Cunda Adası Rehberi 2026: Gezilecek Yerler, Plajlar ve En İyi Mekanlar
2 hafta önce

Cunda Adası Rehberi 2026: Gezilecek Yerler, Plajlar ve En İyi Mekanlar

2026 Cunda Adası Rehberi: Tarihin, Ege'nin ve Yavaş Yaşamın Kesiştiği Ada

Küçük Oteller Sitesi Editörü'nün gözünden Cunda'yı anlatmak gerekirse; burası sadece bir ada değil, bir ruh hali. İstanbul'a 3.5, Bursa'ya 2.5, İzmir'e sadece 1.5 saat uzaklıkta, günübirlik kaçmak için bile bahaneniz hazır. Ayvalık'tan o dar köprüyle geçip Alibey Adası'na adım attığınız an, zamanın temposu değişiyor. Mis gibi deniz havası, sonsuz zeytinlikler, Arnavut kaldırımlı sokaklar, manzara dolu yollar… Hafif tuzlu meltem, güneşte ısınmış sarımsak taşının kokusu, begonvillerin sardığı cumbalı evler. Cunda'ya ilk geldiğinizde bunu hissediyorsunuz: zaman başka bir işleyişte. Tarihi Rum evlerinin gölgesinde, zeytinyağının ve denizin kokusunu taşıyan bu ada, Kuzey Ege'nin en zarif parçalarından biri. Hem günübirlik hem de birkaç günlük tatil için, her gelenin bir şeyler götürdüğü, çoğunun dönmek istemediği bir yer.

2025'te hazırladığımız o ilk rehberin üzerine, 2026 yazı için adayı yeniden turladık, kapanan-açılan mekanları not ettik, plajlardaki durumu kontrol ettik ve sizin o çok sevilen "kaydetmelik Cunda restoranları" listenizi de ekledik. Mükerrerleri ayıkladık, rotayı sadeleştirdik.

Önce Cunda’nın Kısa Tarihi

Antik çağda adı Moschonisia’ydı; yani “Kokulu Adalar”. Piri Reis Kitab-ı Bahriye’de “Yunt Adaları” diyordu ona. Yunt, yaban atı demekti, adanın vahşi doğasını anlatıyordu. Osmanlı’da taş işçiliğiyle ünlü Rum ustaların elinde şekillendi, 1923 Mübadelesi sonrası Girit ve Midilli’den gelenler adaya yerleşti. Resmi adı Alibey Adası olsa da, Kurtuluş Savaşı kahramanı Ali Çetinkaya’nın anısına verilse de, herkesin kalbinde hep Cunda.

Cunda Adası’nda Gezilecek Yerler

1. Cunda Limanı: Adanın kalbi

Cunda’nın kalbi limanda atıyor desek, abartmış olmayız. Sabah balıkçı tekneleri, akşamüstü ışıkların denize yansıması. Gün boyu deniz kenarında yürüyüş yapabilir, balıkçı teknelerinin hafif salınımını izleyebilir ya da sahil boyunca sıralanmış şirin restoranlarda Ege mutfağının en güzel lezzetlerine şans verebilirsiniz. Akşamları burada ayrı bir güzellik; ışıkların denize yansıması, hafif esen rüzgarla birlikte gelen huzur hissi…

2. Taş Kahve (1877): Hala adanın en ikonik adresi

1877 yılından beri Cunda’nın en özel noktalarından biri olan Taş Kahve, kahve ve sohbetin adeta kutsandığı bir mekan. Taş duvarlarının ardında nice hikayeler saklı, içeride mis gibi közde kahve kokusu var. Renkli vitray pencereleri, yüksek tavanları ve Ferit Bey’in dibek kahvesiyle adadan ayrılmadan önce mutlaka uğranması gereken yer. Ahşap masalarına oturup ada halkıyla sohbet ederken bir yandan kahvenizi yudumlamak, işte gerçek Cunda deneyimi. Bademli muhallebisi ayrıca ünlü, dibek kahvesi için sabah erken gidin.

