Yakındaki Yerler
Son Otel Yorumları
Üye Otel Girişi
Anasayfa Otelleri
Haberler ve Duyurular
26 Mayıs Cumartesi günü uzun zamandır harabe halde olan Aya Nikola Kaya Kilisesinin açılış ayini var. Ayini Rum Ortodox Patriği Sayın Bartholomeus yönetecek. Açılış için Yunanistan’dan ziyaretçiler geliyor. Ayini takiben kasaba merkezinde şenlikler düzenlenecek.
MUSTAFAPAŞA – SİNASOS
Tarihi ismi Sinasos olan Mustafapaşa, Kapadokya bölgesinin doğal dokusu en iyi korunmuş olan kasabalarından ve kentsel sit alanı.
Tarihi ve mimari zenginliği geçmişin mirasıdır. Geç Osmanlı döneminde kasaba halkı nakit kazanç sağlamak için Istanbul’a gitmiş, zamanla dönemsel işlerde çalışmak yerine kalıcı işler kurmuş ve sonunda Osmanlı İmparatorluğunun lakerda ve havyar piyasasını ele geçirip (tekelleştirip) Sinasos Loncasını kurmuşlardır. Istanbul’da kazanılan para Sinasos’a yatırım olarak dönmüş ve böylece de tüm Kapadokya bölgesinin en görkemli konakları, okulları ve ibadethaneleri burada yapılmıştır. Bu yapıların bazıları hala ayaktadır ve bir yürüş turunda rahatlıkla görebilirsiniz.
Sinasos’ta refah içerisinde geçen 1800’lü yıllarda nüfus 4,500 Rum ve 1,500 Türkten oluşmaktaymış. Daha sonra 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşları sırasında nüfus azalarak toplam 750 kişi, 600 Rum ve 150 Türk’e düşmüş. Takip eden mübadelede sonrasında ise demografi tamamen değişmiştir.
Mustafapaşa’da dört ayrı nehir vadisi vardır. Balta’nın Yeri diye de bilinen şaşırtıcı Saklı Vadi ve Kapadokya’nın en göz alıcı jeolojik oluşumları, güvercinlikleri ve çok katlı kaya yerleşimleriyle (taş devri rezidansları) muazzam Gomeda Vadisi en ilgi çekenleridir.
Tarihi medrese, Osmanlı ve Cansever Konakları bugün Kapadokya Meslek Yüksekokulunu barındırmaktadır. Bölümleri arasında Mutfak Sanatları, Sivil Havacılık, Otel İşletmeciliği, Geleneksel El Sanatları, Bankacılık ve Sigortacılık bulunmaktadır.
Kapadokya’nın tek özel müzesi, Bebek Müzesi olarak bilinen Kapadokya Sanat ve Tarih Müzesi Mustafapaşadadır. Burada geleneksel bebek sanatımızın en güzel örneklerini, Türk tarih ve kültürünü yansıtan kompozisyonlar içerisinde görebilirsiniz.
Tüm bu güzelliklerle Mustafapaşa’nın kitle turizminin elinden kurtulabilmesi şaşırtıcı ama sevindiricidir. Bunu belki de burada seneler önce açılan otele ve onun hakkında üretilen hayalet hikayelerine borçluyuz. Yatırım biraz da bu hikayelerin etkisiyle uzun soluklu olmamış ve kapılarını kapatmıştı, taa ki Kapadokya Meslek Yüksek Okulu yönetim binası olarak 2000’li yıllarda yeniden açana kadar.
Kapadokya’nın popülerleşen diğer yerleşimlerinin aksine Mustafapaşa’da kırsal yaşam ve Anadolu kültürü devam etmektedir.
26 Mayıs Cumartesi günü uzun zamandır harabe halde olan Aya Nikola Kaya Kilisesinin açılış ayini var. Ayini Rum Ortodox Patriği Sayın Bartholomeus yönetecek. Açılış için Yunanistan’dan ziyaretçiler geliyor. Ayini takiben kasaba merkezinde şenlikler düzenlenecek.
MUSTAFAPAŞA – SİNASOS
Tarihi ismi Sinasos olan Mustafapaşa, Kapadokya bölgesinin doğal dokusu en iyi korunmuş olan kasabalarından ve kentsel sit alanı.
Tarihi ve mimari zenginliği geçmişin mirasıdır. Geç Osmanlı döneminde kasaba halkı nakit kazanç sağlamak için Istanbul’a gitmiş, zamanla dönemsel işlerde çalışmak yerine kalıcı işler kurmuş ve sonunda Osmanlı İmparatorluğunun lakerda ve havyar piyasasını ele geçirip (tekelleştirip) Sinasos Loncasını kurmuşlardır. Istanbul’da kazanılan para Sinasos’a yatırım olarak dönmüş ve böylece de tüm Kapadokya bölgesinin en görkemli konakları, okulları ve ibadethaneleri burada yapılmıştır. Bu yapıların bazıları hala ayaktadır ve bir yürüş turunda rahatlıkla görebilirsiniz.
Sinasos’ta refah içerisinde geçen 1800’lü yıllarda nüfus 4,500 Rum ve 1,500 Türkten oluşmaktaymış. Daha sonra 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşları sırasında nüfus azalarak toplam 750 kişi, 600 Rum ve 150 Türk’e düşmüş. Takip eden mübadelede sonrasında ise demografi tamamen değişmiştir.
Mustafapaşa’da dört ayrı nehir vadisi vardır. Balta’nın Yeri diye de bilinen şaşırtıcı Saklı Vadi ve Kapadokya’nın en göz alıcı jeolojik oluşumları, güvercinlikleri ve çok katlı kaya yerleşimleriyle (taş devri rezidansları) muazzam Gomeda Vadisi en ilgi çekenleridir.
Tarihi medrese, Osmanlı ve Cansever Konakları bugün Kapadokya Meslek Yüksekokulunu barındırmaktadır. Bölümleri arasında Mutfak Sanatları, Sivil Havacılık, Otel İşletmeciliği, Geleneksel El Sanatları, Bankacılık ve Sigortacılık bulunmaktadır.
Kapadokya’nın tek özel müzesi, Bebek Müzesi olarak bilinen Kapadokya Sanat ve Tarih Müzesi Mustafapaşadadır. Burada geleneksel bebek sanatımızın en güzel örneklerini, Türk tarih ve kültürünü yansıtan kompozisyonlar içerisinde görebilirsiniz.
Tüm bu güzelliklerle Mustafapaşa’nın kitle turizminin elinden kurtulabilmesi şaşırtıcı ama sevindiricidir. Bunu belki de burada seneler önce açılan otele ve onun hakkında üretilen hayalet hikayelerine borçluyuz. Yatırım biraz da bu hikayelerin etkisiyle uzun soluklu olmamış ve kapılarını kapatmıştı, taa ki Kapadokya Meslek Yüksek Okulu yönetim binası olarak 2000’li yıllarda yeniden açana kadar.
Kapadokya’nın popülerleşen diğer yerleşimlerinin aksine Mustafapaşa’da kırsal yaşam ve Anadolu kültürü devam etmektedir.
26 Mayıs Cumartesi günü uzun zamandır harabe halde olan Aya Nikola Kaya Kilisesinin açılış ayini var. Ayini Rum Ortodox Patriği Sayın Bartholomeus yönetecek. Açılış için Yunanistan’dan ziyaretçiler geliyor. Ayini takiben kasaba merkezinde şenlikler düzenlenecek.
MUSTAFAPAŞA – SİNASOS
Tarihi ismi Sinasos olan Mustafapaşa, Kapadokya bölgesinin doğal dokusu en iyi korunmuş olan kasabalarından ve kentsel sit alanı.
Tarihi ve mimari zenginliği geçmişin mirasıdır. Geç Osmanlı döneminde kasaba halkı nakit kazanç sağlamak için Istanbul’a gitmiş, zamanla dönemsel işlerde çalışmak yerine kalıcı işler kurmuş ve sonunda Osmanlı İmparatorluğunun lakerda ve havyar piyasasını ele geçirip (tekelleştirip) Sinasos Loncasını kurmuşlardır. Istanbul’da kazanılan para Sinasos’a yatırım olarak dönmüş ve böylece de tüm Kapadokya bölgesinin en görkemli konakları, okulları ve ibadethaneleri burada yapılmıştır. Bu yapıların bazıları hala ayaktadır ve bir yürüş turunda rahatlıkla görebilirsiniz.
Sinasos’ta refah içerisinde geçen 1800’lü yıllarda nüfus 4,500 Rum ve 1,500 Türkten oluşmaktaymış. Daha sonra 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşları sırasında nüfus azalarak toplam 750 kişi, 600 Rum ve 150 Türk’e düşmüş. Takip eden mübadelede sonrasında ise demografi tamamen değişmiştir.
