Antalya Manavgat

Son Otel Yorumları

Alacatin sirin sokaklarinda bulunan bir evimiz old... Yorumlar4 yorum
Merhaba iyi çalışmalar ilginize çok teşkkür ediyor... Yorumlar27 yorum
Açıkçası otel yapılırken bu kadar detaylı bu kadar... Yorumlar1 yorum
Eşsiz dekor, sanat kokan odalar...güleryüzlü perso... Yorumlar2 yorum
Otel Balca'da kaldık. Ve çok memnun kaldık. Temiz ... Yorumlar8 yorum

Üye Otel Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Haberler ve Duyurular

26 Mayıs Cumartesi günü Aya Nikola Kaya Kilisesinin açılış ayinini Rum Ortodox Patriği Sayın Bartholomeus yönetecek.

26 Mayıs Cumartesi günü uzun zamandır harabe halde olan Aya Nikola Kaya Kilisesinin açılış ayini var. Ayini Rum Ortodox Patriği Sayın Bartholomeus yönetecek. Açılış için Yunanistan’dan ziyaretçiler geliyor. Ayini takiben kasaba merkezinde şenlikler düzenlenecek.

MUSTAFAPAŞA – SİNASOS

Tarihi ismi Sinasos olan Mustafapaşa, Kapadokya bölgesinin doğal dokusu en iyi korunmuş olan kasabalarından ve kentsel sit alanı.
Tarihi ve mimari zenginliği geçmişin mirasıdır. Geç Osmanlı döneminde kasaba halkı nakit kazanç sağlamak için Istanbul’a gitmiş, zamanla dönemsel işlerde çalışmak yerine kalıcı işler kurmuş ve sonunda Osmanlı İmparatorluğunun lakerda ve havyar piyasasını ele geçirip (tekelleştirip) Sinasos Loncasını kurmuşlardır. Istanbul’da kazanılan para Sinasos’a yatırım olarak dönmüş ve böylece de tüm Kapadokya bölgesinin en görkemli konakları, okulları ve ibadethaneleri burada yapılmıştır. Bu yapıların bazıları hala ayaktadır ve bir yürüş turunda rahatlıkla görebilirsiniz.

Sinasos’ta refah içerisinde geçen 1800’lü yıllarda nüfus 4,500 Rum ve 1,500 Türkten oluşmaktaymış. Daha sonra 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşları sırasında nüfus azalarak toplam 750 kişi, 600 Rum ve 150 Türk’e düşmüş. Takip eden mübadelede sonrasında ise demografi tamamen değişmiştir.
Mustafapaşa’da dört ayrı nehir vadisi vardır. Balta’nın Yeri diye de bilinen şaşırtıcı Saklı Vadi ve Kapadokya’nın en göz alıcı jeolojik oluşumları, güvercinlikleri ve çok katlı kaya yerleşimleriyle (taş devri rezidansları) muazzam Gomeda Vadisi en ilgi çekenleridir.
Tarihi medrese, Osmanlı ve Cansever Konakları bugün Kapadokya Meslek Yüksekokulunu barındırmaktadır. Bölümleri arasında Mutfak Sanatları, Sivil Havacılık, Otel İşletmeciliği, Geleneksel El Sanatları, Bankacılık ve Sigortacılık bulunmaktadır.

Kapadokya’nın tek özel müzesi, Bebek Müzesi olarak bilinen Kapadokya Sanat ve Tarih Müzesi Mustafapaşadadır. Burada geleneksel bebek sanatımızın en güzel örneklerini, Türk tarih ve kültürünü yansıtan kompozisyonlar içerisinde görebilirsiniz.

Tüm bu güzelliklerle Mustafapaşa’nın kitle turizminin elinden kurtulabilmesi şaşırtıcı ama sevindiricidir. Bunu belki de burada seneler önce açılan otele ve onun hakkında üretilen hayalet hikayelerine borçluyuz. Yatırım biraz da bu hikayelerin etkisiyle uzun soluklu olmamış ve kapılarını kapatmıştı, taa ki Kapadokya Meslek Yüksek Okulu yönetim binası olarak 2000’li yıllarda yeniden açana kadar.

Kapadokya’nın popülerleşen diğer yerleşimlerinin aksine Mustafapaşa’da kırsal yaşam ve Anadolu kültürü devam etmektedir.

2012-05-21 17:43:39

26 Mayıs Cumartesi günü uzun zamandır harabe halde olan Aya Nikola Kaya Kilisesinin açılış ayini var. Ayini Rum Ortodox Patriği Sayın Bartholomeus yönetecek. Açılış için Yunanistan’dan ziyaretçiler geliyor. Ayini takiben kasaba merkezinde şenlikler düzenlenecek.

MUSTAFAPAŞA – SİNASOS

Tarihi ismi Sinasos olan Mustafapaşa, Kapadokya bölgesinin doğal dokusu en iyi korunmuş olan kasabalarından ve kentsel sit alanı.
Tarihi ve mimari zenginliği geçmişin mirasıdır. Geç Osmanlı döneminde kasaba halkı nakit kazanç sağlamak için Istanbul’a gitmiş, zamanla dönemsel işlerde çalışmak yerine kalıcı işler kurmuş ve sonunda Osmanlı İmparatorluğunun lakerda ve havyar piyasasını ele geçirip (tekelleştirip) Sinasos Loncasını kurmuşlardır. Istanbul’da kazanılan para Sinasos’a yatırım olarak dönmüş ve böylece de tüm Kapadokya bölgesinin en görkemli konakları, okulları ve ibadethaneleri burada yapılmıştır. Bu yapıların bazıları hala ayaktadır ve bir yürüş turunda rahatlıkla görebilirsiniz.

Sinasos’ta refah içerisinde geçen 1800’lü yıllarda nüfus 4,500 Rum ve 1,500 Türkten oluşmaktaymış. Daha sonra 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşları sırasında nüfus azalarak toplam 750 kişi, 600 Rum ve 150 Türk’e düşmüş. Takip eden mübadelede sonrasında ise demografi tamamen değişmiştir.
Mustafapaşa’da dört ayrı nehir vadisi vardır. Balta’nın Yeri diye de bilinen şaşırtıcı Saklı Vadi ve Kapadokya’nın en göz alıcı jeolojik oluşumları, güvercinlikleri ve çok katlı kaya yerleşimleriyle (taş devri rezidansları) muazzam Gomeda Vadisi en ilgi çekenleridir.
Tarihi medrese, Osmanlı ve Cansever Konakları bugün Kapadokya Meslek Yüksekokulunu barındırmaktadır. Bölümleri arasında Mutfak Sanatları, Sivil Havacılık, Otel İşletmeciliği, Geleneksel El Sanatları, Bankacılık ve Sigortacılık bulunmaktadır.

Kapadokya’nın tek özel müzesi, Bebek Müzesi olarak bilinen Kapadokya Sanat ve Tarih Müzesi Mustafapaşadadır. Burada geleneksel bebek sanatımızın en güzel örneklerini, Türk tarih ve kültürünü yansıtan kompozisyonlar içerisinde görebilirsiniz.

Tüm bu güzelliklerle Mustafapaşa’nın kitle turizminin elinden kurtulabilmesi şaşırtıcı ama sevindiricidir. Bunu belki de burada seneler önce açılan otele ve onun hakkında üretilen hayalet hikayelerine borçluyuz. Yatırım biraz da bu hikayelerin etkisiyle uzun soluklu olmamış ve kapılarını kapatmıştı, taa ki Kapadokya Meslek Yüksek Okulu yönetim binası olarak 2000’li yıllarda yeniden açana kadar.

Kapadokya’nın popülerleşen diğer yerleşimlerinin aksine Mustafapaşa’da kırsal yaşam ve Anadolu kültürü devam etmektedir.

devamını okumak için tıklayınız.

26 Mayıs Cumartesi günü uzun zamandır harabe halde olan Aya Nikola Kaya Kilisesinin açılış ayini var. Ayini Rum Ortodox Patriği Sayın Bartholomeus yönetecek. Açılış için Yunanistan’dan ziyaretçiler geliyor. Ayini takiben kasaba merkezinde şenlikler düzenlenecek.

