×
TR EN
izim bozada 06.11.2014
Patara

PATARA

Anadolu uygarlıklarından Likya'nın önemli limanlarından biri olan Patara antik kenti, çölü anımsatan kumları, tertemiz denizi ve çam ormanlarıyla 15 kilometre boyunca devam eden sahil bandının hemen gerisinde kurulmuş. Patara'da yerleşim alanı, Gelemiş Köyü antik kentinin 2 kilometre gerisinde yer alıyor. Bölge aynı zamanda betonlaşmaya karşı koruma alanı ilan edilmiş. Şehre giriş görkemli ve çok iyi korunmuş bir Roma zafer takından yapılıyor. Takın batısındaki tepenin yamaçlarında, Likya tipi lahitlerin bulunduğu mezarlık alanı uzanıyor. Kentin en güney ucundaki Kurşunlu Tepeye yaslanmış olan ve Hellenistik Dönem (M.Ö. 2. yy.) özellikleri gösteren tiyatro, şehrin genel görünümünün ve yörenin seyredildiği en güzel noktalardan biri olup, bugün büyük ölçüde kumla doludur. Buradan şehrin diğer kalıntıları; Vespasian Hamamları, Korinth tapınağı, Anacadde, liman ve Hadrian dönemi tahıl ambarı (Granarium) rahatlıkla görülebilir.

Patara'da sabah, kuş, horoz, kuzu, inek sesleriyle uyanıyorsunuz. Kahvaltı sonrası yürüyüşü takiben, minibüsle ulaşılan eşşiz güzellikteki kumsala uzanıp, denizin tadını çıkarmaya ve gecenin yorgunluğunu sıcak kumlara bırakmaya sıra geliyor. Alabildiğine geniş, uzun ve vahşi kumsalda rüzgar, denizde ise dalga hiç eksik olmuyor. Binlerce yıl önce temiz denizlerin göstergesi olan bir çeşit mikroorganizma ürünü olan, Caretta Caretta'ların da ziyaret ettiği Patara'nın üzerinde kum kürü yapanlar, ağrı ve sızıdan kurtuluyorlar.

Bir diğer önemli aktivite ise: Günbatımı Gün batımında önce sararan, sonra kızıla boyanan kum tepeler üzerindeki dalga hareketlerini, gölgeleri ve bir yüzü karanlıkta kalan tepe silüetlerini izlemek veya fotoğraflamak bile, başlı başına Patara'ya geliş nedeni olabilir.