Mustafapaşa’da dört ayrı nehir vadisi vardır. Balta’nın Yeri diye de bilinen şaşırtıcı Saklı Vadi ve Kapadokya’nın en göz alıcı jeolojik oluşumları, güvercinlikleri ve çok katlı kaya yerleşimleriyle (taş devri rezidansları) muazzam Gomeda Vadisi en ilgi çekenleridir.
Tarihi medrese, Osmanlı ve Cansever Konakları bugün Kapadokya Meslek Yüksekokulunu barındırmaktadır. Bölümleri arasında Mutfak Sanatları, Sivil Havacılık, Otel İşletmeciliği, Geleneksel El Sanatları, Bankacılık ve Sigortacılık bulunmaktadır.
Kapadokya’nın tek özel müzesi, Bebek Müzesi olarak bilinen Kapadokya Sanat ve Tarih Müzesi Mustafapaşadadır. Burada geleneksel bebek sanatımızın en güzel örneklerini, Türk tarih ve kültürünü yansıtan kompozisyonlar içerisinde görebilirsiniz.
Tüm bu güzelliklerle Mustafapaşa’nın kitle turizminin elinden kurtulabilmesi şaşırtıcı ama sevindiricidir. Bunu belki de burada seneler önce açılan otele ve onun hakkında üretilen hayalet hikayelerine borçluyuz. Yatırım biraz da bu hikayelerin etkisiyle uzun soluklu olmamış ve kapılarını kapatmıştı, taa ki Kapadokya Meslek Yüksek Okulu yönetim binası olarak 2000’li yıllarda yeniden açana kadar.
Kapadokya’nın popülerleşen diğer yerleşimlerinin aksine Mustafapaşa’da kırsal yaşam ve Anadolu kültürü devam etmektedir.
Bodrum da yaz geceleri basliyor, her yerde bir telas. Her sey misafirlerimizi agirlamak, Özel bir seyler sunabilmek için. Bu hafta sonu sanat galerilerinde bir çok sergi, Karsanat in organize ettigi Jazz Festivali ve birçok baska etkinlik var, bunlari gezip görmeli dinlemelisiniz, ama yemege bize gelmelisiniz. Çünkü bizde hem özel bir menü, hem de Yarbasan Tas Evlerinin essiz dinginliginde akustik canli müzik var. Degerli sanatçilar Nihan Atlig Simpson piyanoya ses verirken, Zeynep Sema Çelebi Kemani ve güzel sesiyle Yarbasan Tas Evleri meydanini senlendirecek. Çigan müzigi ile baslayip, film müzikleriyle geceyi unutulmaz kilacaklar.
Kendilerini DuoDonna olarak adlandiran sanatçilarimizi eminim yakindan taniyorsunuz, Nihan Atlig Simpson Yeni kusaktan bir kadin bestecimiz olup , yaratici çalismalarinin yani sira uzun yillar Istanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuari kompozisyon bölümünde ögretim üyesi olarak görev yapmistir ve pek çok ögrenci yetistirmistir. Zeynep Sema Çelebi ise Istanbul Devlet Konservatuari keman ana sanat dali mezunu olup, Istanbul belediye tiyatrolarinda ve Antalya devlet senfoni orkestrasinda görev yapmistir. Bizim sansimiz ise onlari burada birlikte dinleyebilmek olacaktir.
19 Mayis Cumartesi saat 20:30
Menu : Çilek ile tatlandirilmis Ispanak ve Pancar sapi salatasi * Cevizli iç bakla * Zeytinyagli yeni dünya * Zeytinyagli Enginar * Deniz Börülcesi yataginda Somon Carpaccio * Hardal Soslu karidesli Levrek veya Pastirma soslu Piruhi * Kaymakli ev baklavasi veya karadut soslu konyakli dondurma
Kisi basi : 65 TL ( Içkiler Hariç )
Rezervasyon için 0532 2482479 u arayabilir veya sofra@erenler-sofrasina e-mail gönderebilirsiniz bekliyoruz.
Saygilarimizla,
Asli Mutlu
www.erenler-sofrasi.com www.yarbasanholidayhomes.com
Dear Friends,
There are many world class events going on in Bodrum nowadays, Galleries are housing new exhibitions and the Jazz festival Organised by the Caria Foundation is taking place, you have plenty of things to do. Please take advantage of these cultural events there is so much effort on bringing these together for all of us to appreciate. For dinner on Saturday May 19th, though you should be joining us here at Erenler Sofrasi, since we have great live music and a gourmet menu that you will enjoy. Our guest performers Nihan Atlig Simpson will be on the Piano and Zeynep Sema Çelebi on the violin, they will start with gypsey music and go on with film musics. Both of these ladies are from very reputable music schools in Turkey and are both teachers of music to young talents at the same time, they are calling themselves the DuoDonna. It will be another great night at Yarbasan.
May 19th Saturday at 8.30 pm
Menu : Spinach and Beat leave salad topped with strawberries* Fava Beans with walnuts* Laquats cooked in olive oil* Arthicoke hearts & onion flowers* Salmon Carpaccio served with Samphire* Sea Bass and shrimps served with mustard sauce or Cheese Ravioli served with pastrami sauce * Home made baklava served with clotted cream or ice cream cognac served with black mullberry sauce
65 TL per person ( excluding drinks )
For reservations please call 0532 2482479 or send us an e-mail to sofra@erenler-sofrasi.com
Bodrum da yaz geceleri basliyor, her yerde bir telas. Her sey misafirlerimizi agirlamak, Özel bir seyler sunabilmek için. Bu hafta sonu sanat galerilerinde bir çok sergi, Karsanat in organize ettigi Jazz Festivali ve birçok baska etkinlik var, bunlari gezip görmeli dinlemelisiniz, ama yemege bize gelmelisiniz. Çünkü bizde hem özel bir menü, hem de Yarbasan Tas Evlerinin essiz dinginliginde akustik canli müzik var. Degerli sanatçilar Nihan Atlig Simpson piyanoya ses verirken, Zeynep Sema Çelebi Kemani ve güzel sesiyle Yarbasan Tas Evleri meydanini senlendirecek. Çigan müzigi ile baslayip, film müzikleriyle geceyi unutulmaz kilacaklar.
Kendilerini DuoDonna olarak adlandiran sanatçilarimizi eminim yakindan taniyorsunuz, Nihan Atlig Simpson Yeni kusaktan bir kadin bestecimiz olup , yaratici çalismalarinin yani sira uzun yillar Istanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuari kompozisyon bölümünde ögretim üyesi olarak görev yapmistir ve pek çok ögrenci yetistirmistir. Zeynep Sema Çelebi ise Istanbul Devlet Konservatuari keman ana sanat dali mezunu olup, Istanbul belediye tiyatrolarinda ve Antalya devlet senfoni orkestrasinda görev yapmistir. Bizim sansimiz ise onlari burada birlikte dinleyebilmek olacaktir.
19 Mayis Cumartesi saat 20:30
Menu : Çilek ile tatlandirilmis Ispanak ve Pancar sapi salatasi * Cevizli iç bakla * Zeytinyagli yeni dünya * Zeytinyagli Enginar * Deniz Börülcesi yataginda Somon Carpaccio * Hardal Soslu karidesli Levrek veya Pastirma soslu Piruhi * Kaymakli ev baklavasi veya karadut soslu konyakli dondurma
Kisi basi : 65 TL ( Içkiler Hariç )
Rezervasyon için 0532 2482479 u arayabilir veya sofra@erenler-sofrasina e-mail gönderebilirsiniz bekliyoruz.
Saygilarimizla,
Asli Mutlu
www.erenler-sofrasi.com www.yarbasanholidayhomes.com
Dear Friends,
There are many world class events going on in Bodrum nowadays, Galleries are housing new exhibitions and the Jazz festival Organised by the Caria Foundation is taking place, you have plenty of things to do. Please take advantage of these cultural events there is so much effort on bringing these together for all of us to appreciate. For dinner on Saturday May 19th, though you should be joining us here at Erenler Sofrasi, since we have great live music and a gourmet menu that you will enjoy. Our guest performers Nihan Atlig Simpson will be on the Piano and Zeynep Sema Çelebi on the violin, they will start with gypsey music and go on with film musics. Both of these ladies are from very reputable music schools in Turkey and are both teachers of music to young talents at the same time, they are calling themselves the DuoDonna. It will be another great night at Yarbasan.