MUSTAFAPAŞA – SİNASOS

Tarihi ismi Sinasos olan Mustafapaşa, Kapadokya bölgesinin doğal dokusu en iyi korunmuş olan kasabalarından ve kentsel sit alanı.
Tarihi ve mimari zenginliği geçmişin mirasıdır. Geç Osmanlı döneminde kasaba halkı nakit kazanç sağlamak için Istanbul’a gitmiş, zamanla dönemsel işlerde çalışmak yerine kalıcı işler kurmuş ve sonunda Osmanlı İmparatorluğunun lakerda ve havyar piyasasını ele geçirip (tekelleştirip) Sinasos Loncasını kurmuşlardır. Istanbul’da kazanılan para Sinasos’a yatırım olarak dönmüş ve böylece de tüm Kapadokya bölgesinin en görkemli konakları, okulları ve ibadethaneleri burada yapılmıştır. Bu yapıların bazıları hala ayaktadır ve bir yürüş turunda rahatlıkla görebilirsiniz.

Sinasos’ta refah içerisinde geçen 1800’lü yıllarda nüfus 4,500 Rum ve 1,500 Türkten oluşmaktaymış. Daha sonra 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşları sırasında nüfus azalarak toplam 750 kişi, 600 Rum ve 150 Türk’e düşmüş. Takip eden mübadelede sonrasında ise demografi tamamen değişmiştir.
Mustafapaşa’da dört ayrı nehir vadisi vardır. Balta’nın Yeri diye de bilinen şaşırtıcı Saklı Vadi ve Kapadokya’nın en göz alıcı jeolojik oluşumları, güvercinlikleri ve çok katlı kaya yerleşimleriyle (taş devri rezidansları) muazzam Gomeda Vadisi en ilgi çekenleridir.
Tarihi medrese, Osmanlı ve Cansever Konakları bugün Kapadokya Meslek Yüksekokulunu barındırmaktadır. Bölümleri arasında Mutfak Sanatları, Sivil Havacılık, Otel İşletmeciliği, Geleneksel El Sanatları, Bankacılık ve Sigortacılık bulunmaktadır.

Kapadokya’nın tek özel müzesi, Bebek Müzesi olarak bilinen Kapadokya Sanat ve Tarih Müzesi Mustafapaşadadır. Burada geleneksel bebek sanatımızın en güzel örneklerini, Türk tarih ve kültürünü yansıtan kompozisyonlar içerisinde görebilirsiniz.

Tüm bu güzelliklerle Mustafapaşa’nın kitle turizminin elinden kurtulabilmesi şaşırtıcı ama sevindiricidir. Bunu belki de burada seneler önce açılan otele ve onun hakkında üretilen hayalet hikayelerine borçluyuz. Yatırım biraz da bu hikayelerin etkisiyle uzun soluklu olmamış ve kapılarını kapatmıştı, taa ki Kapadokya Meslek Yüksek Okulu yönetim binası olarak 2000’li yıllarda yeniden açana kadar.

Kapadokya’nın popülerleşen diğer yerleşimlerinin aksine Mustafapaşa’da kırsal yaşam ve Anadolu kültürü devam etmektedir.

19 Mayis Piyano & Keman - May 19th Piano & Violin

Bodrum da yaz geceleri basliyor, her yerde bir telas. Her sey misafirlerimizi agirlamak, Özel bir seyler sunabilmek için.  Bu hafta sonu sanat galerilerinde bir çok sergi, Karsanat in organize ettigi Jazz Festivali ve birçok baska etkinlik var, bunlari gezip görmeli dinlemelisiniz,  ama yemege bize gelmelisiniz. Çünkü bizde hem özel bir menü, hem de Yarbasan Tas Evlerinin essiz dinginliginde akustik canli  müzik var.  Degerli sanatçilar Nihan Atlig Simpson piyanoya ses verirken,  Zeynep Sema Çelebi Kemani ve güzel sesiyle Yarbasan Tas Evleri meydanini senlendirecek. Çigan müzigi ile baslayip,  film müzikleriyle geceyi unutulmaz kilacaklar.

Kendilerini DuoDonna olarak adlandiran sanatçilarimizi eminim yakindan taniyorsunuz, Nihan Atlig Simpson Yeni  kusaktan bir kadin bestecimiz olup , yaratici çalismalarinin yani sira  uzun yillar  Istanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuari kompozisyon bölümünde ögretim üyesi olarak görev yapmistir ve pek çok ögrenci yetistirmistir. Zeynep Sema Çelebi ise Istanbul Devlet Konservatuari  keman ana sanat dali mezunu olup, Istanbul belediye tiyatrolarinda ve Antalya devlet senfoni  orkestrasinda görev yapmistir. Bizim sansimiz ise onlari burada birlikte dinleyebilmek olacaktir.
 
19 Mayis Cumartesi saat 20:30

Menu : Çilek ile tatlandirilmis Ispanak ve Pancar sapi salatasi * Cevizli iç bakla * Zeytinyagli yeni dünya *  Zeytinyagli Enginar * Deniz Börülcesi yataginda Somon Carpaccio * Hardal Soslu karidesli Levrek veya Pastirma soslu Piruhi * Kaymakli ev baklavasi veya karadut soslu konyakli dondurma
Kisi basi : 65 TL ( Içkiler Hariç )
 
Rezervasyon için 0532 2482479 u arayabilir veya sofra@erenler-sofrasina e-mail gönderebilirsiniz bekliyoruz.
Saygilarimizla,
Asli Mutlu
www.erenler-sofrasi.com             www.yarbasanholidayhomes.com
 
 
 
Dear Friends,
 
There are many world class events going on in Bodrum nowadays,  Galleries are housing new exhibitions and the Jazz festival Organised by the Caria Foundation is taking place, you have plenty of things to do. Please take advantage of these cultural events there is so much effort on bringing these together for all of us to appreciate.  For dinner on Saturday May 19th, though  you should be joining us here at Erenler Sofrasi, since we have great live music and a gourmet menu that you will enjoy. Our guest performers Nihan Atlig Simpson will be on the Piano and Zeynep Sema Çelebi on the violin,  they will start with gypsey music and go on with film musics. Both of these ladies are from very reputable music schools in Turkey and are both teachers of music to young talents at the same time, they are calling themselves the DuoDonna. It will be another great night at Yarbasan.
 
May 19th Saturday at 8.30 pm
Menu : Spinach and Beat leave salad topped with strawberries* Fava Beans with walnuts* Laquats cooked in olive oil* Arthicoke hearts & onion flowers* Salmon Carpaccio served with  Samphire*  Sea Bass and shrimps served with mustard sauce or Cheese Ravioli served with pastrami sauce * Home made baklava served with clotted cream or ice cream cognac served with black mullberry sauce
65 TL per person ( excluding drinks )
For reservations please call 0532 2482479 or send us an e-mail to sofra@erenler-sofrasi.com

2012-05-16 11:19:47

Bodrum da yaz geceleri basliyor, her yerde bir telas. Her sey misafirlerimizi agirlamak, Özel bir seyler sunabilmek için.  Bu hafta sonu sanat galerilerinde bir çok sergi, Karsanat in organize ettigi Jazz Festivali ve birçok baska etkinlik var, bunlari gezip görmeli dinlemelisiniz,  ama yemege bize gelmelisiniz. Çünkü bizde hem özel bir menü, hem de Yarbasan Tas Evlerinin essiz dinginliginde akustik canli  müzik var.  Degerli sanatçilar Nihan Atlig Simpson piyanoya ses verirken,  Zeynep Sema Çelebi Kemani ve güzel sesiyle Yarbasan Tas Evleri meydanini senlendirecek. Çigan müzigi ile baslayip,  film müzikleriyle geceyi unutulmaz kilacaklar.