3. Rahmi M. Koç Müzesi / Taksiyarhis Kilisesi (1873)

1873’te inşa edilmiş Ortodoks kilisesi, Bizans mimarisinin izlerini taşıyan ve bugün müzeye dönüştürülmüş tarihi yapı. Kolonsuz yapısı ve koleksiyonuyla başlı başına bir müze. 1873 yılında inşa edilen Taksiyarhis Kilisesi’nin özenle restore edilmesiyle ortaya çıkan bu müze, adanın en dikkat çekici duraklarından biri. Eski denizcilik aletlerinden nostaljik arabalara kadar pek çok ilginç parça sergileniyor. Tarih ve mekanın mükemmel uyumu burada fazlasıyla hissediliyor.

4. Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı

Burası eski bir kiliseden restore edilerek Rahmi Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı bünyesinde hizmet veren harika bir kütüphane. Bir yanda kitap kokusu, diğer yanda masmavi deniz manzarası… Kitap okumak bahanesiyle gidip, manzara karşısında dakikalarca oturduğunuzda kendinizi tamamen başka bir dünyada hissediyorsunuz. Burası adanın en sessiz lüksü. Yakınındaki Nostalji Cafe’nin manzarası da ayrıca kayda değer.

5. Aşıklar Tepesi & Yel Değirmenleri: Gün batımı için tek adres

Adını, buraya gelen aşıkların birbirine ettiği sonsuz bağlılık sözlerinden alıyor. Yüksekten bakıldığında tüm ada ayaklarınızın altında! Adanın en yüksek noktalarından biri; buradaki tarihi yel değirmeni ve Agios Yannis Kilisesi’nin yanı sıra içinde kafe de bulunan Değirmen Kafe manzaraya karşı keyifli bir durak sunuyor. Gün batımını izlemek için en iyi noktalardan biri olan bu tepe, özellikle akşamüstü hafif esen rüzgarıyla insanın içini serinletiyor. Cunda’ya gelip buraya çıkmamak olmaz.

6. Cunda Sokakları: Haritasız kaybolun

Cunda’da kaybolmak gibisi yok. En güzel Cunda, ara sokaklarda. Dar taş sokaklarda gezinirken solunuzda begonvillerin sardığı taş evler, sağınızda rengarenk panjurlu tarihi yapılar… Birçok yapı restore edilerek butik otellere, kafelere dönüştürülmüş ama hala zamana direnen, anılarını saklayan eski taş evler de var.

7. Analemmatik Güneş Saati

Bu ilginç güneş saati, ünlü tiyatrocu Ahmet Erol Keskin’in anısına yapılmış. Farklı bir saat deneyimi yaşamak isterseniz, burada gölgenizi kullanarak zamanı ölçmeyi deneyebilirsiniz. Kendi gölgenizle saati bulduğunuz tatlı bir ritüel.

8. Saatli Cami & Panaya Kilisesi

Saatli Cami, 1870’lerde kilise olarak inşa edilen bu yapı, 1928’de camiye dönüştürülmüş. Çan kulesinin saatle süslenmesi nedeniyle halk arasında “Saatli Cami” olarak anılıyor. Adanın çok kültürlü geçmişini okuduğunuz iki duraktan biri. Panaya Kilisesi ise 19. yüzyıldan kalma, ne yazık ki günümüzde kısmen harabe durumda. Ancak ayakta kalan üç duvarı ve üzerindeki freskler hala büyüleyici bir güzelliğe sahip. Geçmişin izlerini hissetmek isteyenler için etkileyici bir durak.

9. Şeytan Sofrası (Ayvalık)

Cunda’dan ulaşımı kolay, efsanevi hikayesiyle bölgenin en ilginç noktası. Tüm Ayvalık ve Midilli Adaları’nı buradan izleyebilirsiniz. Gün batımı için Aşıklar Tepesi’ne alternatif arayanlar için ideal, özellikle Cunda dönüşü uğranabilir.