May 19th Saturday at 8.30 pm
Menu : Spinach and Beat leave salad topped with strawberries* Fava Beans with walnuts* Laquats cooked in olive oil* Arthicoke hearts & onion flowers* Salmon Carpaccio served with Samphire* Sea Bass and shrimps served with mustard sauce or Cheese Ravioli served with pastrami sauce * Home made baklava served with clotted cream or ice cream cognac served with black mullberry sauce
65 TL per person ( excluding drinks )
For reservations please call 0532 2482479 or send us an e-mail to sofra@erenler-sofrasi.com
Bodrum da yaz geceleri basliyor, her yerde bir telas. Her sey misafirlerimizi agirlamak, Özel bir seyler sunabilmek için. Bu hafta sonu sanat galerilerinde bir çok sergi, Karsanat in organize ettigi Jazz Festivali ve birçok baska etkinlik var, bunlari gezip görmeli dinlemelisiniz, ama yemege bize gelmelisiniz. Çünkü bizde hem özel bir menü, hem de Yarbasan Tas Evlerinin essiz dinginliginde akustik canli müzik var. Degerli sanatçilar Nihan Atlig Simpson piyanoya ses verirken, Zeynep Sema Çelebi Kemani ve güzel sesiyle Yarbasan Tas Evleri meydanini senlendirecek. Çigan müzigi ile baslayip, film müzikleriyle geceyi unutulmaz kilacaklar.
Kendilerini DuoDonna olarak adlandiran sanatçilarimizi eminim yakindan taniyorsunuz, Nihan Atlig Simpson Yeni kusaktan bir kadin bestecimiz olup , yaratici çalismalarinin yani sira uzun yillar Istanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuari kompozisyon bölümünde ögretim üyesi olarak görev yapmistir ve pek çok ögrenci yetistirmistir. Zeynep Sema Çelebi ise Istanbul Devlet Konservatuari keman ana sanat dali mezunu olup, Istanbul belediye tiyatrolarinda ve Antalya devlet senfoni orkestrasinda görev yapmistir. Bizim sansimiz ise onlari burada birlikte dinleyebilmek olacaktir.
19 Mayis Cumartesi saat 20:30
Menu : Çilek ile tatlandirilmis Ispanak ve Pancar sapi salatasi * Cevizli iç bakla * Zeytinyagli yeni dünya * Zeytinyagli Enginar * Deniz Börülcesi yataginda Somon Carpaccio * Hardal Soslu karidesli Levrek veya Pastirma soslu Piruhi * Kaymakli ev baklavasi veya karadut soslu konyakli dondurma
Kisi basi : 65 TL ( Içkiler Hariç )
Rezervasyon için 0532 2482479 u arayabilir veya sofra@erenler-sofrasina e-mail gönderebilirsiniz bekliyoruz.
Saygilarimizla,
Asli Mutlu
www.erenler-sofrasi.com www.yarbasanholidayhomes.com
Dear Friends,
There are many world class events going on in Bodrum nowadays, Galleries are housing new exhibitions and the Jazz festival Organised by the Caria Foundation is taking place, you have plenty of things to do. Please take advantage of these cultural events there is so much effort on bringing these together for all of us to appreciate. For dinner on Saturday May 19th, though you should be joining us here at Erenler Sofrasi, since we have great live music and a gourmet menu that you will enjoy. Our guest performers Nihan Atlig Simpson will be on the Piano and Zeynep Sema Çelebi on the violin, they will start with gypsey music and go on with film musics. Both of these ladies are from very reputable music schools in Turkey and are both teachers of music to young talents at the same time, they are calling themselves the DuoDonna. It will be another great night at Yarbasan.
May 19th Saturday at 8.30 pm
Menu : Spinach and Beat leave salad topped with strawberries* Fava Beans with walnuts* Laquats cooked in olive oil* Arthicoke hearts & onion flowers* Salmon Carpaccio served with Samphire* Sea Bass and shrimps served with mustard sauce or Cheese Ravioli served with pastrami sauce * Home made baklava served with clotted cream or ice cream cognac served with black mullberry sauce
65 TL per person ( excluding drinks )
For reservations please call 0532 2482479 or send us an e-mail to sofra@erenler-sofrasi.com
Otelimizi yeniledik. Gelip, görmeniz için 4 gece kalan 3 gece, 3 gece kalan 2 gece fiyatı ödesin dedik. (Mayıs ayı için) 1 kişi oda+kahvaltı 40
tl., 2 kişi oda+kahvaltı 70 tl.
Bu dönemde sürpriz aktiviteler de sizleri bekliyor.
Otelimizi yeniledik. Gelip, görmeniz için 4 gece kalan 3 gece, 3 gece kalan 2 gece fiyatı ödesin dedik. (Mayıs ayı için) 1 kişi oda+kahvaltı 40
tl., 2 kişi oda+kahvaltı 70 tl.
Bu dönemde sürpriz aktiviteler de sizleri bekliyor.
Otelimizi yeniledik. Gelip, görmeniz için 4 gece kalan 3 gece, 3 gece kalan 2 gece fiyatı ödesin dedik. (Mayıs ayı için) 1 kişi oda+kahvaltı 40
tl., 2 kişi oda+kahvaltı 70 tl.
Bu dönemde sürpriz aktiviteler de sizleri bekliyor.
UÇURTMA ŞENLİĞİ 20 MAYIS’TA
Bu sene 3.sünün düzenleneceği uçurtma şenliğinin tarihi belirlendi. 20 Mayıs’ta gerçekleştirilecek şenlikte birbirinden renkli ve güzel uçurtmalarla adadaki konuklara güzel zamanlar yaşatılması planlanıyor. Uçurtmalar Belediye Başkanlığı tarafından 20 Mayıs 2012 tarihinde kale içinde dağıtılacak.
İsteyenler kendi uçurtmaları ile şenliğe katılabilir. Çeşitli katagorilerde yarışmalar ve uçurtma gösterisi yapılacaktır. Tüm çocuk, genç ve yetişkinleri uçurtma şenliğine bekliyoruz.
Bozcaada Otelleri için tıklayınız. www.kucukoteller.com.tr/tag-bozcaada-otel
UÇURTMA ŞENLİĞİ 20 MAYIS’TA
Bu sene 3.sünün düzenleneceği uçurtma şenliğinin tarihi belirlendi. 20 Mayıs’ta gerçekleştirilecek şenlikte birbirinden renkli ve güzel uçurtmalarla adadaki konuklara güzel zamanlar yaşatılması planlanıyor. Uçurtmalar Belediye Başkanlığı tarafından 20 Mayıs 2012 tarihinde kale içinde dağıtılacak.
İsteyenler kendi uçurtmaları ile şenliğe katılabilir. Çeşitli katagorilerde yarışmalar ve uçurtma gösterisi yapılacaktır. Tüm çocuk, genç ve yetişkinleri uçurtma şenliğine bekliyoruz.
Bozcaada Otelleri için tıklayınız. www.kucukoteller.com.tr/tag-bozcaada-otel
UÇURTMA ŞENLİĞİ 20 MAYIS’TA
Bu sene 3.sünün düzenleneceği uçurtma şenliğinin tarihi belirlendi. 20 Mayıs’ta gerçekleştirilecek şenlikte birbirinden renkli ve güzel uçurtmalarla adadaki konuklara güzel zamanlar yaşatılması planlanıyor. Uçurtmalar Belediye Başkanlığı tarafından 20 Mayıs 2012 tarihinde kale içinde dağıtılacak.
İsteyenler kendi uçurtmaları ile şenliğe katılabilir. Çeşitli katagorilerde yarışmalar ve uçurtma gösterisi yapılacaktır. Tüm çocuk, genç ve yetişkinleri uçurtma şenliğine bekliyoruz.
Bozcaada Otelleri için tıklayınız. www.kucukoteller.com.tr/tag-bozcaada-otel
İksir Resort Town Tatil Kasabası, Anneler Günü’nü kutlamaya hazırlanıyor. Çocukların anneleri için özel hediyeler hazırlayacağı ve daha birçok sürprizden oluşacak olan bu anlamlı günde çocukları ve annelerini unutamayacakları bir gün bekliyor. Çocuklar eğlenceye doyarken, anneler ise özel bakım, masajlar ve hediyelerle bu mutlu günün tadını çıkaracaklar. Bu keyifli ve unutulmaz anları yaşamak için İksir Resort Town Tatil Kasabası’na bekliyoruz!
İksir Sizi Gençleşmeye ve Yenilenmeye Davet Ediyor!