Kendilerini DuoDonna olarak adlandiran sanatçilarimizi eminim yakindan taniyorsunuz, Nihan Atlig Simpson Yeni  kusaktan bir kadin bestecimiz olup , yaratici çalismalarinin yani sira  uzun yillar  Istanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuari kompozisyon bölümünde ögretim üyesi olarak görev yapmistir ve pek çok ögrenci yetistirmistir. Zeynep Sema Çelebi ise Istanbul Devlet Konservatuari  keman ana sanat dali mezunu olup, Istanbul belediye tiyatrolarinda ve Antalya devlet senfoni  orkestrasinda görev yapmistir. Bizim sansimiz ise onlari burada birlikte dinleyebilmek olacaktir.
 
19 Mayis Cumartesi saat 20:30

Menu : Çilek ile tatlandirilmis Ispanak ve Pancar sapi salatasi * Cevizli iç bakla * Zeytinyagli yeni dünya *  Zeytinyagli Enginar * Deniz Börülcesi yataginda Somon Carpaccio * Hardal Soslu karidesli Levrek veya Pastirma soslu Piruhi * Kaymakli ev baklavasi veya karadut soslu konyakli dondurma
Kisi basi : 65 TL ( Içkiler Hariç )
 
Rezervasyon için 0532 2482479 u arayabilir veya sofra@erenler-sofrasina e-mail gönderebilirsiniz bekliyoruz.
Saygilarimizla,
Asli Mutlu
www.erenler-sofrasi.com             www.yarbasanholidayhomes.com
 
 
 
Dear Friends,
 
There are many world class events going on in Bodrum nowadays,  Galleries are housing new exhibitions and the Jazz festival Organised by the Caria Foundation is taking place, you have plenty of things to do. Please take advantage of these cultural events there is so much effort on bringing these together for all of us to appreciate.  For dinner on Saturday May 19th, though  you should be joining us here at Erenler Sofrasi, since we have great live music and a gourmet menu that you will enjoy. Our guest performers Nihan Atlig Simpson will be on the Piano and Zeynep Sema Çelebi on the violin,  they will start with gypsey music and go on with film musics. Both of these ladies are from very reputable music schools in Turkey and are both teachers of music to young talents at the same time, they are calling themselves the DuoDonna. It will be another great night at Yarbasan.
 
May 19th Saturday at 8.30 pm
Menu : Spinach and Beat leave salad topped with strawberries* Fava Beans with walnuts* Laquats cooked in olive oil* Arthicoke hearts & onion flowers* Salmon Carpaccio served with  Samphire*  Sea Bass and shrimps served with mustard sauce or Cheese Ravioli served with pastrami sauce * Home made baklava served with clotted cream or ice cream cognac served with black mullberry sauce
65 TL per person ( excluding drinks )
For reservations please call 0532 2482479 or send us an e-mail to sofra@erenler-sofrasi.com

devamını okumak için tıklayınız.

Bodrum da yaz geceleri basliyor, her yerde bir telas. Her sey misafirlerimizi agirlamak, Özel bir seyler sunabilmek için.  Bu hafta sonu sanat galerilerinde bir çok sergi, Karsanat in organize ettigi Jazz Festivali ve birçok baska etkinlik var, bunlari gezip görmeli dinlemelisiniz,  ama yemege bize gelmelisiniz. Çünkü bizde hem özel bir menü, hem de Yarbasan Tas Evlerinin essiz dinginliginde akustik canli  müzik var.  Degerli sanatçilar Nihan Atlig Simpson piyanoya ses verirken,  Zeynep Sema Çelebi Kemani ve güzel sesiyle Yarbasan Tas Evleri meydanini senlendirecek. Çigan müzigi ile baslayip,  film müzikleriyle geceyi unutulmaz kilacaklar.

Kendilerini DuoDonna olarak adlandiran sanatçilarimizi eminim yakindan taniyorsunuz, Nihan Atlig Simpson Yeni  kusaktan bir kadin bestecimiz olup , yaratici çalismalarinin yani sira  uzun yillar  Istanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuari kompozisyon bölümünde ögretim üyesi olarak görev yapmistir ve pek çok ögrenci yetistirmistir. Zeynep Sema Çelebi ise Istanbul Devlet Konservatuari  keman ana sanat dali mezunu olup, Istanbul belediye tiyatrolarinda ve Antalya devlet senfoni  orkestrasinda görev yapmistir. Bizim sansimiz ise onlari burada birlikte dinleyebilmek olacaktir.
 
19 Mayis Cumartesi saat 20:30

Menu : Çilek ile tatlandirilmis Ispanak ve Pancar sapi salatasi * Cevizli iç bakla * Zeytinyagli yeni dünya *  Zeytinyagli Enginar * Deniz Börülcesi yataginda Somon Carpaccio * Hardal Soslu karidesli Levrek veya Pastirma soslu Piruhi * Kaymakli ev baklavasi veya karadut soslu konyakli dondurma
Kisi basi : 65 TL ( Içkiler Hariç )
 
Rezervasyon için 0532 2482479 u arayabilir veya sofra@erenler-sofrasina e-mail gönderebilirsiniz bekliyoruz.
Saygilarimizla,
Asli Mutlu
www.erenler-sofrasi.com             www.yarbasanholidayhomes.com
 
 
 
Dear Friends,
 
There are many world class events going on in Bodrum nowadays,  Galleries are housing new exhibitions and the Jazz festival Organised by the Caria Foundation is taking place, you have plenty of things to do. Please take advantage of these cultural events there is so much effort on bringing these together for all of us to appreciate.  For dinner on Saturday May 19th, though  you should be joining us here at Erenler Sofrasi, since we have great live music and a gourmet menu that you will enjoy. Our guest performers Nihan Atlig Simpson will be on the Piano and Zeynep Sema Çelebi on the violin,  they will start with gypsey music and go on with film musics. Both of these ladies are from very reputable music schools in Turkey and are both teachers of music to young talents at the same time, they are calling themselves the DuoDonna. It will be another great night at Yarbasan.
 
May 19th Saturday at 8.30 pm
Menu : Spinach and Beat leave salad topped with strawberries* Fava Beans with walnuts* Laquats cooked in olive oil* Arthicoke hearts & onion flowers* Salmon Carpaccio served with  Samphire*  Sea Bass and shrimps served with mustard sauce or Cheese Ravioli served with pastrami sauce * Home made baklava served with clotted cream or ice cream cognac served with black mullberry sauce
65 TL per person ( excluding drinks )
For reservations please call 0532 2482479 or send us an e-mail to sofra@erenler-sofrasi.com

Çiğdemhan Otel - Kemer / Antalya - 4 gece kal 3 gece öde promosyonu veya 3 gece kal 2 gece öde

Otelimizi yeniledik. Gelip, görmeniz için 4 gece kalan 3 gece, 3 gece kalan 2 gece fiyatı ödesin dedik. (Mayıs ayı için) 1 kişi oda+kahvaltı 40
tl., 2 kişi oda+kahvaltı 70 tl.

Bu dönemde sürpriz aktiviteler de sizleri bekliyor.

2012-05-16 11:10:30

Otelimizi yeniledik. Gelip, görmeniz için 4 gece kalan 3 gece, 3 gece kalan 2 gece fiyatı ödesin dedik. (Mayıs ayı için) 1 kişi oda+kahvaltı 40
tl., 2 kişi oda+kahvaltı 70 tl.

Bu dönemde sürpriz aktiviteler de sizleri bekliyor.

devamını okumak için tıklayınız.

Otelimizi yeniledik. Gelip, görmeniz için 4 gece kalan 3 gece, 3 gece kalan 2 gece fiyatı ödesin dedik. (Mayıs ayı için) 1 kişi oda+kahvaltı 40
tl., 2 kişi oda+kahvaltı 70 tl.

Bu dönemde sürpriz aktiviteler de sizleri bekliyor.

Bozcaada Uçurtma Festivali ve Şenliği 2012

UÇURTMA ŞENLİĞİ 20 MAYIS’TA

Bu sene 3.sünün düzenleneceği uçurtma şenliğinin tarihi belirlendi. 20 Mayıs’ta gerçekleştirilecek şenlikte birbirinden renkli ve güzel uçurtmalarla adadaki konuklara güzel zamanlar yaşatılması planlanıyor. Uçurtmalar Belediye Başkanlığı tarafından 20 Mayıs 2012 tarihinde kale içinde dağıtılacak.

