Şirince Rehberi

Şirince Tatil Rehberi: Gezilecek yerler, ne yenir, ne alınır, nasıl gidilir, plajlar, gece hayatı ve eğlence mekanları hakkında bilgiler.

Şirince

Şirince

Şirince, İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı ve ilçe merkezine yaklaşık 7-8 kilometre uzaklıkta, gerçekten de adı gibi şirin bir köy. Doğal güzellikleri, tarihi, dar ve taş sokakları, evleri, yemekleri ve kıyamet efsaneler ile oldukça ünlü. Öyle ki ünü artık ülkemizi çoktan aştı.   

Selçuk’a geldiğinize kalenin hizasına düşen Şirince tabelasını görünce sağa sapıp zeytin, şeftali, mandalina ağaçları arasından ilerleyen yolu izleyince yaklaşık 10 dakika sonra karşınıza muhteşem bir tablo çıkıyor. Köyün adı Şirince...   

Özgün adı olan Kırkınca'nın efsanevi bir çağda dağlara vuran kırk kişiye ithafen verildiği rivayet edilir. Rumca’da Kirkice, Kirkince ve sonunda Çirkince gibi biçimler alan bu isim, Cumhuriyet'in ilk yıllarında dönemin İzmir Valisi Kazım Dirik'in talimatıyla Şirince şeklinde değiştirilmiş ve resmileştirilmiştir.
    

Şirince Köyü’nün eski kaynaklarda ' Dağ'daki Efes' veya 'Eski Efes' adı ile anılması, bu köyün köklü bir tarihe sahip olduğunu göstermektedir. Küçük Menderes deltasında yaşayan sivrisineklerden kaçan Efesliler, yaz aylarında Şirince'de yaşarlarmış. Bir görüşe göre tarihi, M.S. V. yy’a kadar inen Şirince Köyü, Küçük Menderes nehrinin getirdiği alüvyon ve taşkınlar nedeniyle yaşanmaz hale geldiğinde, bölge sakinlerinin dağa kaçıp Şirince köyünü kurdukları söyleniyor.
    

Bir başka kaynakta ise köyün kuruluşunun Beylikler dönemine rastladığından bahsedilmiş. Derebeyin yanında çalışan köylülerden bir grup, azat edilmelerini ve kendilerine bugünkü Şirince (eski adıyla Kırkınca) köyü ve çevresinin verilmesini isterler. Bunun üzerine bey sorar: 'Yerleşeceğiniz yer güzel mi?' Yanıt, 'Çirkince'dir'. Bey de 'Öyleyse köyünüzün adı Çirkince olsun der ve azat edilen köylüler tarafından bugünkü Şirince kurulur.
    

Şirince (Kırkınca) 19. yüzyılda, Osmanlı yönetiminde, Rum nüfustan oluşmuş, 1800 haneli bir köymüş. 1910 yıllarına kadar oldukça sakin bir yaşam sürdüren Şirinceliler, Yunanistan'dan sürülmüş göçmenlerin kışkırtmaları ile hareketlenmeye başlamışlar. Balkan Savaşı sırasında Osmanlılara karşı zaman zaman direnişlerde bulunmuşlar. 1914 yılında I. Dünya Savaşı tüm şiddetiyle Anadolu’da kendini gösterince Osmanlı Hükümeti, Şirince gençlerini 'Amele Taburu'na almış. Ancak, Amele Taburu’ndan kaçanlar, ya dağlarda çetecilik yapmış ya da Yunanistan'a sığınıp direnişte bulunmuş. 1918 yılında yapılan Sevr Antlaşması’yla, Kırkıncalılardan sağ kalanlar da köylerine dönmüşler.
  