İksir Resort Town’a, enerji depolamak, farklı birçok aktivitede bulunmak, doğal ve yöresel ürünlerle bol ve lezzetli bir kahvaltıyla güne başlamak ve gençlik iksirinin sırrını çözmek ister misiniz? Gençler ve kendini genç hissedenler, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı haftasında birbirinden farklı aktiviteler ile doludizgin vakit geçirip eğlencenin doruğuna varmak için, Gençlik ve Spor İksir’i ile Gençleşmeye ve Yenilenmeye davetlisiniz!
Bedeniniz ve Ruhunuz Yaza Formda Girsin!
Yaza formda girmenin, gençlik iksirinin, bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirmenin yolu İksir Resort Town Daday’dan geçiyor. Fitness Salonu, Yüzme havuzu, Türk hamamı, Spa Merkezi, Sauna ve vücudunuzu rahatlatacak çeşitli masajlarla kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedeceksiniz. Ballıdağ’ın bol oksijenli büyülü atmosferinde yürüyüşler yaparak yaza formda girmenin keyfini yaşayacaksınız. İksir Resort Town Daday, sizi hayalinizdeki huzur yolculuğuna çıkarıyor!
Batı Karadeniz’in ormanlarla kaplı Ballıdağ eteğinde cennetten bir parça olan Daday Vadisi’nde bir tatil ve yaşam kasabası: İksir Resort Town. Uçsuz bucaksız binbir ton yeşilin, sarının, turuncunun, mavinin tek karede olduğu, Kastamonu Daday’daki İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası, cennetten bir köşe olarak ‘Yaşam İksiri’ni sunuyor. Aydın ailesi; hayallerindeki yaşamı, memleketleri Kastamonu Daday’da hayata geçirmek için yola çıkıyorlar. Bazen temiz havada yürüyüp sakinleşmek, bazen atla yaylalarda dolaşmak, bazen de kano keyfi sürmek; düşündükleri yaşam ve tatili, aynı zamanda doğa düşkünü ve doğaya saygılı dostları ile paylaşmak istemeleri, İksir Resort Town’ın doğmasını sağlıyor.
Bol oksijeniyle ciğerlerinizi açan, görselliğiyle ufkunuzu genişleten, 50’nin üzerinde aktivitesiyle yaşamınızı renklendiren İksir Resort Town, 5 duyuya hitap ediyor; hem bedeninizi hem ruhunuzu besliyor. Etkinlik konusunda oldukça geniş bir yelpazeye sahip İksir Resort Town, her zevke hitap ediyor. Binicilik ve atlı sporlar, bisiklet, petank, balık avı, kızak gezisi, voleybol, buggy araba yarışları, yüzme ve daha birçok alanda spor aktivitelerinden yararlanabiliyorsunuz. Dağ yürüyüşleri, Jeep ve ATV turları, fotoğrafçılık (gece ve gündüz turları) ve kısa metrajlı doğa çekimleri, fayton gezileri, Kastamonu çevre gezileri, araçlarla doğa gezileri gibi etkinlikler de tesis tarafından düzenleniyor. Hem doğa hem de sanatla iç içe olmak isteyen misafirler için uçurtma yapımı, sanatsal obje tasarımları, yarışmalar ve sergiler, ahşap oymacılığı sanatını tanıma, sepet yapımı gibi etkinlikler de yer alıyor. Canlı müzik, şarap partileri, doğa fotoğrafçılığı ve film çekimi yarışmaları, masa tenisi gibi etkinliklerle İksir Resort Town’da eğlence de eksik olmuyor.
Aktivite dolu bir yaşam kasabası kurduklarını anlatan İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası Yönetim Kurulu Başkanı İksir Sema Aydın, “Doğa ve insana saygı felsefesinden yola çıkarak, ‘Yaşam iksiri’ formülünü hazırladık. Doğa, tarih, kültür, spor, hobi, yerel yaşam, doğal beslenme ve 365 günün gizemini yorumlayarak çok alternatifli yeni tatil anlayışını hayata geçirdik. Böylece her yaşa ve değişik ilgi alanlarına sahip misafirlerimiz tatillerinde yeni deneyimler yaşayabiliyorlar” diyor.
İksir Resort Town Tatil Kasabası, Anneler Günü’nü kutlamaya hazırlanıyor. Çocukların anneleri için özel hediyeler hazırlayacağı ve daha birçok sürprizden oluşacak olan bu anlamlı günde çocukları ve annelerini unutamayacakları bir gün bekliyor. Çocuklar eğlenceye doyarken, anneler ise özel bakım, masajlar ve hediyelerle bu mutlu günün tadını çıkaracaklar. Bu keyifli ve unutulmaz anları yaşamak için İksir Resort Town Tatil Kasabası’na bekliyoruz!
İksir Sizi Gençleşmeye ve Yenilenmeye Davet Ediyor!
İksir Resort Town’a, enerji depolamak, farklı birçok aktivitede bulunmak, doğal ve yöresel ürünlerle bol ve lezzetli bir kahvaltıyla güne başlamak ve gençlik iksirinin sırrını çözmek ister misiniz? Gençler ve kendini genç hissedenler, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı haftasında birbirinden farklı aktiviteler ile doludizgin vakit geçirip eğlencenin doruğuna varmak için, Gençlik ve Spor İksir’i ile Gençleşmeye ve Yenilenmeye davetlisiniz!
Bedeniniz ve Ruhunuz Yaza Formda Girsin!
Yaza formda girmenin, gençlik iksirinin, bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirmenin yolu İksir Resort Town Daday’dan geçiyor. Fitness Salonu, Yüzme havuzu, Türk hamamı, Spa Merkezi, Sauna ve vücudunuzu rahatlatacak çeşitli masajlarla kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedeceksiniz. Ballıdağ’ın bol oksijenli büyülü atmosferinde yürüyüşler yaparak yaza formda girmenin keyfini yaşayacaksınız. İksir Resort Town Daday, sizi hayalinizdeki huzur yolculuğuna çıkarıyor!
Batı Karadeniz’in ormanlarla kaplı Ballıdağ eteğinde cennetten bir parça olan Daday Vadisi’nde bir tatil ve yaşam kasabası: İksir Resort Town. Uçsuz bucaksız binbir ton yeşilin, sarının, turuncunun, mavinin tek karede olduğu, Kastamonu Daday’daki İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası, cennetten bir köşe olarak ‘Yaşam İksiri’ni sunuyor. Aydın ailesi; hayallerindeki yaşamı, memleketleri Kastamonu Daday’da hayata geçirmek için yola çıkıyorlar. Bazen temiz havada yürüyüp sakinleşmek, bazen atla yaylalarda dolaşmak, bazen de kano keyfi sürmek; düşündükleri yaşam ve tatili, aynı zamanda doğa düşkünü ve doğaya saygılı dostları ile paylaşmak istemeleri, İksir Resort Town’ın doğmasını sağlıyor.
Bol oksijeniyle ciğerlerinizi açan, görselliğiyle ufkunuzu genişleten, 50’nin üzerinde aktivitesiyle yaşamınızı renklendiren İksir Resort Town, 5 duyuya hitap ediyor; hem bedeninizi hem ruhunuzu besliyor. Etkinlik konusunda oldukça geniş bir yelpazeye sahip İksir Resort Town, her zevke hitap ediyor. Binicilik ve atlı sporlar, bisiklet, petank, balık avı, kızak gezisi, voleybol, buggy araba yarışları, yüzme ve daha birçok alanda spor aktivitelerinden yararlanabiliyorsunuz. Dağ yürüyüşleri, Jeep ve ATV turları, fotoğrafçılık (gece ve gündüz turları) ve kısa metrajlı doğa çekimleri, fayton gezileri, Kastamonu çevre gezileri, araçlarla doğa gezileri gibi etkinlikler de tesis tarafından düzenleniyor. Hem doğa hem de sanatla iç içe olmak isteyen misafirler için uçurtma yapımı, sanatsal obje tasarımları, yarışmalar ve sergiler, ahşap oymacılığı sanatını tanıma, sepet yapımı gibi etkinlikler de yer alıyor. Canlı müzik, şarap partileri, doğa fotoğrafçılığı ve film çekimi yarışmaları, masa tenisi gibi etkinliklerle İksir Resort Town’da eğlence de eksik olmuyor.
Aktivite dolu bir yaşam kasabası kurduklarını anlatan İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası Yönetim Kurulu Başkanı İksir Sema Aydın, “Doğa ve insana saygı felsefesinden yola çıkarak, ‘Yaşam iksiri’ formülünü hazırladık. Doğa, tarih, kültür, spor, hobi, yerel yaşam, doğal beslenme ve 365 günün gizemini yorumlayarak çok alternatifli yeni tatil anlayışını hayata geçirdik. Böylece her yaşa ve değişik ilgi alanlarına sahip misafirlerimiz tatillerinde yeni deneyimler yaşayabiliyorlar” diyor.