İsteyenler kendi uçurtmaları ile şenliğe katılabilir. Çeşitli katagorilerde yarışmalar ve uçurtma gösterisi yapılacaktır. Tüm çocuk, genç ve yetişkinleri uçurtma şenliğine bekliyoruz.

Bozcaada Otelleri için tıklayınız. www.kucukoteller.com.tr/tag-bozcaada-otel

2012-05-16 11:08:58

UÇURTMA ŞENLİĞİ 20 MAYIS’TA

Bu sene 3.sünün düzenleneceği uçurtma şenliğinin tarihi belirlendi. 20 Mayıs’ta gerçekleştirilecek şenlikte birbirinden renkli ve güzel uçurtmalarla adadaki konuklara güzel zamanlar yaşatılması planlanıyor. Uçurtmalar Belediye Başkanlığı tarafından 20 Mayıs 2012 tarihinde kale içinde dağıtılacak.

İsteyenler kendi uçurtmaları ile şenliğe katılabilir. Çeşitli katagorilerde yarışmalar ve uçurtma gösterisi yapılacaktır. Tüm çocuk, genç ve yetişkinleri uçurtma şenliğine bekliyoruz.

Bozcaada Otelleri için tıklayınız. www.kucukoteller.com.tr/tag-bozcaada-otel

devamını okumak için tıklayınız.

UÇURTMA ŞENLİĞİ 20 MAYIS’TA

Bu sene 3.sünün düzenleneceği uçurtma şenliğinin tarihi belirlendi. 20 Mayıs’ta gerçekleştirilecek şenlikte birbirinden renkli ve güzel uçurtmalarla adadaki konuklara güzel zamanlar yaşatılması planlanıyor. Uçurtmalar Belediye Başkanlığı tarafından 20 Mayıs 2012 tarihinde kale içinde dağıtılacak.

İsteyenler kendi uçurtmaları ile şenliğe katılabilir. Çeşitli katagorilerde yarışmalar ve uçurtma gösterisi yapılacaktır. Tüm çocuk, genç ve yetişkinleri uçurtma şenliğine bekliyoruz.

Bozcaada Otelleri için tıklayınız. www.kucukoteller.com.tr/tag-bozcaada-otel

İksir Resort dan Unutulmaz Bir Anneler Günü!

İksir Resort Town Tatil Kasabası, Anneler Günü’nü kutlamaya hazırlanıyor. Çocukların anneleri için özel hediyeler hazırlayacağı ve daha birçok sürprizden oluşacak olan bu anlamlı günde çocukları ve annelerini unutamayacakları bir gün bekliyor. Çocuklar eğlenceye doyarken, anneler ise özel bakım, masajlar ve hediyelerle bu mutlu günün tadını çıkaracaklar. Bu keyifli ve unutulmaz anları yaşamak için İksir Resort Town Tatil Kasabası’na bekliyoruz!
İksir Sizi Gençleşmeye ve Yenilenmeye Davet Ediyor!
İksir Resort Town’a, enerji depolamak, farklı birçok aktivitede bulunmak, doğal ve yöresel ürünlerle bol ve lezzetli bir kahvaltıyla güne başlamak ve gençlik iksirinin sırrını çözmek ister misiniz? Gençler ve kendini genç hissedenler, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı haftasında birbirinden farklı aktiviteler ile doludizgin vakit geçirip eğlencenin doruğuna varmak için,  Gençlik ve Spor İksir’i ile Gençleşmeye ve Yenilenmeye davetlisiniz!
Bedeniniz ve Ruhunuz Yaza Formda Girsin!
Yaza formda girmenin, gençlik iksirinin, bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirmenin yolu İksir Resort Town Daday’dan geçiyor. Fitness Salonu, Yüzme havuzu, Türk hamamı, Spa Merkezi, Sauna ve vücudunuzu rahatlatacak çeşitli masajlarla kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedeceksiniz. Ballıdağ’ın bol oksijenli büyülü atmosferinde yürüyüşler yaparak yaza formda girmenin keyfini yaşayacaksınız. İksir Resort Town Daday, sizi hayalinizdeki huzur yolculuğuna çıkarıyor!
Batı Karadeniz’in ormanlarla kaplı Ballıdağ eteğinde cennetten bir parça olan Daday Vadisi’nde bir tatil ve yaşam kasabası: İksir Resort Town. Uçsuz bucaksız binbir ton yeşilin, sarının, turuncunun, mavinin tek karede olduğu, Kastamonu Daday’daki İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası, cennetten bir köşe olarak ‘Yaşam İksiri’ni sunuyor. Aydın ailesi; hayallerindeki yaşamı, memleketleri Kastamonu Daday’da hayata geçirmek için yola çıkıyorlar. Bazen temiz havada yürüyüp sakinleşmek, bazen atla yaylalarda dolaşmak, bazen de kano keyfi sürmek; düşündükleri yaşam ve tatili, aynı zamanda doğa düşkünü ve doğaya saygılı dostları ile paylaşmak istemeleri, İksir Resort Town’ın doğmasını sağlıyor.
 Bol oksijeniyle ciğerlerinizi açan, görselliğiyle ufkunuzu genişleten, 50’nin üzerinde aktivitesiyle yaşamınızı renklendiren İksir Resort Town, 5 duyuya hitap ediyor; hem bedeninizi hem ruhunuzu besliyor. Etkinlik konusunda oldukça geniş bir yelpazeye sahip İksir Resort Town, her zevke hitap ediyor. Binicilik ve atlı sporlar, bisiklet, petank, balık avı, kızak gezisi, voleybol, buggy araba yarışları, yüzme ve daha birçok alanda spor aktivitelerinden yararlanabiliyorsunuz. Dağ yürüyüşleri, Jeep ve ATV turları, fotoğrafçılık (gece ve gündüz turları) ve kısa metrajlı doğa çekimleri, fayton gezileri, Kastamonu çevre gezileri, araçlarla doğa gezileri gibi etkinlikler de tesis tarafından düzenleniyor. Hem doğa hem de sanatla iç içe olmak isteyen misafirler için uçurtma yapımı, sanatsal obje tasarımları, yarışmalar ve sergiler, ahşap oymacılığı sanatını tanıma, sepet yapımı gibi etkinlikler de yer alıyor. Canlı müzik, şarap partileri, doğa fotoğrafçılığı ve film çekimi yarışmaları, masa tenisi gibi etkinliklerle İksir Resort Town’da eğlence de eksik olmuyor. 
Aktivite dolu bir yaşam kasabası kurduklarını anlatan İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası Yönetim Kurulu Başkanı İksir Sema Aydın, “Doğa ve insana saygı felsefesinden yola çıkarak, ‘Yaşam iksiri’ formülünü hazırladık. Doğa, tarih, kültür, spor, hobi, yerel yaşam, doğal beslenme ve 365 günün gizemini yorumlayarak çok alternatifli yeni tatil anlayışını hayata geçirdik. Böylece her yaşa ve değişik  ilgi alanlarına sahip misafirlerimiz tatillerinde yeni deneyimler yaşayabiliyorlar” diyor.