10. Cunda Tarihi Pazarı & Alışveriş

Adanın en renkli duraklarından biri de tarihi pazar. Sahil boyunca uzanan Mevlana Caddesi’nde hediyelik eşyalar, el yapımı takılar ve yöresel lezzetler bulabilirsiniz. Cunda sokaklarında alışveriş ayrı bir keyif: yerel el işleri, seramik, antika ve yöresel lezzetler için taş sokaklardaki küçük dükkanlar gezilmeye değer. Macaron Kolonyası ise Ayvalık’ın simge ürünü; Cunda’ya gelip almadan dönmemeli. Sakızlısı, zeytin çiçeği olanı en çok sorulanlardan.

Cunda & Ayvalık Yeme-İçme Rehberi: 2026 Kaydetmelik Liste

Girit mezelerinden papalina balığına, zeytinyağlı ev yemeklerinden deniz ürünlerine uzanan bir çeşitlilik sizi bekliyor. Eski listeden bildiğiniz Bay Nihat, Karadeniz Pastanesi, Adamis gibi köklüler 2026 yazında da açık ve formunda. Ama bu yılın asıl olayı, yeniden turlarken eklediğimiz yeni nesil Ayvalık & Cunda durakları. Küçük Oteller editör notlarımızla harmanladık:

Yeni Nesil & Modern Ege

L’Arancia Cunda: Taze otlar ve yerel malzemelerle hazırlanan modern Ege sunumlarıyla öne çıkan, seramik tabaklar ve rustik masa düzeniyle göze de hitap eden şık bir restoran. Hem sabah kahvaltısı hem akşam yemeği için tercih edilebilir. Çok samimi, çok keyifli, çok özenli. İtalyan dokunuşlu tabaklar + iyi bir şarap seçkisi + avluda saatlerce oturma hali. Cunda’da uzun akşamların adresi.

Ayna Restaurant: Beyaz örtülü masalar ve taş duvarların arasında, limon kabuklu midye dolmalar ve Ege otlarıyla hazırlanmış tabaklar sunan zarif bir akşam yemeği adresi. Her şey yerel, mevsiminde ve sağlıklı. Menüsü mevsime göre değişiyor, şansınıza ne çıkarsa. Bizce adadaki en stil sahibi, en dengeli mutfaklardan biri olmaya devam ediyor.

Trata: Bu bir restoran değil, bir deneyim. Ayvalık’ın gezici restoranı. Rezervasyon yapıyorsunuz, size aynı sabah konum atıyorlar. Her seferinde Ayvalık’ın başka bir manzarasına kuruluyor. Ambiyans, tabaklar, o belirsizlik hali... Dünyanın öbür ucundan gelinir. Kesinlikle önceden yer ayırtmanız şart.

Girit ve Zeytinyağlı Ev Yemekleri Sevenlere

Papaz’ın Evi / Tria Cunda: Adanın eski dokusuna sinmiş mekanlardan; Taksiyarhis Kilisesi’nin eski başpapazının evi. Tarihi doku, kilise manzarası, tatlı bahçesi. Cunda’nın özgün atmosferinde zeytinyağlı ev yemekleri için. Henüz denemediyseniz, 2026’da yeniden yorumlanan menüsüyle listeye mutlaka alın.

Adamis: Zeytinyağlı ve ev yapımı yemeklerin ön planda tutulduğu, sade ve samimi bir Ege mutfağı. Yıllardır çizgisini koruyan az yerden biri.

Lal Girit Mutfağı: Girit mezelerini ve yöresel lezzetleri paylaşımlı tabakta tatmak isteyenler için ideal; hepsini denemek adına küçük porsiyonlar sipariş etmek en doğru tercih.

Taş Kahve

Balık & Meze Klasikleri

Bay Nihat: Adanın köklü balık-meze adreslerinden biri; deniz ürünleri ve geleneksel Ege mezelerini burada güvenle deneyebilirsiniz. Fiyat yüksek ama değer. Akşam için klasiğimiz: ahtapot ızgara + patlıcan tatlısı.

