Yalancı bahar kimseyi yanıltmasın

Bu Sayfa 584 kere görüntülendi

Eklenme Tarihi : 19.08.2010 16:21

"Biz Çeşme'yi tanıtamıyoruz. Buradaki 2 aylık doluluk kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme'nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım"

GÜLENGÜL USLU

Bu haftaki konuğumuz bir koltukta üç karpuzu birden taşıyan genç bir girişimci.. Destination İzmir sözcüsü, İzmir CVB ve ETİK Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda büyük bir Çeşme aşığı Bülent Tercan. Yaz kış demeden ilçenin gelişimi için çırpınan Tercan'la Türkiye'nin parlayan yıldızı Çeşme hakkında görüştük. 
Çeşme'nin en romantik otelinin ortaklarındansınız. Bir Çeşme aşığı olarak ilçeyle ilgili neler söylemek istersiniz?
Çeşme'ye olan aşkımız bizi burada bir tesis açmaya yöneltti. Ortaklarımızla birlikte Sisus Oteli 2004 yılında açtık. Çeşme butik bir destinasyondur. Bu özelliğine zarar vermeyecek bir otel yaptık. Başarılı mimarlardan Başar Bahadır'la çalıştık. Proje bizi 'Aşk Oteli'konseptine doğru götürdü ve 'Great Hotel Soft The Word' zincirinin romantik bölümüne kabul gördük. 'Balayı Oteli' unvanını aldık.
Alaçatı'da evini butik otele çeviren birçok insan var. Butik otel kavramını ben hala çözemedim!
Butik otel ister 5 odalı, ister 10 odalı olsun ön şartı kişiye özel hizmet vermektir. Bizim otel 51 odalı, 31 odası suit.. Genelde her otelde 3- 4 suit olur bizde otelin yüzde 60 suit. Mesela bizde elektronik kart yok, klasik anahtar var. 
Yurtdışında sürekli fuarlara katılıyorsunuz..
Dünyanın en önemli tatil bölgelerinden bir olan Cannes'de 5 yıl boyunca fuarlara katıldık. Fakat neticede tek başına mucizeler yaratmanız mümkün değil. İlçe olarak beraber olmamız gerekiyor. Çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Çeşme kaliteyi seçip yukarıya mı sıçrayacak? Yoksa, Antalya'nın yaptığı hataları yapıp; elinde bulunan değerleri kullanmayıp en kolaycı yol olan ''Her şey dahil''sistemine geçip Avrupa çanağındaki sıradan bir destinasyona mı dönüşecek? Çeşme'nin artık bu kararı vermesi lazım. Maalesef 'Her şey dahil' sistem Çeşme'de ki otelleri sarmağa başladı. Şimdi Avrupa'da söz sahibi muhteşem bir marina yapıldı. Alaçatı'nın konseptini yaşatan, otellere gelip birkaç hafta kalan müşteri buralarda yiyip içiyor ve alışveriş yapıyor. Çeşme'de yazlık evi olanlar burayı sürekli kullanmıyor. O yüzden esnafın yaşayabilmesi için otellere gelen müşteri çok önemli. 
Bence de Çeşme butik bir destinasyon olmalı..
Aynen öyle.. Bunun için masanın etrafında toplanmalı ve bir ''Çeşme Turizm Taahhütname''si yazmalıyız. Yapılacak görevler ve hedef kitle, pazarlama yöntemleri vs. burada yer almalı. 
Çeşme Marina için de önerileriniz olduğunu biliyorum..
Fransa TV 5 Kanlında ''Marina' belgeseli yapılıyor. Afrika gibi bizden çok daha geri ülkeler o programın yapımcılarını davet ediyorlar, çok daha alt seviyede marinaların belgesel tarzında çekimini yaptırıyorlar. Ve bu çekimler Fransız televizyonlarında yayınlanıyor. O şehir ve marina patlıyor. En kısa zamanda bu tarz belgeseller yaptırılmalı. Turizmde tanıtım bisiklet çevirmek gibidir..Pedalı çevirmediğiniz zaman düşersiniz. 
Yoksa bir modadır gelir geçer diyorsunuz..
Sürekli sahnede kalmalısınız. Bu bir kişinin işi değil. Hem fikir ve bir bütün olmalıyız. Biz 'Destinasyon İzmir' olarak geçen sene; İsviçre tv yapımcısı ve aynı zamanda profesyonel bir dalgıç olan Otto Honnoger'i burada ağırladık. Çeşme Dalış Turizmi hakkında belgesel yaptırdık. Kendisi burada ''Çeşme Su altı Milli Parkı'' yapılmasını önerdi. Sonra, Zürih'te tur operatörlerine bir work- shop yaptık ve Honnoger orada Çeşme'yi anlattı. Yurt dışında fuarlara katılmanın yanı sıra yerinde tanıtım yapmak çok önemli. 
Bunun yanı sıra Çeşme'de yaşanan büyük bir sağlık problemi var..
Burada bizim belediyemiz ve kaymakamlığımız var. Biz haddimiz olmayan işlere giremeyiz ama belediye bu konuda çok daha duyarlı olmak zorunda. Ben de bir Belediye Meclis Üyesiyim ama ''Bana ne''deme şansımız yok. Bu sağlık problemlerinin yanı sıra restoranlar işlemiyorsa, park sorunu varsa bunların hepsinden belediye sorumludur. Burada biraz vizyonları genişletmemiz lazım. Ortak akla katkı koyalım derken elbette belediyenin üstüne çıkamayız ama belediyeyi bu konuda elini taşın altına koymaya davet ediyoruz. Basında hastane sorunlarının yazılmasına ben nasıl üzülüyorsam diğer yetkililer de üzülmeli ki çare bulalım.
Gerçekten Çeşme'de herkes diken üstünde oturuyor..
Bu işi Sağlık Bakanlığı çözecekse, gidelim Bakanlığın kapısında yatalım. Dosyaları verelim, bu işi bitirmeden Çeşme'ye dönmeyelim.