Telefon 1 :+90 366 616 10 16
Telefon 2 :+90 532 302 91 84
Adres: Daday Kelebek Mah. 37860 Daday - Kastamonu
Web Adresi 2:
2012-05-10 15:36:39

İksir Resort Town Tatil Kasabası, Anneler Günü’nü kutlamaya hazırlanıyor. Çocukların anneleri için özel hediyeler hazırlayacağı ve daha birçok sürprizden oluşacak olan bu anlamlı günde çocukları ve annelerini unutamayacakları bir gün bekliyor. Çocuklar eğlenceye doyarken, anneler ise özel bakım, masajlar ve hediyelerle bu mutlu günün tadını çıkaracaklar. Bu keyifli ve unutulmaz anları yaşamak için İksir Resort Town Tatil Kasabası’na bekliyoruz!
İksir Sizi Gençleşmeye ve Yenilenmeye Davet Ediyor!
İksir Resort Town’a, enerji depolamak, farklı birçok aktivitede bulunmak, doğal ve yöresel ürünlerle bol ve lezzetli bir kahvaltıyla güne başlamak ve gençlik iksirinin sırrını çözmek ister misiniz? Gençler ve kendini genç hissedenler, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı haftasında birbirinden farklı aktiviteler ile doludizgin vakit geçirip eğlencenin doruğuna varmak için,  Gençlik ve Spor İksir’i ile Gençleşmeye ve Yenilenmeye davetlisiniz!
Bedeniniz ve Ruhunuz Yaza Formda Girsin!
Yaza formda girmenin, gençlik iksirinin, bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirmenin yolu İksir Resort Town Daday’dan geçiyor. Fitness Salonu, Yüzme havuzu, Türk hamamı, Spa Merkezi, Sauna ve vücudunuzu rahatlatacak çeşitli masajlarla kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedeceksiniz. Ballıdağ’ın bol oksijenli büyülü atmosferinde yürüyüşler yaparak yaza formda girmenin keyfini yaşayacaksınız. İksir Resort Town Daday, sizi hayalinizdeki huzur yolculuğuna çıkarıyor!
Batı Karadeniz’in ormanlarla kaplı Ballıdağ eteğinde cennetten bir parça olan Daday Vadisi’nde bir tatil ve yaşam kasabası: İksir Resort Town. Uçsuz bucaksız binbir ton yeşilin, sarının, turuncunun, mavinin tek karede olduğu, Kastamonu Daday’daki İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası, cennetten bir köşe olarak ‘Yaşam İksiri’ni sunuyor. Aydın ailesi; hayallerindeki yaşamı, memleketleri Kastamonu Daday’da hayata geçirmek için yola çıkıyorlar. Bazen temiz havada yürüyüp sakinleşmek, bazen atla yaylalarda dolaşmak, bazen de kano keyfi sürmek; düşündükleri yaşam ve tatili, aynı zamanda doğa düşkünü ve doğaya saygılı dostları ile paylaşmak istemeleri, İksir Resort Town’ın doğmasını sağlıyor.
 Bol oksijeniyle ciğerlerinizi açan, görselliğiyle ufkunuzu genişleten, 50’nin üzerinde aktivitesiyle yaşamınızı renklendiren İksir Resort Town, 5 duyuya hitap ediyor; hem bedeninizi hem ruhunuzu besliyor. Etkinlik konusunda oldukça geniş bir yelpazeye sahip İksir Resort Town, her zevke hitap ediyor. Binicilik ve atlı sporlar, bisiklet, petank, balık avı, kızak gezisi, voleybol, buggy araba yarışları, yüzme ve daha birçok alanda spor aktivitelerinden yararlanabiliyorsunuz. Dağ yürüyüşleri, Jeep ve ATV turları, fotoğrafçılık (gece ve gündüz turları) ve kısa metrajlı doğa çekimleri, fayton gezileri, Kastamonu çevre gezileri, araçlarla doğa gezileri gibi etkinlikler de tesis tarafından düzenleniyor. Hem doğa hem de sanatla iç içe olmak isteyen misafirler için uçurtma yapımı, sanatsal obje tasarımları, yarışmalar ve sergiler, ahşap oymacılığı sanatını tanıma, sepet yapımı gibi etkinlikler de yer alıyor. Canlı müzik, şarap partileri, doğa fotoğrafçılığı ve film çekimi yarışmaları, masa tenisi gibi etkinliklerle İksir Resort Town’da eğlence de eksik olmuyor. 
Aktivite dolu bir yaşam kasabası kurduklarını anlatan İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası Yönetim Kurulu Başkanı İksir Sema Aydın, “Doğa ve insana saygı felsefesinden yola çıkarak, ‘Yaşam iksiri’ formülünü hazırladık. Doğa, tarih, kültür, spor, hobi, yerel yaşam, doğal beslenme ve 365 günün gizemini yorumlayarak çok alternatifli yeni tatil anlayışını hayata geçirdik. Böylece her yaşa ve değişik  ilgi alanlarına sahip misafirlerimiz tatillerinde yeni deneyimler yaşayabiliyorlar” diyor.

Telefon 1 :+90 366 616 10 16
Telefon 2 :+90 532 302 91 84
Adres: Daday Kelebek Mah. 37860 Daday - Kastamonu
Web Adresi 2:
devamını okumak için tıklayınız.

İksir Resort Town Tatil Kasabası, Anneler Günü’nü kutlamaya hazırlanıyor. Çocukların anneleri için özel hediyeler hazırlayacağı ve daha birçok sürprizden oluşacak olan bu anlamlı günde çocukları ve annelerini unutamayacakları bir gün bekliyor. Çocuklar eğlenceye doyarken, anneler ise özel bakım, masajlar ve hediyelerle bu mutlu günün tadını çıkaracaklar. Bu keyifli ve unutulmaz anları yaşamak için İksir Resort Town Tatil Kasabası’na bekliyoruz!
İksir Sizi Gençleşmeye ve Yenilenmeye Davet Ediyor!
İksir Resort Town’a, enerji depolamak, farklı birçok aktivitede bulunmak, doğal ve yöresel ürünlerle bol ve lezzetli bir kahvaltıyla güne başlamak ve gençlik iksirinin sırrını çözmek ister misiniz? Gençler ve kendini genç hissedenler, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı haftasında birbirinden farklı aktiviteler ile doludizgin vakit geçirip eğlencenin doruğuna varmak için,  Gençlik ve Spor İksir’i ile Gençleşmeye ve Yenilenmeye davetlisiniz!
Bedeniniz ve Ruhunuz Yaza Formda Girsin!
Yaza formda girmenin, gençlik iksirinin, bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirmenin yolu İksir Resort Town Daday’dan geçiyor. Fitness Salonu, Yüzme havuzu, Türk hamamı, Spa Merkezi, Sauna ve vücudunuzu rahatlatacak çeşitli masajlarla kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedeceksiniz. Ballıdağ’ın bol oksijenli büyülü atmosferinde yürüyüşler yaparak yaza formda girmenin keyfini yaşayacaksınız. İksir Resort Town Daday, sizi hayalinizdeki huzur yolculuğuna çıkarıyor!
Batı Karadeniz’in ormanlarla kaplı Ballıdağ eteğinde cennetten bir parça olan Daday Vadisi’nde bir tatil ve yaşam kasabası: İksir Resort Town. Uçsuz bucaksız binbir ton yeşilin, sarının, turuncunun, mavinin tek karede olduğu, Kastamonu Daday’daki İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası, cennetten bir köşe olarak ‘Yaşam İksiri’ni sunuyor. Aydın ailesi; hayallerindeki yaşamı, memleketleri Kastamonu Daday’da hayata geçirmek için yola çıkıyorlar. Bazen temiz havada yürüyüp sakinleşmek, bazen atla yaylalarda dolaşmak, bazen de kano keyfi sürmek; düşündükleri yaşam ve tatili, aynı zamanda doğa düşkünü ve doğaya saygılı dostları ile paylaşmak istemeleri, İksir Resort Town’ın doğmasını sağlıyor.
 Bol oksijeniyle ciğerlerinizi açan, görselliğiyle ufkunuzu genişleten, 50’nin üzerinde aktivitesiyle yaşamınızı renklendiren İksir Resort Town, 5 duyuya hitap ediyor; hem bedeninizi hem ruhunuzu besliyor. Etkinlik konusunda oldukça geniş bir yelpazeye sahip İksir Resort Town, her zevke hitap ediyor. Binicilik ve atlı sporlar, bisiklet, petank, balık avı, kızak gezisi, voleybol, buggy araba yarışları, yüzme ve daha birçok alanda spor aktivitelerinden yararlanabiliyorsunuz. Dağ yürüyüşleri, Jeep ve ATV turları, fotoğrafçılık (gece ve gündüz turları) ve kısa metrajlı doğa çekimleri, fayton gezileri, Kastamonu çevre gezileri, araçlarla doğa gezileri gibi etkinlikler de tesis tarafından düzenleniyor. Hem doğa hem de sanatla iç içe olmak isteyen misafirler için uçurtma yapımı, sanatsal obje tasarımları, yarışmalar ve sergiler, ahşap oymacılığı sanatını tanıma, sepet yapımı gibi etkinlikler de yer alıyor. Canlı müzik, şarap partileri, doğa fotoğrafçılığı ve film çekimi yarışmaları, masa tenisi gibi etkinliklerle İksir Resort Town’da eğlence de eksik olmuyor. 
Aktivite dolu bir yaşam kasabası kurduklarını anlatan İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası Yönetim Kurulu Başkanı İksir Sema Aydın, “Doğa ve insana saygı felsefesinden yola çıkarak, ‘Yaşam iksiri’ formülünü hazırladık. Doğa, tarih, kültür, spor, hobi, yerel yaşam, doğal beslenme ve 365 günün gizemini yorumlayarak çok alternatifli yeni tatil anlayışını hayata geçirdik. Böylece her yaşa ve değişik  ilgi alanlarına sahip misafirlerimiz tatillerinde yeni deneyimler yaşayabiliyorlar” diyor.