Teos Cunda: Balık ve meze için gönül rahatlığıyla tercih edilebilecek, adanın yerleşik restoranlarından.

Yakamoz Avlu Restaurant: Hoş avlu ortamı ve lezzetli mezeleriyle hem yemek hem de oturup vakit geçirmek için güzel bir seçenek.

Neşe Meyhanesi: Cunda’nın daha sakin ve makul fiyatlı meyhane alternatifi; meze eşliğinde keyifli bir akşam için.

Körfez Restaurant: Mezeleriyle bilinen, liman hattında klasiklerden vazgeçemeyenlerin adresi.

İtalyan & Pizza

Oli Mera: Makarnası ve özellikle pesto soslu seçenekleriyle öne çıkan, ambiyansı da güçlü bir İtalyan mutfağı.

Uno Restaurant: Pizza sevenler için adanın en iyi adreslerinden biri. Bizde gün batımında modern Ege olarak da anılıyor.

Onbeş: Mükemmel İtalyan. Nefis pizza, nefis arancini ve o arka bahçe. Cunda’da İtalyan ruhunu bu kadar iyi veren az yer var. Bahçesi için bile gidilir.

Tipota: Sokağın kendisi kadar lezzetli. Ayvalık merkezde, keyif dolu sokağında ev yapımı taptaze makarnalar. Yaz akşamı için ideal.

Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı

Kahve ve Tatlı Durakları

Taş Kahve: Yukarıda anlattık, Cunda’nın simgesi. Renkli vitray pencereleri, yüksek tavanları ve Ferit Bey’in dibek kahvesiyle adadan ayrılmadan önce mutlaka uğranması gereken yer. Bademli muhallebisi ayrıca ünlü.

Nona Cunda: Limonlu cheesecake ve sert espressosuyla minimal, ferah bir iç mekanda sakin bir kahve molası arıyorsanız doğru adres.

Karadeniz Pastanesi: Bademli muhallebi, lor tatlısı, sakızlı dondurma ve kurabiyesiyle Cunda’nın en sevilen tatlı durağı. Lor kurabiyesi ritüelini koruyun.

Dondurma Celal: Adada dondurma için klasik adres.

Çeşni Cunda: Ev yapımı atıştırmalıklar ve çeşit içeceklerle günün herhangi bir saatinde hafif bir mola için.

Cunda Rahmi M. Koç Müzesi

Bir Şeyler İçmek İçin

Frenk Cunda: Adanın en fotojenik mekanlarından biri; gündüzleri açık ve havadar ortamıyla hem içki hem de fotoğraf çekmek için ideal.

Cactus Cunda: Kokteyl seçenekleri ve geceleri canlı atmosferiyle Cunda’nın eğlenceli bir akşam geçirme adresi.

De Jong Cocktails: Kaliteli kokteyl deneyimi arayanların tercihi.

1909 Cunda: Sıcak atmosferi ve sokak lezzetleriyle iç içe, hem içecek hem hafif atıştırma için eğlenceli bir durak.

Vino Şarapevi: Şarap için uğranabilecek küçük ve samimi bir mekan.

Maadra Vineyard / Ma’adra Bağları: Rotaya şarap tadımı eklemek isteyenler için yakın çevredeki iyi bir tercih. Ayvalık’a 30 km uzaklıkta, giderken manzara başlı başına bir terapi. Püfür püfür esen bağda, Bornova Misketi kadehle, pizza dilimi elde. Ege’de şarap cenneti tanımı tam olarak burası.

Cunda Adası Plajları: Nerede Denize Girilir? - 2026 Durum

Cunda’nın denizi anlatılmaz, yaşanır. Sabahın erken saatlerinde denize girmek bambaşka bir keyif; suyun dinginliği, güneşin doğuşuyla birleşince hafızalara kazınacak bir anıya dönüşüyor.

