Aeneas Hotel
Bunu kimse yüksek sesle sormuyor ama biz soralım: Kazdağları sömestr’de gerçekten gezilir mi, yoksa bu da “yazlık bir efsane” mi?
Asıl soru bence şu… Neden herkes aynı şelaleyi, aynı köyü, aynı manzarayı anlatıyor da; Kazdağları’nın sessiz sırlarından, kışın fısıldadıklarından, insanın içine çöken o derin huzurdan kimse bahsetmiyor?
Daha yola çıkmadan önce içimizde garip bir merak vardı. Kışın Kazdağları… Sis, ıslak toprak kokusu, zeytin ağaçlarının daha koyu yeşili… Burası yazın kalabalık bir kartpostal olmaktan çıkıp, kışın gerçek karakterini gösteren bir yer. Gönül rahatlığıyla söylüyorum: Kazdağları’nın en güzel zamanı kış. Çünkü bu coğrafya aceleyi sevmez. Sömestr tatilinde gel, ama beklentin deniz değil; beklentin kendinle baş başa kalmak olsun.
Altınoluk’a vardığımızda ilk fark ettiğimiz şey sessizlik. O rahatsız edici değil; tam tersine insanın omuzlarından yük alan bir sessizlik. Kazdağı Milli Parkı’nın yanı başında, Antandros Antik Kenti’ne komşu @aeneashotel ‘deyiz. Yani sabah kahveni içerken binlerce yıllık bir hikâyeye sırtını yaslıyorsun. Burada tarih, doğa ve insan yan yana ama hiçbiri diğerinin üstüne çıkmaya çalışmıyor. Bu dengeyi her yerde bulamazsın.
Ve Aeneas Otel… Otelin hikâyesinin mimarı Abdül Vecdi Güreli.
Burası bir otelden çok, “zamanın yavaşladığı bir hikâye” gibi. Otelin en büyük gizemi de bu zaten: Saatlerin hükmü yok. Alarm sesi yok. Sabahları kuşlar uyandırıyor. “Biraz daha uyusak mı?” diye soruyorsun ama kimse seni acele ettirmiyor. Kahvaltı bir seremoni. Bahçeden gelen çiçek kokuları, toprağın nemli kokusuna karışıyor. İç geçiriyorsun, farkında olmadan.
Küçük Oteller topluluğuna Aeneas’ta güzel bir jest var. Doğrudan arayıp rezervasyon yaparken “AENEAS-KO10” kodunu söylersen, Küçük Oteller misafirlerine özel %10 indirim alıyorsun. Tatlı bir başlangıç gibi düşün.
Aeneas’ın hikâyesi romantik bir pazarlama rüyası değil; gerçekten yaşanmış bir hayalin sonucu. Kurucularının derdi doğaya hükmetmek değil, onunla uyum içinde yaşamak. Mimarisinde bunu hissediyorsun. Gösteriş yok, bağıran detaylar yok. Her şey sade, Ege gibi yalın. Odalara girdiğinde “otel” hissi değil, “evime geldim” duygusu çöküyor içine. Sanırım lüks dediğimiz şey de tam olarak bu.
Yazın geldiğimde ise benim en sevdiğim anlardan biri sabah bahçede yürüyüş yapmak olmuştu. Bir yanda yoga yapanlar, bir yanda meditasyona dalmış küçük bir grup… Burası yoga ve meditasyon grupları için resmen bir ruhsal sığınak. Kazdağları’nın oksijeni zaten meşhur ama burada nefes almak başka. Gerçekten nefes aldığını hissediyorsun.
“Buraya ilk kez gelen birine ne önerirsin?” deseler, hiç düşünmeden söylerim:
Bahçeden toplanmış organik domates ve biberlerle hazırlanan o uzun kahvaltıdan sonra, Club Afrodit’in Mavi Bayraklı plajına inmek. Kış güneşi yüzüne vururken Ege’ye bakmak… Denize girmesen bile, o manzarada oturmak bile insanı yeniliyor. Gülerek “yazın niye bu kadar acele ediyormuşuz?” dedik kendi kendimize.
Mutfağın da ayrı bir hikâyesi var. Karmaşa yok, numara yok. Mevsim ne veriyorsa o. Kendi bahçelerinin bereketi sofraya geliyor. Yerel üreticiye destek olmak onlar için bir duruş. Akşam yemeğinde tabağıma baktım ve şunu düşündüm: Basit ama unutulmaz. Zaten iyi yemek biraz da budur. Otelin tenis meraklıları için dört adet toprak kortu olması ise tatiline hareket katmak isteyenler için büyük lüks. Spor, doğa ve sakinlik… Üçü bir arada ama birbirini yormadan.
Aeneas doğayla inatlaşmıyor. Sana da bunu öğretiyor. “Her yere gitme, her şeyi görme” demiyor. Tam tersine, rehber kitaplarda yazmayan, kalabalıktan uzak yürüyüş rotalarını fısıldıyor. Kışın Kazdağları’nda yapılacak en güzel şey de bu zaten: Yürümek, durmak, bakmak.
Bir yerde aklıma Orhan Veli’nin dizeleri geldi:
“Bir insanı sevmekle başlar her şey.”
Sanırım bir yeri sevmek de öyle… Aeneas’ta bu sevgi hissi her detayda var.
Ve evet, buraya kadar gelmişken Kazdağları’nı keşfetmeden dönmek olmaz. Adatepe Köyü’nün taş sokaklarında dolaş, Zeus Altarı’nda körfeze yukarıdan bak. Hasanboğuldu ve Sütüven Şelalesi’nde serinliği hisset, Yeşilyurt Köyü’nde kahve molası ver. Tahtakuşlar Etnografya Müzesi’nde bölgenin hafızasına dokun, Sarıkız Tepesi’nde efsaneleri düşün. “En iyi gün batımı nerede?” diye sorduğunda ise, buralıların bildiği o gizli noktaları sana zaten anlatıyorlar.
Butik Kaçışlar için kucukoteller.com.tr’yi ziyaret edin!
Kazdağları otel, Altınoluk otel, Kazdağları kış tatili, Aeneas Otel, Kazdağları yoga oteli, Kazdağları doğa tatili, Küçük Oteller Kazdağları