Telefon 1 :+90 366 616 10 16
Telefon 2 :+90 532 302 91 84
Adres: Daday Kelebek Mah. 37860 Daday - Kastamonu
Web Adresi 2:
Haber Arşivi
Antalya Manavgat Otelleri
Antalya Manavgat Otelleri ve çevresi Exclusive önerilerinden
haberdar olmak için mail listemize üye olun!
Manavgat otel ve Manavgat otelleri tanıtımlarının yapıldığı, Antalya Manavgat otel ve Antalya Manavgat da ki oteller hakkında Editör yorumlarının, otel fiyatlarının, fotoğrafların ve rezervasyon imkanının sunulduğu Manavgat Butik otelleri sayfası Küçük Oteller

Seçmiş olduğunuz Şehir ve Mevkiide arama kriterlerinize uygun bir tesis bulunamamıştır.

Anasayfaya dönmek için tıklayınız. Kategori Sayfasına Dönmek için TIKLAYINIZ

Antalya-Manavgat Şehir Rehberi

Antalya - Manavgat:

Yapılan araştırmalar, bölgede paleolitik çağdan zamanımıza kadar süren bir uygarlığın varlığını göstermektedir. Karataş-Semahüyük kazılarında "Bronz Çağı" na ait yeni bilgiler elde edilmiştir.

1946 yılına kadar bilimsel nitelikli kazı ve araştırmalar yapılmadığından, objektif bilgiler yetersiz, mevcutlar da efsanevi ihtimallerden öteye geçememiştir. Side -Bucakşeyhler köyü kuzeyindeki "SELEVKİA" da , 1946 yılında yapılan ilk ciddi ve bilimsel araştırmalar, teknik ve ekonomik sebeplerden dolayı yeterli olamamıştır.
Bugünkü Manavgat, kuzeyde Toroslar , güneyde Akdeniz, doğuda Alaraçayı, batıda Köprüçayı ile çevrili olan Antik Pamphilia'nın (Pamfilya) doğu kısımlarıdır.

Bölgemizin tarihi (Antalya) , M.Ö. 14. ve 15. Y.Y. da Greek efsanelerine göre değerlendirilir. Bu y.y. da Miken Kolonileri'nin Pamfilya sahillerine indiği söylenirse de, bu olay henüz kesinlik kazanmamıştır. İlk yerleşim hareketleri M.Ö. 7. ve 8. Y.Y. da Akdeniz kıyılarında başlamıştır. Greek Kolonilerinin ilk kenti Pihaselistir. (M.Ö. 690) Bu şehrin kuruluşunu Side takip etmiştir.Antalya Karain mağarasındaki yaşam M.Ö. 50.000yıl öncesinde var olduğuna göre, Karain ve civarında yaşayan Paleolitik çağı insanı, iki veya üç günlük uzaklıkta olan bu bölgelerde de mutlaka yaşamışlardır. Müzelerimizdeki kaynaklar, yapıt ve tarihi kalıntılar, kesin tespitler için bize daha çok yardımcı olmaktadır.Torosların güneyinde, kuzeyindeki Isparta ve Burdur illeri sınırları içindeki gibi Neolitik, Kalkolitik ve Tunç çağları kalıntılarını içeren Prehistorik höyükler yok ama, daha önceki Paleolitik çağa ait bir çok kalıntılar vardır.

ANTİK DÖNEMDE MANAVGAT
Antik dönemlerde Pamfilya' doğu kısmı, Manavgat bölgesi hakkında en eski kaynak Hititlerin çivi yazılı tabletlerinde görülmektedir. Hitit kaynaklarına göre Akhiyavalar'ın bu bölgede yaşadıkları (M.Ö. 1600-1200) ve Luvicce adlı bir dilin konuşulduğu belirtilmektedir. Hatta Hitit Kralı II. Murşilin anallerinde (Kralın yaptıklarını anlatan yıllıklar) "II. Murşilin M.Ö. 1400 yıllarında Kilikya' ya girdiği 6000 kişiyi öldürerek Pamfilya şehir devletlerini alarak geri döndüğü "yazılıdır.M.Ö. 14. ve 13. y.y. başlarında Yunanistan'ın Arkadia kavimler göçüyle gelen Akhalar tarafından istila edilmeye başladığı ve Akhaların getirdiği Arkadia - Greek lehçesiyle burada yaşayan yerli unsurların (dilin) Hititçe -Luvice'nin kaynaştığı, Side' de ele geçen ve bugün Side Müzesinde sergilene yazılı kaynaklar nedeniyle Araştırmacı-Arkeologların SİDECE adını koyduğu bir dilin ortaya çıktığı görülmektedir. Antik Pamfilya bölgesi M.Ö. 8. ve 7. y.y. da ikinci kez Batı Anadolulu Aiol ve İyon kafileleri tarafından kolonizasyon hareketlerine maruz kalmıştır. Bu hareketler sırasında Ege'deki Kymeliler (İzmir Aliağa yakınında bir İyon kenti) Antik Side şehrini bir Koloni şehri olarak kurmuşlardır.Turuva Savaşı sırasındaki bu kavimlerin göçü ve kolonizasyon hareketleri sonunda yeni gelenler ile yerli halk, yavaş yavaş karışıp kaynaşmış ve Hellenleşen şehir devletleri (Yunanca "POLİS") ortaya çıkmıştır. Bugünkü Manavgat ilçe sınırları içindeki antik şehirlerin bir çoğu bu dönemde kurulmuştur. Heredot'a göre; Akdeniz sahillerine yerleşim daha eskilere M.Ö. 2000'in başına kadar (M.Ö. 1800 yılları) götürülür. Truva Savaşında orduları dağılan Amhilophos Colehos ve Mophos'un Antalya Bölgesine yerleştikleri anlatılır. Bu komutanlar çevresindekilerle birlikte, bu bölgeye gelip yerleşmeden önce, Turuva Savaşlarına bu bölgeden yardım eden soyların da var olduğunu yazar.

Yine Heredot'a göre, Lydia Kralı Cresus (Krezüs)'un M.Ö. 334 yılında buraları fethiyle de Makedonyalıların egemenliği altına girmiştir.Böylece 210 yıl süren Pers hakimiyeti son bulur.

M.Ö 223 yılında B.İskender ölünce generalleri imparatorluğu bölüştü Pamfilya, Likya ve Yukarı Firikya Antionos (Antigone )'a verildi. Ancak hissesine razı gelmeyince B.İskender'in imtiyazlı generali Petigos ile yaptığı savaşta yenilerek Yunanistan'a kaçtı ve bu generaller arasındaki savaş uzun süre devam etti. Sonunda, M.Ö. 307 de Antinos, Pamfilya'yı elinde tutan Omedis'i de yenerek yöreyi ele geçirdi."KÜÇÜK ASYA KRALI" unvanını aldı. Suriye'yi fethetti ama durmayan generaller savaşında sonunda M.Ö. 301 yılında 84 yaşında öldü.