Ortunç Koyu

Cunda’nın en bakir ve doğal koylarından biri. Adanın tek mavi bayraklı plajı burası. Yemyeşil çam ormanlarının arasında gizlenmiş bir doğa harikası. Berrak ve turkuaz rengi denizi ve taşlık bir sahili var. Özellikle sualtı yaşamı açısından oldukça zengin. Eğer suyun altındaki dünyayı keşfetmek istersen, şnorkelini kap ve kıyıdan açılmaya başla. Ücretli beach işletmesi var, giriş ücreti yüksek ama tesisi iyi.

Pateriça Koyu

Adanın kuzeyinde yer alan Pateriça Koyu, gürültüden uzak, doğal yapısını korumuş bir koy. Sığ ve durgun deniziyle çocuklu aileler için oldukça ideal bir plaj. Eskiden Rumların yaşadığı bu bölge, taş evleri ve huzurlu doğasıyla nostaljik bir hava taşıyor. Plajın incecik kumları üzerine uzanıp dalgaların hafif ritmine kendini bırakabilir ya da kıyı boyunca yürüyerek tarihi dokunun içinde kaybolabilirsin. Arabayla ulaşım zor ama gidince harika bir yer. Belediye şezlongları bulunuyor.

Scala ve Surya Beach (Cunda)

Adanın kaliteli plaj seçenekleri olarak öne çıkıyor; iyi tesisi ve temizliğiyle. Özellikle Surya Beach favorimiz. Daha düzenli, daha sakin bir beach club deneyimi arayanlar için ideal.

Mola Beach

Aileler ve kolay erişim arayanlar için düzenli bir plaj. Merkezi konumu ve kolay girişiyle öne çıkıyor.

Sakin Plaj

Adı gibi; kalabalıktan uzak, dingin bir deniz deneyimi için. Daha az bilinen, kafanızı dinlemek istediğiniz günler için.

Duba Plajı

Merkeze en yakın plajlardan biri olan Duba Plajı, özellikle çocuklu aileler için rahat bir seçenek. Sahili kumluk ve denizi oldukça sığ, bu yüzden yüzme bilmeyenler için de güvenli bir ortamı bulunuyor. Burada denize girdikten sonra kumsala havlunu serip kitabını okuyabilir ya da kıyıdaki kafelerden birinde buz gibi limonatanı yudumlayabilirsin. Daha az bilinen ama değerli bir Cunda plaj alternatifi, en uygun fiyatlılardan.

Sarımsaklı Plajı (Ayvalık)

Cunda’ya yakın, Kuzey Ege’nin en uzun ve en bilinen kumsalı; çevre tesisleri ve erişim kolaylığıyla öne çıkıyor. Cunda kalabalığından kaçıp geniş kumsalda yürümek isteyenler için ideal. Burada Beyaz Relax Beach ve One Life Beach gitmeniz gereken yerler olarak öne çıkıyor.

Bakir Koylar: Çataltepe Plajı & Akvaryum Koyu

Adanın doğayla en iç içe noktalarından biri olan Çataltepe Plajı, adeta saklı bir yer. Burada şezlong ve şemsiyelerden uzak, çam ağaçlarının gölgesinde denizin tadını çıkarabilirsin. Plajın suyu oldukça berrak ve genellikle sakindir. Akvaryum Koyu ise adını turkuaz ve cam gibi berrak suyundan alıyor, şnorkel ve dalış severler için vazgeçilmez bir nokta. Kayalık kıyıları sayesinde deniz altındaki yaşam oldukça renkli. Suya adımını attığında sanki dev bir akvaryumun içinde yüzüyormuşsun gibi hissedebilirsin. Buraya karadan ulaşım biraz zor olsa da, tekne turlarıyla kolayca gelinebiliyor.