1919’da Yunanistan işgal amacıyla İzmir'e çıkartma yapınca, Kırkınca'ya geldiklerinde, halk tarafından büyük bir coşkuyla karşılanmışlar. Kırkınca, o dönem Osmanlı egemenliğinde olmasına rağmen, köy halkı kendini Yunan kabul edip gönüllü olarak Yunan ordusuna katılmak için İzmir'e gitmiş. Ancak, Kurtuluş Savaşı'yla 1922’de İzmir kurtarılırken, bu yörede yaşayan tüm Rumlar, birkaç yaşlıdan başka, Yunanistan'a göç etmek zorunda kalmışlar.
    Böylece Kırkınca birkaç yaşlısının dışında, terk edilmiş bir köy konumuna gelmişl 1924 yılındaki göçmen mübadelesi ile Yunanistan'da (Selanik, Provusta, Kavala, v.b. gibi) yaşayan Türkler bu köye yerleştirilmiş. Şirince'ye yerleşen yeni köy sakinleri, bu yerleşim yerini beğenmediklerinden, kendilerine verilen evleri yıkıp, inşaat malzemelerini alarak, Selçuk, Kuşadası ve İzmir'e göç etmişler ya da terk edilen evler kendi kaderlerine bırakılmış ve zamanla yerle bir olmuşlar. Böylece 1800 haneden oluşan köyde, şu an sadece 180 hane ayakta duruyor.
    

Bugün Şirince Köyü, gerek konumu itibariyle (Kuşadası’na 28 km, Efes'e 11 km. ve Selçuk'a 8 km. mesafede) ve gerekse mimari özelliğinden, yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri durumuna gelmiştir.
    

Köy meydanından, büyük kiliseye gidene kadar, turistik eşya satan dükkanları ve el işleri satılan sergileri ziyaret etmek mümkündür. Şirince'nin, şarabı, pekmezi, zeytini, zeytinyağı, tarhanası, eriştesi, ekmeği, dalından yeni kopmuş sebze-meyveleri ve sağlıklı otları her zaman doğal lezzetindedir.   

Bugün Şirince’deki evler koruma altında. Ancak oldukça eski olduklarından zaman zaman kayıplar yaşanıyor. Bölgedeki evlerin pek çoğu da otele dönüştürülmüş ve genel çok sayıda misafiri ağırlıyor. Özellikle 2012 yılında çıkan kıyamet senaryoları ile bölgenin ünü dünyaya yayılmış durumda. Ve yılın her dönemi, özellikle de yaz aylarında, çok sayıda yeri ve yabancı turist bölgeyi ziyaret ediyor.    

Gelen misafirlerin konaklaması için yeterince tesis var Şirince’de. Zaten genellikle Selçuk’ta konaklayıp günü birlik geziler düzenleniyor köye. Ancak köyün otantik havasını solumak için bir gece de olsa konaklamalısınız Şirince’de.   

Şirince otelleri genellikle eski Rum evlerinden bozam, otele dönüştürülmüş. Otel işletmecileri zaten bölgede yaşayan halk. Bu sayede de oldukça samimi ve içten bir tatil sunuyorlar size. Sanki çok yakın bir arkadaşınızın evinde konaklıyormuşsunuz gibi.   

Şirince otelleri butik ve küçük otel tarzında hizmet veriyorlar. Genellikle yılın her dönemi hizmete açıklar. Çünkü Şirince, her mevsim bir başka güzel. Oda kahvaltı hizmet veriyorlar, ama günün her saati otel sahiplerinin el emeği olan lezzetli yöresel yemekleri tatma fırsatınız var.   

Şirince butik otelleri doğa ve tarihle iç içe. Bahçelerinde rengarenk çiçekler var, bitkiler var. bölgenin dokusunu olduğu gibi yansıtıyorlar. Ancak günümüz modern imkanlarının da hemen hepsine sahipler.   

Şirince otel fiyatları genellikle oldukça uygun. yaz aylarında dönemsel olarak fiyat artışları görülse de genel olarak herkesin bütçesine uygun bir konaklama var Şirince’de.   

Şirince butik otelleri yaz aylarında oldukça yoğun oldukları için rezervasyon yaptırmanız faydalı olacaktır. Sitemizi inceleyerek Şirince otelleri, Şirince otel fiyatları ve uygun fiyat seçenekleri ile ilgili bilgi alabilirsiniz. Şimdiden unutamayacağınız, iyi tatiller dileriz. Fotoğraf makinenizi unutmayın.