Pamfilya M.Ö. 302-218 yıllarında Ptolemeioslar'ın, M.Ö. 215-189 yıllarında Selevkios Kral Autiochos'un, ünlü Kartacalı komutan Hannibal'ın komutasındaki donanmasını Roma senatosuna bağlı Rodos donanmasına, Side açıklarında yapılan deniz savaşında yenilmesiyle, (M.Ö. 190 ) Roma'ya , M.Ö. 188 yılında da Roma Senatosu tarafından Pamfilya Bergama Krallığı'na verilmiştir.

Ancak Helenistik Krallıklar boyunca sürekli özelliğini koruyan ve gittikçe hellenleşen gelişimini sürdüren Pamfilya şehirleri ve özellikle bunlardan Side şehri Bergama krallığı ile çıkan sınır anlaşmazlığı yüzünden, 0M.Ö. 188-102 yılları arasında bağımsız kalarak Hellenistik dönemin en parlak çağını yaşamıştır.Romanın kirli işlerine karışmamıştır.Bu nedenle Bergama Kralı Attolos II. Bölgenin en önemli ve liman şehri Side'yi alamayınca kendi adını alan ATTALİA (Antalya ) 'yı Liman kenti olara kurmak zorunda kalmıştır.İşte bunun için Side'ye "Eski Antalya ", Antalya'dan daha önce kurulmuş olduğundan denmektedir.

Hellenistik Krallıklar zamanında sık sık el değiştiren Pamfilya'da büyük bir otorite boşluğunun olması, Roma'ya uzak oluşu , Özellikle doğuda Kilikya bölgesi ve dağlık bölgelerde saklanabildiklerinden bölgede korsanlğın ortaya çıkıp çoğalmasına güçlenmesine neden olmuştur. Pontus Kralı Mitridates VI'nın Romalılara karşı korsanlığı desteklemesiyle durum daha da kötüleşmiş hatta Alanya'da (Cerecetyne) Korekesion Diodotos Tttryphon adlı bir zorba korsan, başkanlığında para basıp kaleler inşa edecek düzeyde ileri giderek helenistik şehirleri tehdit ederek zayıflamalarına neden olmuştur. Hatta bu zorba korsan, Suriye Krallarına kafa tutarak, Selevkos Kırallarına kafa tutarak, Selevkos Krallarını devirecek ve yerine istediğini geçirecek güce bile sahip olmuştur.Bu tehdit M.Ö. 78 yılında Romalı Konsül Publius Servillius'un Pamfilya ve Kilikya'yı Roma'ya bağlaması ve kumandan Pompeais'un bölgeyi korsanlardan tem,izlemesine kadar sürmüştür. Bazı tarihçiler "...Pompeais'un 24 generalin komutasında 120 bin asker, 500 parça gemiyle Akdeniz'e açıldığını, Pamfilya'yı tüm korsanların gemilerini yakarak Akdeniz'i onlardan temizlediğini, Trayphon'un yaptırdığı kaleleri yakıp yıkarak sağ kalanlarının da Torosların tepelerine kaçtıklarını ...."" yazar.

Pompeyüs kısa zamanda Anadolu ve Akdeniz'de sağlam bir egemenlik kurarak bir çok küçük devlet ve bölgedeki Prenslikleri Roma'ya bağlayıp, bölgeyi Roma eyaleti haline getirmişse de, Pamfilya'da korsanlığın kökünü kazıyamadı. Bunların kökünü Sezar temizler. Roma senotosunca idama mahkum edilince Pamfilya kıyılarına kaçan Sezar, önce korsanların eline düşer onların elinden kurtulup Milet'e kaçar. Milet'te eline geçirdiği gemiler ve Miletlilerin yerlerini iyi bildiği korsanları yakalayarak, Bergama'ya getirip hepsini asar. Bunlarla yıldızı parlayan Sezar büyük bir ordu ile Anadolu seferine çıkar. Pamfilya ve Kilikya'da Roma hakimiyetini kurduktan sonra 'da Roma'ya o meşhur mektubu yazar. "GELDİM, GÖRDÜM, YENDİM". Bu arada Mısıra kaçan Pompeyüs'ü takip eden Sezar, Mısır üzerine yürüyerek Mısır'a gider. Pompeyüs'ü öldürür. Orada Gördüğü Kleopatra'ya aşık olur. Adeta Sezar'ı büyüler. Kleopatra'nın etkisinde kalan Sezar Mısır'ı, Kleopatra'ya vererek Roma'ya döner. Sezar'dan sonra Anadolu'nun yönetimi Markus Antonius'a verilir. Tabi Pamfilya da.....

Anadolu'daki sık sık değişen bu egemenlik savaşlarında, bilhassa Pamfilya (Manavgat), dağlık olduğundan, Alanya ve çevresiyle birlikte hep bu olayların içinde kalmış ve küçümsenemeyecek üne de kavuşmuştur.

Özellikle Köprüçay ve Manavgat Çayından yararlanarak dağlık bölgelerin kerestelerini ta Mısır'a kadar satarak kereste ve zeytin yağı ticaret yapılmıştır.

Marcus Antonius buraların hakimi olup Kleopatra'yı tanıyınca Korekesyon'u (Alanya) çevresiyle birlikte Kleopatra'ya armağan eder. Bunların zenginlikleri, özellikle keresteleri Mısır'a akar.
 
Burada bölgenin, çok önemli diğer kenti Side için, Strabon ne diyor? Strabon'a göre Side; M.Ö. 7. yüzyılın ikinci yarısında, bir İonia kentinden gelen Helenli kolonistlerce kurulmuştur. Kentin adı Helence olmayıp, Anadolu lehçesinde "NAR" anlamına gelir. Nar meyve olarak M.Ö. 500 yıllarından itibaren, şehir sikkelerinde, bereket ve bolluğu sembolize etmektedir. Side'nin gelişmesinde kolonistlerin büyük payı vardır. Ve çok zengin bir liman kenti haline gelir. Kent yalnız geniş bir bölgeyi kapsayan zenginliği ile değil, köle ticareti ile de tanınır. Özellikle şehirde, özel bir podyumda teşhir edilerek gösterilen kadın kölelerin güzelliğinin ünü çevredeki tüm ülkelere yayılmıştır. Roma'nın kirli işlerine hiçbir zaman bulaşmayan Side'liler, M.Ö. 2. ve 1. yüzyıllarda barış içinde yaşadılar. Side'nin en görkemli dönemi M.Ö. 2. yüzyılın ilk yarısıdır. En önemli, en süslü yapıları bu dönemde yapılmıştır. Roma imparatorluğu döneminde; M.Ö. 27 den M.S. 192 yılına kadar süren imparatorluk devrinde Anadolu Roma egemenliğinde kalmış. Oktaviyanus imparatorluğu eyaletlere ayırdıktan sonra Pamfilya ve Akdeniz sahillerindeki Krallıklar olduğu gibi Roma 'nın eyaletleri haline gelmiştir. M.S. 3. yüzyıldan sonra devlet idaresinin zayıflamasıyla kuzeyde dağlık bölgelerdeki kavimlerden DOSTLAR yada İSKİTLER M.S. 266-270 yıllarında bölgeye inerek Side'yi kuşatmışlardır. Daha sonraki M.S. 361-363 yıllarında da İSAURALILAR yine Side ve bölgesini kuşatıp yağma ve talan ederek 2. çöküş dönemini yaşatmışlardır.