Cunda Adası’nda Yapılacak Şeyler

Bisikletle adayı turlamak, tekneyle Akvaryum Koyu’na kaçmak, La Fuga’da yerel otlarla yapılmış imza kokteyllerle akşamı başlatmak. La Fuga'da küçük bir mola ver, içkini içerken dinlediğin müziğin tadını çıkarın. Kendinize zaman ayırın ve Cunda’yı dinleyin. Cunda Adası'nın kalbinde yer alan La Fuga, canlı müzik performansları ve özel kokteylleriyle misafirlerine unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Eylül’de Cunda Cycling Festivali ve Ultimate Cunda yine takvimde. Cunda Cycling Festivali için tek ihtiyacın olan şey, keşfetme isteğin. Yanında ekipman getirmek zorunda değilsin. İki ya da üç kişilik çadır setleriyle yıldızların altında uyuyabilir, doğanın tam içinde konaklayabilir ya da bungalov ve karavan seçeneklerle konforundan ödün vermeden deneyiminin keyfini çıkarabilirsin. Güzergah boyunca dar taş sokaklardan geçecek, masmavi koylara tepeden bakacak ve her köşede Ege'nin huzuruna bir kez daha hayran olacaksın.

Ayvalık Cunda Adası'nda düzenlenecek olan Ultimate Cunda ise spor ve doğa tutkunlarını bir araya getiriyor. Etkinlik, Cunda Fora Glamping alanında gerçekleştirilecek.

Etkinlik tarihleri ve detayları zamanla değişebileceğinden, seyahatiniz öncesinde güncel bilgileri ilgili kaynaklardan kontrol etmenizi öneriyoruz.

Bizden son not: Cunda’da en iyi plan, plansız kalmak. İstanbul’dan 3.5 saatte gelip, Trata’nın o günkü konumuna yetişmeye çalışmak, sonra Ayna’da bir kadeh, ertesi gün Ortunç’ta denize uyanmak… İşte 2026’da da değişmeyen tek Cunda formülü bu.

Cunda Limanı

Adanın Tatları

Cunda’ya özgü ve mutlaka denenmesi gereken lezzetler kutusu: papalina balığı (özellikle mevsiminde kızartması), lor tatlısı ve lor kurabiyesi, sakızlı kurabiye, damla sakızlı kahve, Girit mezeleri, kabak çiçeği dolması, deniz börülcesi ve ızgara ahtapot. Bunları görmeden dönmeyin. Hediyelik olarak da Macaron Kolonyası ve yerel zeytinyağları.

Cunda Adası’nda Nerede Kalınır?

Cunda’da konaklama bir otel seçmek değil, bir ev, bir avlu, bir hikaye seçmek.

Burada büyük resortlar yok. İyi ki de yok. Cunda’nın ruhu, sarımsak taşından restore edilmiş küçük konaklarda, zeytinliklerin içindeki tasarım evlerinde, limana iki adım mesafedeki begonvilli avlularda saklı.

Bu yüzden biz Cunda rotamızı yıllardır tek bir yerden kuruyoruz: kucukoteller.com.tr’nin Cunda Adası Otelleri seçkisi.
www.kucukoteller.com.tr/cunda-adasi-otelleri 

Neden orası? Çünkü liste şişirme değil. Her otel editörler tarafından gerçekten gezilip görülüyor, fotoğraflar filtreli katalog çekimi değil, yorumlar gerçek misafirden. 2026 fiyatları, müsaitlik ve “taş konak mı, deniz manzaralı mı, sadece yetişkin mi, bahçede kahvaltı mı?” filtreleri en net orada.

Cunda Körfez Restaurant’

Cunda Körfez Restaurant

 

Ortunç Koyu

Ortunç Koyu

Küçük Oteller'in Cunda’da kalma formülü:

Tarih kokan bir konakta uyanmak istiyorsan: Merkeze yürüme mesafesinde, cumbalı, yüksek tavanlı, avlusunda kahvenizi içebileceğiniz taş konakları seç. Sabah müzeye yürüyerek gidip, akşam limana inme lüksü.

Bahçede uzun kahvaltılar için: Begonvillerin sardığı, ev yapımı reçellerin, Ayvalık mandıralarından gelen peynirlerin olduğu o küçük evler. Kahvaltının saatlerce sürdüğü yerler.