İksir Resort Town Tatil Kasabası, Anneler Günü’nü kutlamaya hazırlanıyor. Çocukların anneleri için özel hediyeler hazırlayacağı ve daha birçok sürprizden oluşacak olan bu anlamlı günde çocukları ve annelerini unutamayacakları bir gün bekliyor. Çocuklar eğlenceye doyarken, anneler ise özel bakım, masajlar ve hediyelerle bu mutlu günün tadını çıkaracaklar. Bu keyifli ve unutulmaz anları yaşamak için İksir Resort Town Tatil Kasabası’na bekliyoruz!
İksir Sizi Gençleşmeye ve Yenilenmeye Davet Ediyor!
İksir Resort Town’a, enerji depolamak, farklı birçok aktivitede bulunmak, doğal ve yöresel ürünlerle bol ve lezzetli bir kahvaltıyla güne başlamak ve gençlik iksirinin sırrını çözmek ister misiniz? Gençler ve kendini genç hissedenler, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı haftasında birbirinden farklı aktiviteler ile doludizgin vakit geçirip eğlencenin doruğuna varmak için, Gençlik ve Spor İksir’i ile Gençleşmeye ve Yenilenmeye davetlisiniz!
Bedeniniz ve Ruhunuz Yaza Formda Girsin!
Yaza formda girmenin, gençlik iksirinin, bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirmenin yolu İksir Resort Town Daday’dan geçiyor. Fitness Salonu, Yüzme havuzu, Türk hamamı, Spa Merkezi, Sauna ve vücudunuzu rahatlatacak çeşitli masajlarla kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedeceksiniz. Ballıdağ’ın bol oksijenli büyülü atmosferinde yürüyüşler yaparak yaza formda girmenin keyfini yaşayacaksınız. İksir Resort Town Daday, sizi hayalinizdeki huzur yolculuğuna çıkarıyor!
Batı Karadeniz’in ormanlarla kaplı Ballıdağ eteğinde cennetten bir parça olan Daday Vadisi’nde bir tatil ve yaşam kasabası: İksir Resort Town. Uçsuz bucaksız binbir ton yeşilin, sarının, turuncunun, mavinin tek karede olduğu, Kastamonu Daday’daki İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası, cennetten bir köşe olarak ‘Yaşam İksiri’ni sunuyor. Aydın ailesi; hayallerindeki yaşamı, memleketleri Kastamonu Daday’da hayata geçirmek için yola çıkıyorlar. Bazen temiz havada yürüyüp sakinleşmek, bazen atla yaylalarda dolaşmak, bazen de kano keyfi sürmek; düşündükleri yaşam ve tatili, aynı zamanda doğa düşkünü ve doğaya saygılı dostları ile paylaşmak istemeleri, İksir Resort Town’ın doğmasını sağlıyor.
Bol oksijeniyle ciğerlerinizi açan, görselliğiyle ufkunuzu genişleten, 50’nin üzerinde aktivitesiyle yaşamınızı renklendiren İksir Resort Town, 5 duyuya hitap ediyor; hem bedeninizi hem ruhunuzu besliyor. Etkinlik konusunda oldukça geniş bir yelpazeye sahip İksir Resort Town, her zevke hitap ediyor. Binicilik ve atlı sporlar, bisiklet, petank, balık avı, kızak gezisi, voleybol, buggy araba yarışları, yüzme ve daha birçok alanda spor aktivitelerinden yararlanabiliyorsunuz. Dağ yürüyüşleri, Jeep ve ATV turları, fotoğrafçılık (gece ve gündüz turları) ve kısa metrajlı doğa çekimleri, fayton gezileri, Kastamonu çevre gezileri, araçlarla doğa gezileri gibi etkinlikler de tesis tarafından düzenleniyor. Hem doğa hem de sanatla iç içe olmak isteyen misafirler için uçurtma yapımı, sanatsal obje tasarımları, yarışmalar ve sergiler, ahşap oymacılığı sanatını tanıma, sepet yapımı gibi etkinlikler de yer alıyor. Canlı müzik, şarap partileri, doğa fotoğrafçılığı ve film çekimi yarışmaları, masa tenisi gibi etkinliklerle İksir Resort Town’da eğlence de eksik olmuyor.
Aktivite dolu bir yaşam kasabası kurduklarını anlatan İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası Yönetim Kurulu Başkanı İksir Sema Aydın, “Doğa ve insana saygı felsefesinden yola çıkarak, ‘Yaşam iksiri’ formülünü hazırladık. Doğa, tarih, kültür, spor, hobi, yerel yaşam, doğal beslenme ve 365 günün gizemini yorumlayarak çok alternatifli yeni tatil anlayışını hayata geçirdik. Böylece her yaşa ve değişik ilgi alanlarına sahip misafirlerimiz tatillerinde yeni deneyimler yaşayabiliyorlar” diyor.
Hotel Lola 38 - Foça / İzmir
Lola 38, 1891 yılında yapılmış, önünde eşsiz deniz ve gün batımı manzarası arkada huzur dolu bahçesiyle Foça’nın en güzel tarihi Rum konaklarından birinde olma keyfini misafirlerinin yaşamasını sağlıyor. Çok özel kelimesinin hafif kalacağı birbirinden farklı 6 odası bulunuyor. Kahvaltı çok özel bir Ege Kahvaltısı, Urgun Ailesi Pazar günü kahvaltılarını misafirlerine her gün sunuyorlar. Lola 38’in tarihi bir konak oluşu, büyük arka bahçesi, hemen önünde denize girilebilir bir plaj olması, deniz manzaralı odaların olması, restoran ve barlara yürüme mesafesinde olması ve iç dekorasyonunun uluslar arası standartlarda yapılmış olması eşsiz bir konaklama deneyimi ve misafirlerine tekrar gelmeleri için pek çok neden sunuyor.
Bu otel sayfası 18514 kere ziyaret edilmiştir.
![]() | 24 saat açık | ![]() | Bahçe | ||
![]() | Çocuk kabul edilmiyor | ![]() | Deniz kenarı | ||
![]() | Deniz manzarası | ![]() | Internet | ||
![]() | Jakuzi | ![]() | Kablosuz internet | ||
![]() | Kahvaltı dahil | ![]() | Kışın açık | ||
![]() | Klima | ![]() | Kredi kart ile ödeme | ||
![]() | Mini-bar | ![]() | Oda servisi | ||
![]() | Oda temizlik servisi (günlük) | ![]() | Saç kurutma makinası | ||
![]() | Suit oda | ![]() | Tarihi Yapı | ||
![]() | Televizyon | ![]() | Uyandırma hizmeti | ||
![]() | Ücretsiz gazete | ![]() |
Sevgili Küçük Otel Dostu
Küçük Otelimizin sayfasına hoş geldiniz. Bu sitede otelimiz hakkında her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz. Ayrıca konuk yorumlarını okuyabilir ve siz de yorum yapabilirsiniz. Herhangi bir sorunuz veya rezervasyon talebiniz olursa bilgi formunu doldurup bize ulaşabilirsiniz.
İyi Tatiller...
Izmir Foça
Liman Restaurant'ta yoğurtlu balık mutlaka yenmeli. Balık, rakı, deniz böcekleri, karides, yengeç, ahtapot salatası, kalamar diğer lezzetler...
Fabrika Restoran taş duvarı ve ahşap mobilyalarıyla farklı yörelerin lezzetlerini masanıza getiriyor.
Troia Restoran & Bar. Restoranın tüm ürünleri, çiftlikten doğal olarak sofraya geliyor. Girit usulü otlarını ve lezzetli balıklarını Troia’nın eşsiz tarihi atmosfer eşliğinde mutlaka deneyin.
Denizde gezinti yapıp Siren Adası'nda nesli tükenmek üzere olan Akdeniz foklarını uzaktan da olsa görün. İncir Adası'na uğramayı da unutmayın.
Ayrıca Foça’ya doğru tekne gezisiyle koylarda denize girebiliyorsunuz.
Yürüyüşlerle şehri tanıyabilirsiniz her bir karesi ayrı bir anlam içermektedir. Siren kayalıklar ve adalar turu mutlaka yapmalısınız. Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Şen kahvede oturup uzun uzun sohbet edebilirsiniz. Foça Mezar Anıtı’nın bulunduğu yere gidebilirsiniz.
• Frigya Tepesi’nde gün batımını izlemeyi unutmayın !
• Dalgıçlık dersleri alın ve Ege’yi keşfedin !
