene önem vermesi her yerde yaşanılamaz .. Kısacası bu oteli yerli ve yabancı olarak gidecek olanlara tavsiye eder...
Tüm otel çalışanlarına ve işletme sahibine teşekkür
|
||
Alp Paşa Hotel / Kaleiçi - Antalya Tüm Yorumları
|
Yorum Sahibi: Sevil Sarıtaş
|
Konaklama Tarihleri : 2007-02-14 - 2010-02-17
|
Yorum Tarihi :
|
|
yazayım ama nerden başlayayım bilmiyorum recepsiyondaki bayanlar harika sonrası kaba saba bir bey bize odamızı gösterdi görüntü olarak bir klima var buz gibi odada kal bakalım televizyona el attık kanal diye birşey yok ben telefonda görmedim güya özel günde jest yapalım dedik ama olmadı şubat kötü olur arkadaşlar tek güzel olan akşam yemeği heee şunuda unutmayın bir küçük su üç buçuk lira kuru kuru yemek istersen paran cebine kalır jakuzi güzeldi ama sabah su buz gibiydi daha çok şey var arkadaşlar kusura bakmayın
|
||
Alp Paşa Hotel / Kaleiçi - Antalya Tüm Yorumları
|
Yorum Sahibi: Mustafa Öksöz
|
Konaklama Tarihleri : 2010-09-16 - 2010-09-16
|
Yorum Tarihi :
|
|
Sayın Beyza Aslan hanımefendi
Öncelikle hotel tercihinizi Alppaşa Hotel yönünde kullandığınız için yürekten teşekkür ederiz.Bizler size daha iyi hizmet edebilmek için ve sizin tatilinizi sorunsuz geçirmeniz için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve bu çalışmalarımız esnasında bazı prosedürler uygulama gereği duyuyoruz. Dünyanın neresine giderseniz gidin konaklama ücretleri giriş aşamasında ya kredi kartı garantisi veya cash olarak alınır.Ayrıca hotelde yapılan harcamalar ve extralar imza altına alınır ve çıkışta parası ödenir.
Biz içeceklerinizi getirirken bilgisayardan iki adet kağıt çıkararak içeceğinizle birlikte size getiriyoruz. Kaldı ki bu uygulamada dünyanın her yerinde farklı biçimlerde aynıdır.Biz bu bilgisayar ve imza sistemi ile size yanlış bir fiyat girilerek tatilinizin kötü geçmesini önlemek üzere yaptığımızı düşünüyoruz.
Kaldığınız odalar otelimizin 300 yıllık geçmişi olan orjinal tarihi odalarıdır.
Hiçbir zaman yerli veya yabancı misafir diye bir ayırım yapmıyoruz böyle bir işletme anlayışımız olamaz.
Bizler işimizi severek ve isteyerek yapıyoruz, sizler iyi hizmet alamadığınız için özür diler, eksiklerimizi derhal gidereceğiz.
Her ne şekilde olursa olsun misafirlerimiz daima haklıdır felsefesini benimseyerek, sizi tekrar otelimizde ve aramızda görmekten mutluluk duyacagımızı belirtmek istiyorum.
güzel günler dile�iyle
Muzaffer Öksüz
Alppaşa Hotel
İşletme müdürü
|
||
Alp Paşa Hotel / Kaleiçi - Antalya Tüm Yorumları
|
Yorum Sahibi: BEYZA ASLAN
|
Konaklama Tarihleri : 2008-05-30 - 2008-06-01
|
Yorum Tarihi :
|
|
Haftasonu tatili için gittiğimiz antalyada otel tercihimizi bu siteden ulaştığımız alppaşa otel yönünde kullandık ama, servisi zayıf çalışanları saygısız ve paragöz bir oteldi. Akşam yemeğinden önce su içmek istemek gibi gaflette bulunarak su siparişi verdik ve tam yarım saat su bekledik. Ekstra içecek istediğinizde önce içecekleri getirmek yerine otele girişte verdikleri ekstra kartlarına içecekleri işlemek için uğraşıyolar ki epey sürüyor(bu arada sizin yemekler buz oluyor ama önemli değil önce para). Sanki yemek yemiycek bardakta içkileri alıp kaçıcakmış gibi bir muamele var. Resepsiyondaki arkadaşın çıkış yaptığımız gün yaptığı saygısız vurdumduymaz muamelede cabası. Gitmeyi düşünenler oda resimlerine aldanmasın, resimlerdeki gibi değil odalar, Osmanlı suitinde kaldık, resimlerde ferah büyük bi oda resmi var ama basık ve karanlık bi odaydı. Resimlerle tek ortak yön plazmasıydı. Kısacası bu oteli tavsiye etmiyorum, gidecek olanlar bi daha düşünsün derim.
|
||