BİZANS HAKİMİYETİ
M.S. 4. yüzyıl boyunca gittikçe Hıristiyanlaşan bölge M.S. 395 yılında Roma imparatorluğunun doğu ve batı olarak ikiye ayrılmasıyla Doğu Roma Bizans egemenliği altında kalmıştır. Denizcilik ve ticaretin önem kaybetmesine karşın M.S.4-6 yüzyıllarda, Bizanslılar döneminde tarım ve ziraatla yapılan ilerlemelerle tekrar canlanan bölge şehirlerinden Side, imparatorluğunun (dini anlamda) doğu Pamfilya Metropolitanlığının başkenti olarak eski sınırlarını da aşan ünlü bir şehir haline dönüşerek 3. parlak dönemini yaşamıştır. Bizanslılar da Roma hakimiyeti sırasında, bölgede yapılan koruyucu kale ve garnizon binalarını kullanarak aynı sistemi devam ettirmişlerdir.Önceleri ;Körüçay Havzası, Manavgat çayı Havzası ,daha sonra Zincirli kale ile Akseki - İbradı güzergahlarındaki küçük küçük yerleşimler bunu ispatlıyor.

M.S. 7 yy'lardan başlayan ve ardı arkası kesilmeyen Arap korsanların akınlarına uğrayan , bölgedeki hıristiyan şehirlerinin gittikçe önemi azalmaya başlamış, Araplar tarafından sürekli yağma ve talan edilen bölgeyi korumak için Bizans imparatorluğunun kurduğu özel donanma bile bölgeyi koruyamamış, yavaş yavaş islamlaşan bölgede Side-Manavgat - Hisar vb. gibi bazı stratejik yerler ve kentlerde ufak keşişlikler halinde yaşamlarını sürdürmeye çalışan Bizanslıları; ayrıca Rodos, Venedik, Ceneviz korsanlarının talanları ve Kıbrıs Krallarının saldırıları ile haçlı seferleri sırasındaki yağmalar, bölgenin ekonomik gücünü olduğu kadar kentlerini de yıpratmıştır.
Dönemin Arap coğrafyacısı İdrisi'nin (1150)'yanık Antalya ' olarak belirttiği bölge, Side gibi kentlere dönüşmüş, 12. yy. da da tamamen terk edilmiştir.

SELÇUKLULAR VE OSMANLILAR DÖNEMİNDE MANAVGAT
12. ve 13. yy. da Selçuklu Türklerinin yoğun bir yerleşimine sahne olan Manavgat'ı Teke yöresiyle değerlendirirsek;13. yy sonunda Anadolu da Türk Beylikleri , yani Beylikler dönemi başlayınca, Antalya ve Isparta bölgeleri Hamitoğulları'nı eline geçmiştir. Ancak Hamitoğulları bir ara Selçuklulardan sonra İlhanlılar'ın hükmü altına girdiler ise de, Hamitoğulları olarak hüküm sürdüler, 1300 yıllarında da Isparta ve Antalya (Tekeoğulları) olarak ikiye ayrıldılar. Merkezleri de Antalya, zaman zaman da Korkuteli olmuştur.(1331-1423 ). İşte bu yüzden Korkuteli civarına Teke yöresi denir. Antalya'daki Tekelioğlu ailesi de ta o hanedandan yani Hamitoğullarının bir kolundandır.
Diğer yönden ele alırsak :
Manavgat Hisar mahallesinde ziyaretgahtaki (Mezarlık'taki) sandukada 1272 tarihi ve sandukalardaki şekil ve yazılar Isparta, Atabey, Ertokuç Medresesi yanındaki bir sanduka ile tıpa tıp aynıdır. Yani Selçuklu Türklerinin Manavgat'a Hamitoğullarının batıdan gelişinden daha önce kuzeyden geldiklerinin ispatıdır. Köprüçayı yöresinde Olukköprü'nün güney taraflarında (Karabük köyünde o günlerden kalma bir camii vardır. Önceleri bu açık hava camisi ibadete açıktır.) 1148 de Bizanslıları yenen Selçuklu Türkleri bu bölgeyi alarak Alanya'yı zaptetmişlerdir. (1223) Hatta Büyük Selçuklu sultanı Alaaddin Keykubat (1220-1237) bölgeyi Bizanslılar'dan temizleyerek, yenik valinin kızıyla evlenmiş, Şehrin adını da Alaiye olarak değiştirmiştir. Yani kendi adını vermiştir. Alara kalesini de Alaaddin Keykubat'ın yaptırdığı söylenir. Alaiye'yi kendisine kışlık merkez yapar.

Ancak esas Türk egemenliği, Hamit ve Tekeoğullarının bu bölgelere dağılıp yerleşmelerinden sonra başlamıştır. Bu dönemden başlayarak Manavgat'ın tarihi, Alanya tarihiyle birlikte değerlendirilmektedir. Bunun nedeni, bu bölgede büyük şehirleri olmayan Türklerin, yerleşik bir hayata geçemeyerek hayvancılıkla uğraşan göçebe(yörük) olarak yaşamaları, ya da yerleşik hayata geçenlerin dahi köy köy beylere (Batı yakasında Tugay Beyleri, Doğu yakasında Senir Beyleri) tabii olarak, Selçuklulardan itibaren önemli bir merkez olan Alanya Sancak Beyliği'ne idari olarak bağlı olmasındandır. Bu dönemde Alanya'da basılan paraları Manavgatlılar kullanmışlardır. Hatta bunlar arasında Karamanoğulları (1293), İlhanlılar (1304-1306) ve Mısır kölemenleri (1323-1341)'nin de paraları bulunmaktadır.

Beylikler dönemi (14.yy.da..) Hamitoğulları ve Tekeoğullarının nüfusu altındaki Manavgat,1361 yılında Kıbrıs Kralı Pierre, yörede yerleşen Türklerin Mısır'a yardım etmesiönlemek amacıyla Antalya'yı zaptedince, Alanya ve Manavgat bu egemenliği kabul etmek zorunda kalmıştır. Ancak mücadeleden de vazgeçmeyen, Mısır'a yardımı sürdüren Tekeoğulları 1364 yılında Alanya ve Manavgat Beyleri'nin yardımını da alarak,Kıbrıs Krallığı yanlısı Antalya'ya saldırdı. Fakat Antalya'yı denizden kuşatan Alanya Donanması yakıldı. Gizli gizli Mısır'a yardımı sürdüren Manavgat, Alanya ve Karamanoğulları Kıbrıs Kralı Pierre'nin planını bozmuşlarsa da, 1365 yılına kadar Manavgat ve Alanya Kıbrıs yönetimi altında kalmıştır.

15.yy.ilk yarısında bölgeyi elinde bulunduran Karamanoğulları Beyliğinden Karaman Bey, Osmanlıların buraları almak için sefere hazırlandıklarını öğrenince, Alanya ve Manavgat'ı alelacele Mısır'a 500 dinara satmıştır. Tabii Kıbrıs da (1425) Mısır Krallığı'na bağlanmıştır. Ama Mısır Kralı II.Murat'ın kuvvet topladığını, yakında sıranın kendine geleceğini biliyordu.

1462 yılında Fatih Sultan Mehmet'in Karamanoğulları Beyliği'nin ortadan kaldırılmasıyla Manavgat, Alanya ile birlikte Osmanlı Egemenliği altına girmiştir. 1530 yıllarına ait Osmanlı arşivlerinde Manavgat'ın, Alanya yörük toplumları ve Tımarları içinde, Nahiye olarak kaydı vardır. Manavgat Çayı'nda gemileri olanlar da diğerlerinin dışında gemi vergisi olarak götürü vergisinden söz edilmektedir. Osmanlı İdari Teşkilatında Manavgat yine Beylere tabi olarak II.Murat zamanı (1584)kayıtların Teke iline bağlı Alanya ile birlikte 1603-1604 yılları arasında tımarlı bir nahiye olarak gözükür.

Ayrıca Pansiyon Rehberi.com adresine göz atabilirsiniz; http://www.pansiyonrehberi.com/

Ne Yenir Ne içilir için

Şehir Hakkında Yorum Ekleyin - Paylaşın

manavgat küçük oteller manavgat butik otel manavgat butik oteller manavgat otelleri Antalya manavgat otelleri kucukoteller.com.tr
KucukOteller.com.tr 10 von 10 42260 Oy 10 Kritik