Şeytan Hamamları M.Ö 5. yy. da kaya içine oyulan aile mezarının bir koridoru. Koridorun sonunda iki mezar odası var.
Pers Anıt Mezar. Foça'ya 7 km uzaklıkta ama görmeye değer.
Anadolu'nun en eski tiyatrosu da Foça'da.
Foça’nın birbirinden mavi keşfedilmemiş koylarını keşfetmek isteyenler tekne turuyla koyları gezebilirler.
Beach Club. Gündüz plaj gece disko olan Beach Club’ta birbirinden lezzetli kokteyller sizleri bekliyor.
Yel Değirmenleri. 40 yıl önce aktif halde olan yel değirmenlerinden bugün yalnızca 2 tane var. Eskiden bu değirmenleri Türkler ve Yunanlar tahılları öğütmek için kullanıyorlarmış.
Fatih Camii. Kilise olarak inşa edilen bina Fatih Sultan Mehmet döneminde camiye dönüştürülmüş. Avlusuna bir taş minare ve medrese mevcut.
Osmanlı Mezarlığı. Fatih Sultan Mehmet döneminden kalma mezarlık bugün de kullanılıyor. Aralarında 1059 yılına ait mezarlara rastlamak bile mümkün.
Yunan Mezarlığı. Maşatlık mevkiindeki bu mezarlığın Yunan prensiyle prensesine ait olduğu söyleniyor.
Frigya Tepesi. Romantik bir gün batımı seyri için Foça’nın en güzel tepesi sizleri bekliyor.
Siren Kayalıkları. Homeros’un ünlü Odeysseia’sına konu olan kayalıklar, dalgaların ve rüzgarların aşındırması sonucu oluşmuş. Foça yakınlarında yaşam olmayan bu küçük adalar genellikle Siren Kayalıkları olarak biliniyor.
Su Kemeri. Ortaçağ’da Foça’nın su ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilen su kemeri bugün hala varlığını korumakta.
Kendi aracınız ile:İzmir - Çanakkale yolunun 39 km'sinden sola sapıp 26 km. sonra Foça'ya ulaşılır. İzmir'den çıktıktan sonra Karşıyaka, Çiğli, Menemen'den sonra Buruncuk'u geçince ilk ışıklardan sola döndüğünüzde artık Foça yolundasınız.
Otobüs ile: Türkiye'nin neresinden gelirseniz gelin; İzmir Otogarı'nda ilk peron Foça peronu. Otobüsler genel olarak; Kış tarifesinde saat 06:30'da başlar ve akşam 21:15' te son seferdir. Yaz tarifesinde ise sabah saat 06:00'da başlayıp, 23:00'e kadar her yarım saatte bir devam eder. (Saat 20:00 den sonra saat başına da düşebilir.
Demiryolu, Denizyolu ya da Havayolu ile: Önerimiz, en kısa yoldan İzmir Otogarı'na ulaşmanızdır. Havaalanı'ndan Otogar'a Havaş otobüsleri saat başı kalkmaktadır. Ancak bu servisler mevsimlere göre değişiklik gösterebilir.
Manisa Foça arası yaklaşık 72 kilometre(km) mesafede ve araçla yaklaşık 1 saat 15 dakika kadar sürmektedir. İzmir Foça arası yaklaşık 70 kilometre(km) mesafede ve araçla yaklaşık 1 saat kadar sürmektedir. Kocaeli Foça arası yaklaşık 505 kilometre(km) mesafede ve araçla yaklaşık 7 saat kadar sürmektedir.İstanbul Foça arası yaklaşık 598 kilometre(km) mesafede ve araçla yaklaşık 8 saat 15 dakika kadar sürmektedir.Bursa Foça arası yaklaşık 362 kilometre(km) mesafede ve araçla yaklaşık 5 saat kadar sürmektedir. Ankara Foça arası yaklaşık 643 kilometre(km) mesafede ve araçla yaklaşık 9 saat kadar sürmektedir.
FOÇA
Aydınlık suratlı insanların bir arada bulunduğu Akdeniz foklarını barındıran şirin mi şirin bir yerdir Foça.
Antik çağdaki adıyla Phokaia olan Foça, adını foklardan almış, tarihi dokusu, doğal güzellikleri ile kendini koruyabilmiş cennet köşesi bir balıkçı kasabasıdır.
İzmir'den sadece 70 km. uzaklıkta olan Foça, Homeros'un Odyssey'indeki Siren Kayalıkları, alabildiğince mavi tertemiz denizi, sörf, yatçılık, dalış, amatör balıkçılık ve her türlü su sporları, 12 ay canlı otantik kasabası ile değişik tatlar arayan her kesime hitap eder. Hele sofranızda denizden yeni çıkmış Ege balıkları ve roka görmek, Rum mezeleri ile rakı keyfi sürmek isterseniz adresiniz Foça'dır.
Bütün Ege’de eski dokusunu nisbeten de olsa koruyabilmiş az sayıdaki sahil yerleşimlerinden birisi Foça. Eski ve Yeni Foça olarak iki bölgeye ayrılmış. Korunmuş olanı Eski Foça. Foça, yani Eski Foça yani Asıl Foça, ilk görüşte insanı çarpan bir yer. Denize bakıyorsunuz önde balıkça tekneleri, arkada mavi ve ötede küçücük adacıklarla güzeller güzeli bir koy. Karaya dönüyorsunuz daracık taş sokakları, eski evleri ve güzel insanları ile güzeller güzeli bir küçük ilçe. Bunların hepsine birden Foça deniyor ve insanı ilk görüşte sarıp sarmalayıveriyor.
Foça’da bir öykü anlatılıyor ve öykü Foça’ya çok yakışıyor. Foça’da bir Karataş varmış, bunu herkes biliyor da nerede olduğunu kimse bilmiyor. Gezip dolaşırken bu taşa basan mümkünü yok bir daha Foça’dan kopamıyor. Çok zorlanıp bir yerlere gitse de mutlaka dönüp dolaşıp gene geliyor Foça’ya. Yolu bir kez Foça’ya düşen herkes bu öyküyü duyunca dolaşıp duruyor sokaklarda. Belki Karataş’a basarım da bu güzel yerde kalırım umuduyla. Bize kalırsa Foça’nın her yeri Karataş. Foça’yı görüp de sevmemek, dönüp gelmemek mümkün değil de ondan.
Foçalılar kentlerini şimdilerde nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan sevimli Akdeniz fokları ile simgeleştiriyorlar ama eski Foça’lıların simgesi horozdu.
Dirliğin ve erken uyanışın sembolü horoz! Foça’ya girince bir horoz heykeli göreceksiniz. Yüzlerce, yüzlerce yıl önce Phokaialılar, yani Foça’nın eski sakinleri tahtadan horoz heykellerini meclislerine, tapınaklarına ve gemilerinin burunlarına koyarlarmış. Foça’da bugün de bir yerlerde bir altın horoz olduğuna inanılıyor. Bir sürü insan yıllardır altın horozu arayıp duruyor, fırsat bulurlarsa da sağı solu kazıyorlar. Foçada altın horoz var gerçekten. Foça’nın ta kendisi.
Yaman denizcilermiş Phokaialılar, 50 kürekli 500 yolcu alabilen gemilerle Mısır ve İonia kentleri arasında ticaret köprüsü kurmuşlar. Bugünkü Lapseki ve Samsun’u onlar kurmuşlar, bitmemiş Akdeniz’de koloniler kurmuşlar: Güney İtalya’da Velia, Korsika’da Alalia, İspanya’da Ampuria, Mısır’da Naukratis ve Fransa’da Marsilya. Hani şu Foça’ya benzeyen Marsilya. Marsilya’da eski limanın girişinde yazılı duruyor: Oturduğunuz bu şehir MÖ. 600 yılında Phokaia’dan gelen denizciler tarafından kurulmuştur. diye. Yüzyıllar, yüzyıllar geçmiş, Marsilyalılar bir nazire yapmışlar. Foça’da ülkemizin doğayla uyumlu turistik tesislerinin ilk güzel örneği Fransız Tatil Köyü’nü kurmuşlar. Bordası açık denizlerin fırtınalarına, sert dalgalara dayanıklı ve hızlı gemileri ile limandan limana koşup duran Phokaialılar kültür de taşımışlar gittikleri yerlere. Fransa’ya alfabeyi götürmüşler, Akdeniz’in birçok kıyısına zeytinciliği yaymışlar. Zengin bir kent olmuşlar, paraları her yerde geçerli ve değerliymiş.