Tasarım ve sessizlik arıyorsan: Kalabalıktan bir sokak içeride, minimal, sade, çok iyi düşünülmüş detayları olan butik evler. Sadece dinlenmek için.

Denize sıfır bir yaz istiyorsan: +12 konseptli, tiny house odalı, havuzlu bahçesiyle gün boyu şezlongdan denize uzanan sakin beach otelleri.

En doğrusu şu: Önce www.kucukoteller.com.tr/cunda-adasi-otelleri  sayfasını aç. Ruhuna göre filtrele - romantik mi, lüks mü, tarihi mi, uygun fiyatlı mı? Fotoğraflara değil, o evin hissettirdiğine bak.

Çünkü Cunda’da nerede kaldığın, adayı nasıl hatırlayacağını belirliyor. Ve bizce en güzel Cunda anıları, küçük bir taş evin avlusunda başlıyor.

La Fuga

Cunda Adası Tarihçesi

Cunda Adası, zamana direnen taş sokakları, tarih kokan yapıları ve denizle iç içe geçmiş dokusuyla geçmişten günümüze birçok medeniyete ev sahipliği yapmış özel bir ada. Antik çağlarda Moschonisia adıyla bilinen bu yerleşim, "kokulu adalar" anlamına geliyor ve buraya ayak bastığınızda neden böyle adlandırıldığını hemen anlıyorsunuz. Rüzgarın taşıdığı iyot kokusu, mis gibi ada otları ve begonvillerin tatlı esintisi sizi hemen sarıyor. Osmanlı döneminde burası Rumların yaşadığı, taş evlerin, zarif kiliselerin ve görkemli manastırların süslediği bir ada olarak bilinirdi. Piri Reis’in ünlü Kitâb-ı Bahriye’sinde ise burası "Yunt Adaları" olarak geçer. "Yunt" yani "yaban atı" anlamına gelen bu isim, adanın vahşi doğasını ve özgün karakterini yansıtıyor adeta. Cunda’nın kaderi 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile değişti. Mübadelenin ardından adadaki Rum nüfus Yunanistan’a göç ederken, Girit ve Midilli’den gelen Türkler buraya yerleşti.

O günden bu yana Alibey Adası adıyla da anılıyor; Kurtuluş Savaşı’nın önemli kahramanlarından Ali Çetinkaya’nın anısına verilen bu isim, resmi belgelerde yer alsa da, adaya gelen herkes burayı hala Cunda olarak biliyor, seviyor ve bu isimle anıyor. Bugün Cunda, sadece tarihi mirasıyla değil, ruhu ve atmosferiyle de büyüleyen bir yer. Taş kahvelerinde közde pişen kahvenin tadını çıkarabilir, sahil boyunca uzanan balık restoranlarında Ege'nin en güzel mezelerine kaşık sallayabilirsiniz. Zeytin ve zeytinyağı, buranın altını; deniz, gökyüzü ve rüzgar ise sonsuz mavisini oluşturuyor. Burası bir tarih sahnesi gibi: Bir yanda harabe halindeki Panaya Kilisesi, bir yanda zamana meydan okuyan taş konaklar, sokaklardan yükselen Rum ezgilerinin hafif yankıları…Cunda’yı keşfetmek, bir zaman yolculuğuna çıkmak gibi. Dar sokaklarında yürürken geçmişle bugünün iç içe geçtiğini hissediyor, denize karşı oturduğunuzda rüzgarın size eski hikayeleri fısıldadığını duyuyorsunuz. Belki de bu yüzden buraya gelenler, ayrılırken bir parçasını burada bırakıyor ve tekrar tekrar geri dönmek istiyor.

Cunda Adası Tarihçesi

Cunda Adası tatili öncesi, Cunda’ya Nasıl Gidilir  ve Cunda Restoran ve Kahvaltı Mekanları başlıklı yazılarımıza göz atmayı unutmayın. Cunda adasında konaklayacak birbirinden güzel Cunda Adası otelleri sayfamızdan size en hitap edeni seçip, tatilinizi hemen planlayın.