Sarışın mavi gözlü birkaç turist var!
Çeşme'ye hiç turist çekemiyoruz değil mi?
Gerçekten turist fakiriyiz.. Allahtan İzmir'e gelen gemiler sayesinde sarışın mavi gözlü birkaç turist görüyoruz. Biz Çeşme'yi layıkıyla tanıtamıyoruz. Burada ki 2 aylık doluluk ve yalancı bahar kimseyi yanıltmasın. Önemli olan 1 Mayıs- 30 Ekim arası bu doluluğu yakalamak. Çeşme'nin en büyük avantajı olan termali de kış boyunca sürdürebilmek için uluslararası bir kür merkezi yapmamız lazım. Ilıca'daki otobüs garajının karşısı termal merkezi olacak. Biz Çeşme Belediyesi'nden bu tesisin biran önce yapılmasını istiyoruz. Kurulacak tesisin ortak akılla ve bu işi bilen profesyonellerle yapılmasını rica ediyoruz. Çeşme bize dünya mirası bir yer. 

Programlı çalışalım
Bu ortak akılı toplamak için bir girişiminiz oldu mu?
Ben buradan gazeteniz vasıtasıyla ısrar ve rica ile herkesi toplantıya çağırıyorum. Şimdi cıvıl cıvıl olan şu marina Eylül-Ekim ayında bomboş kalacak. Buraya gelebilecek turiste yönelmemiz lazım. Plan yaparak çalışırsak bunu başarabiliriz. Çeşme Marina ile Çeşme muhteşem bir rüzgar yakaladı. Bu rüzgar dinmeden burayı yaşatalım. Biz bu girdaptan hep beraber çıkacağız. Herkesi bir masanın etrafında görmek istiyoruz. Yoksa bunun vebalini kimse taşıyamaz. Önümüzdeki günlerde derhal otelimin toplantı salonlarını açıyorum. Kaç gün sürecekse oturalım konuşalım ve bir müşterekte anlaşalım. İsterlerse 15 Ağustos'ta toplanabiliriz.
Bu sene Çeşme'de 86 tane mekan açılmış. Çeşme'nin sezonu ise 45 gün..Bu gidişata ne diyorsun?
Yeni açılacak yerlerde Avrupa'da olduğu gibi bir standart koymak gerekir. Önüne gelen mekan açmasın. Yaşayacaksa açılsın, batacaksa açılmasın. Herkes kafasına göre yer açmamalı. Oluşturulacak Stratejik Kurulu buna da karar vermeli. Ben inanıyorum ki Çeşme henüz fırsatı kaçırmadı. Bizler bu işin peşini bırakmayacağız. Bir zamanlar İTO Başkanı Ekrem Demirtaş'ın Kemeraltı Çarşısı ile ilgili ürettiği sloganlar vardı. Bizde onun gibi ''12 ay açığım'', ''Her şey dahil yapmıyorum'', ''Çeşme'yi seviyorum''gibi sloganlar bulalım ve Çeşme'ye sahip çıkalım
Yeni Asır Giriş tarihi : 07.08.2010, Cumartesi 16:02 Güncelleme : 16:39