MÖ. 6. yüzyılın ilk yarısı Perslerin önlenemez yayılışına tanık oldu. Önünde hiçbir ordunun dayanamadığı Pers orduları Phokaia’yı kuşattılar. Kent daha önceden 18-20 metrelik surlarla çevrilmişti ama hiçbir sur Persleri durduracak kadar güçlü değildi. Savaşan Phokaialılar daha fazla direnemeyeceklerini anlayınca teslim olmak için bir gece süre istediler. Pers komutanı Harpagos bunu kabul etti, gece bitip sabah olduğunda ses soluk yoktu. Persler kente girdiklerinde bir uyuz köpekten başka tek canlı bulamadılar. Köle olmaktansa yurtsuz kalmayı seçen Phokaialılar kentin altındaki tünellerden değerli eşyalarını da gemilere yükleyip çoktan denize açılmışlardı.Pers egemenliğine son veren Büyük İskender Phokaia’ya özgürlüğünü verdi ama kentin altın çağı bir daha geri gelmedi. İskender’in ölümünden sonra önce Seleukosların, sonra Bergama Krallığı’nın, Roma’nın ve Cenevizlilerin, en sonunda Bizans ve Osmanlıların egemenliğine girdi.
Eski Foça’dan Yeni Foça yönüne doğru giderken ardarda göreceğiniz Mersinaki koyları en güzel plajlardır. İki Foça arasında eski değirmenleri, denize dimdik inen yarları ve kıyısındaki kumsalları, tertemiz otelleri, küçük ve sevimli pansiyonları ve Küçükdeniz kenarına sıralanmış güzel balıkçı lokantaları ve asıl güzel insanları ile sizi bekliyor.
Foça tıpkı Ayvalık gibi adalar beldesidir. Çevredeki irili ufaklı pek çok adayla koya günübirlik tekne turlarına katılabilir ya da özel bir tekne kiralayabilirsiniz.İlk durağınız eski Foça’ya yarım saat uzaklıktaki Orak Adası olacak. Adanın ilk bölümünde küçücük bir göl bulunuyor. Göle paralel ilerlemeye devam ederseniz, eşine hiç bir yerde rastlanmayan, hayranlık uyandıran Siren Kayalıkları çıkacak karşınıza. Rüzgarın ve dalgaların aşındırarak dantel gibi işlediği kayalıkların sevimli ev sahipleri Akdeniz Fokları’nı eğer şansınız varsa görebilirsiniz bu çevrede.
Tarihçi Homeros, Siren Kayalıkları’ndan söz eder. Homeros’a göre, Siren Kayalıklarından geçen Odyseia ıslığa benzeyen gizemli sesler çıkaran kayalıkların çağrısından çok etkilenmiş. Tayfalarının bu karşı konulmaz davetten etkilenip duraklamamaları için de kulaklarına mum peteği tıkamış. Siren Kayalıkları bugün, nesilleri tükenmek üzere olan Akdeniz Foklarının barınma yeri olması nedeniyle koruma bölgesi ilan edilmiştir.
Tekne yolculuğunun ikinci durağı ise Foça’nın tam karşısında bulunan ve 15 dakikalık bir yolcululukla ulaşılabilecek olan İncir Adası. İngiliz Burnu’nun karşısındaki adada antik yerleşimden izler bulacaksınız. Meza r odası, kayalara oyulmuş mum yerleri, su kanalları, süzme havuzları, mağaralar, Kybele kabartmaları ve tapınak kalıntıları gezinizi çekici kılacak. Adanın çamlarla kaplı bölümü, yaz bahar ve yaz aylarında piknikçilerin gözdesidir. Burada 20 çadır kapasiteli bir de kamp alanı bulunuyor. Adadaki Ferdi’nin Yeri adlı kır lokantasında ızgara olta balığı, et mangal servisleri yapılıyor.
İzmir'e 70 km. uzaklıktaki Foça'yı, daha çok Akdeniz foklarının korunduğu bölge veya 12 özel çevre koruma alanından biri olarak tanırız. Oysa Foça, bütün bu özelliklerinin yanı sıra, 12 İon kentinden biri olan Phokaia'nın kalıntıları üzerine kurulmuş, yeraltında birçok tarihi döneme ait eserlerin bulunduğu önemli bir kenttir.
Phokaia, İzmir Körfezi çıkışının kuzeydoğusunda, M.Ö. 11. Yüzyıla kadar uzanan tarihi eserleriyle, İzmir Arkeoloji Müzesi ve daha birçok müzenin vitrinlerini süsleyen, gizemli bir antik kent. Bu gizem, şimdilerde yapılmakta olan arkeolojik kazılarla gün ışığına kavuşmakta ve bu çalışmalar neticesinde ortaya çıkarılan eserler arkeoloji dünyasının ilgisini de Foça'ya çekmekte. Foça'da, ilk arkeolojik kazı çalışmalarını 1913 yılında, Fransız Arkeolog Felix Sartiaux başlatmış. Daha sonra, 1952-1955 yılları arasında Ord. Prof.Dr. Ekrem Akurgal ve 1989 yılından günümüze değin Prof. Dr. Ömer Özyiğit, yürüttükleri çalışmalarla Phokaia'ya ait çok önemli eserler buldular. Ekrem Akurgal'ın çalışmaları sonucunda, antik kentin Athena Tapınağı ve daha sonraki dönemlere ait birçok tarihi eser gün ışığına çıkarıldı. Ancak, 1989'da başlayan kazı çalışmaları gösterdi ki, Phokaia, o güne kadar bilinenin de ötesinde çok büyük bir antik kent. Ünlü tarihçi Heredot'un bahsettiği kent surunun, bir inşaat temelinin kazısında, rastlantı sonucu ortaya çıkarılışı, arkeoloji çevrelerinin dikkatini bir anda Foça'ya çekti.
Bulunan kent suruna "Herodot Duvarı" adı verildi. Türkiye'dekilerin yanı sıra, çeşitli ülkelerden arkeologlarda Foça'daki Herodot duvarını görmeye geldiler. Bir çok olanaksızlıklara karşın yürütülen kazı çalışmaları, Anadolu'nun en eski tiyatrosunun da (M.Ö 4. Yy.) Foça'da olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bugünkü Foça'nın her yerinde, sokaklarda, binalarda ve tarlalarda, daha ötesi denizde Phokaia'nın çeşitli dönemlerine tanık olmak olası. Örneğin; Liman Kutsal Alanı'ndaki Kybele'ye (M.Ö. 580) ait tapınma yerinin üzerindeki surda, Arkaik, Roma, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerine ait kesitleri bir arada görebilirsiniz.
Osmanlı döneminde yapılmış bir taş binanın herhangi bir yerinde kent surundan alınmış taşlarla karşılaşabilirsiniz. Veya roka, maydanoz satan bir köylünün tezgah gibi kullandığı taşın Roma dönemine ait mermer blok olduğunu görebilirsiniz. Bugüne kadar yapılan arkeolojik kazılarda elde edilen bilgiler, Phokaia'nın, M.Ö. 11. Yüzyılda Aioller tarafından kurulduğunu, M.Ö 9. Yüzyılda kente İonların yerleştiğini ve bu dönemde kenti saran, 5 km. Uzunluğunda bir sur inşa ettiklerini, MÖ. 546'da da Pers Komutanı Harpagos'un kenti işgal ettiğini gösteriyor. Önce Romalıların, ardından Cenevizlilerin ve 1455'te de Osmanlıların eline geçen Foça, Akdeniz, Karadeniz ve Ege sahillerindeki bir çok yerleşimin de anakenti.
Örneğin; denizci bir millet olan Phokaialılar, M.Ö. 6. Yüzyılda Marsilya'yı kurmuşlar. Bugün, Marsilya'da limandan başlayarak birçok yerde Phokaia adına rastlamak mümkün. Samsun, Lapseki, Korsika'daki Alalia, İtalya'da Velia v.b. kentlerin kurucuları da Phokaialılar. Yakın tarihimize baktığımızda da, Foça'dan göçenlerin bu isme ve kente çok bağlı olduklarını görüyoruz. Kurtuluş Savaşı sonrasında Foça'dan ayrılmak zorunda kalan Rumlar, biri Selanik'te ( Nea Phokea- Yeni Foça), diğeri de Atina'nın güneyinde ( Palea Phokea- Eski Foça) olarak adlandırdıkları iki yerleşim oluşturmuşlardır. Yunanistan'daki Foçalılarla Türkiye'dekiler arasında dostluk ilişkileri; Kurtuluş Savaşı öncesinde olduğu gibi sürüyor. Arşipel'in iki yakasındaki Foçalılar arasında dostluk ziyaretleri, günümüzde de sıkça tekrarlanmaktadır. Foça halk söylencesi bakımından hayli zengin bir kültüre sahiptir. Bu söylencelerin en yaygın olanı da Karataş Hikanoi... Rivayet olunur ki her kim Foça'ya gelirde bilmeden Karataş'a ayak basarsa; artık iflah olmaz bir Foça tutkunu olur; hep Foça'yı düşler ve hep gelmek ister.
Kıyılarında balık ve yosun kokusu duyulan bu kentte, canınız çektiği an, her yerde denize atlayıp yüzebilir, sabah çayını ağını onaran bir balıkçı ile paylaşabilirsiniz. Foça'yı görmek bir şans; yaşamak ise bir ayrıcalıktır. Gün batımının her mevsim güzel olduğu Foça'da yelkovan kuşları, martılar, balıkçıllar, ada güvercinleri, tavşanlar, orkinoslar, yunuslar, foklar alıp başka aleme götürür insanı. Foça'ya adını veren foklar, bu kent için özel bir öneme sahiptir. Balıkçılar zaman zaman ağlarını yırtmalarına karşın foklara sevgiyle yaklaşır ve korurlar.
Zaten öyle olmasaydı binlerce yıl nasıl birlikte yaşayabilirlerdi? Akdeniz foku ( Monachus monachus ) bir balık değil. Denizi; beslenmek, ulaşım ve zaman zamanda uyumak için kullanan bir amfibi. Foça adalarında, içinde hava olan mağaralar onların yaşam alanları. Bu mağaralarda yavrularını doğurup, nesillerini sürdürme kavgası veriyorlar. Balıkçıların yanı sıra,
Foça Beledinoi ve Dünya Doğa Vakfı (WWF) fok koruma çalışmalarını birlikte yürütüyorlar. Dünyadaki toplam sayıları 400-450 olarak tahmin edilen Akdeniz fokları için uzmanlar; "eğer 2010 yılında denizlerde halen Akdeniz foku görülebilirse, bu insanlığın başarısı olacaktır" diyerek, Akdeniz fokları için yok oluşun ne kadar yakın bir tehlike olduğuna dikkat çekiyorlar.
Foçalılar 3 bin yıldır denizcidir. Ege'deki en büyük trol filosu Foça'da. Karadeniz'den Foça'ya geçen gırgırlar ise, bölgenin bereketli av verdiğinin bir kanıtı. Orkinoz, Kırlangıç, Kefal, Mezgit, İşkine, Kupez, Kolyoz,
Sinarit, Pisi, Dil, Levrek, Çinekop, Adabeyi, Barbunya, Mercan, Tranca, Çipura, Karagöz, Sargoz, Kalamar, Sübye, Ahtapot, Istakoz, Midye, Akirides, Karides v.b. bütün bu balıkları ve deniz ürünlerini barındıran kaç bölge var acaba? Küçük balıkçılar ise hem limanın, hem de denizin süsü gibiler.
Sandallarını size kiraya verirler ama, yiyecek koyduğunuz naylon torbayı veya inorganik başka bir çöpü sakın denize atmayasınız. Hele ada tavşanlarının çokluğuna bakıp, birini avlamayı aklınızdan bile geçirmeyin. Foça'da dokunulmazlığı olan bir diğer canlı türü de kediler. Sarmanı, tekiri, alacası ile Foça'nın sokaklarını keyif ile dolaşırlar.
Doğa ve insan sevgisi burada iç içe yaşanır. Bakarsınız, sandalda bir kaç kişi ellerinde kancalar, kepçeler denizdeki artıkları topluyor. Bir başka gün çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve askerler kentin çeşitli yerlerine dağılmış temizlik yapıyor veya ağaç dikiyorlar.
Ola ki, yolunuz sizi bugüne kadar hiç Foça'ya getirmedi, bir fırsat yaratmak sizin elinizde. Karataş ise Foça'nın her yerinde...
Bunları Biliyor muydunuz?
• Athena tapınağını korumakla görevli gururlu ve cesur mitolojik yaratıklara Griffon dendiğini
* Yenifoça’nın 1275’te Cenevizliler tarafından kurulduğunu,
• Yeni foça bölgesine yakın bölgede zengin şap madenlerinin bulunduğunu,
• Foça'nın ilk olarak bir İyon yerleşim yeri olduğunu ve denizdeki fazla sayıda yaşayan foklardan dolayı Phokaia (Foça) olarak adlandırıldığını,
• Nesli tükenmekte olan Akdeniz fokunun yaşama alanı olduğunu,
• Homeros’un bahsettiği Siren Kayalıklarının Foça’da olduğunu.
Ayrıca Pansiyon Rehberi.com adresine göz atabilirsiniz; http://www.pansiyonrehberi.com/
Izmir Foça Hakkında Yorum Ekleyin - Paylaşın
Tesis Tarafından Belirtilen Fiyat Bilgisi
| Oda Tipi | Konaklama Tipi | Geçerlilik Tarihi | Oda Fiyatı | Kişi Başı | Tek Kişi | Ek Yatak |
| 2 Kişilik Oda | Oda-Kahvaltı | 27-03-2012 15-06-2012 |
200 | 0 | 0 | 0 |
| Deluxe Oda | Oda-Kahvaltı | 27-03-2012 27-06-2012 |
350 | 0 | 0 | 0 |
| Suite Oda | Oda | 27-03-2012 15-06-2012 |
400 | 0 | 0 | 0 |
Reha Midilli Cad. No:140 Foça / İzmir
Lütfen Oy Veriniz :
Hotel Lola 38 - Foça / İzmir için yorum yazmaktasınız.
Hotel Lola 38 - Foça / İzmir Tüm Yorumları
|
Yorum Sahibi: ömer şen
|
Konaklama Tarihleri : 2012-04-11 - 2012-04-11
|
Yorum Tarihi :
|
|
merhaba. dostlarımız sayesinde oteliniz hakkında bilgi sahibi olduk. inşallah en kısa sürede mekanınızda tatil yapma imkanımız olacaktır. sizden ricam lola kelimesinin etimolojik olarak tam anlamının ne olduğunu iletmeniz. trabzonda da bir küçük şelale var ismi eskiden beri lola... ilginiz için teşekkürler. ömer şen-yazar
|
||
Hotel Lola 38 - Foça / İzmir Tüm Yorumları
|
Yorum Sahibi: SEHER KILIÇ
|
Konaklama Tarihleri : 2011-08-05 - 2011-08-10
|
Yorum Tarihi :
|
|
Geçtiğimiz yıl ilk kez gittiğimiz Lola38 in tutkunu olduk ve bu yıl birkez daha gittik. Aslında çok daha uzun kalacakken sağlık problemim nedeniyle üzülerek erken ayrılmak zorunda kaldık. Çok ince detayları dahi düşünülmüş ,çok şık,çok huzurlu,çok rahat ettiğimiz bir otel.Sahibi ve aynı zamanda işletmecisi olan aile otele ayrı bir değer katıyor.Hepsi çok güleryüzlü,pırıl pırıl insanlar. Kahvaltısı çok şık,arka bahçesi ömrünüze ömür katıyor.
Gürültü yaratmayan,o güzelliğe zarar vermeyecek olan herkese tavsiye ediyorum.
|
||
Hotel Lola 38 - Foça / İzmir Tüm Yorumları
|
Yorum Sahibi: A.Hakan Çetintaş
|
Konaklama Tarihleri : 2011-01-15 - 2011-01-16
|
Yorum Tarihi :
|
|
Mükemmelin adı Eski Foça'da İnanın burası Dünya tatlısı saygın kişilikli bir Aile olağanüstü ilgi seçkin bir hizmet kalitesi yani "Mükemmel ötesi"....artık kendi yerim gibi oldu......hizmet sınırsız......gördüğüm tüm insanlarıma gerek İzmir'de gerek İstanbul'da tavsiye ediyorum....
|
||
Hotel Lola 38 - Foça / İzmir Tüm Yorumları
|
Yorum Sahibi: İbrahim İnan
|
Konaklama Tarihleri : 2010-06-02 - 2010-06-03
|
Yorum Tarihi :
|
|
Lola da kalis tarihimizi tam hatirlayamiyorum haziran gibiydi ama tatillerde ozellikle butik otel tercih eden biri olarak oteli dun gibi hatirliyorum. Focali cok nazik bir ailenin Turkiyenin sayili butik otellerinden birini islettigini soyleyebilirim, dekorasyon, sunum, hizmet ve ince detaylar harika. Butik otel sevenler icin aliskanlik yapabilecek bir yer. Yolunuz focaya duserse yola bir sonraki gun devam edin
|
||






