Sarıyaz Döneminde Oteller İçin Altın Fırsat: Eylül ve Ekim’i Sezona Çevirmek
1 hafta önce 18 görüntülenme

Sarıyaz Döneminde Oteller İçin Altın Fırsat: Eylül ve Ekim’i Sezona Çevirmek

Yazı iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm sahil bölgeleri, ikinci bölüm şehir bölgeleri.

Türkiye’de artık takvimlere değil, havanın ruhuna bakıyoruz. Ve ruh bize açıkça söylüyor: Eylül ve Ekim ayları, yazdan hiç de geri kalmıyor. Hatta kalabalıkların çekilmesiyle, denizin dinginleşmesiyle, güneşin tatlı bir sıcaklığa kavuşmasıyla bu aylar tam bir “altın sezon”. Yerli ve yabancı turistin yeni keşfettiği bu dönem, “sarıyaz” olarak anılıyor. Fakat birçok otel, personel maliyetleri ve “nasıl olsa sezon bitti” anlayışı yüzünden kapılarını kapatmayı tercih ediyor. İşte tam da burada yanlış strateji devreye giriyor. Doğru tanıtım ve planlama ile kasıma kadar canlı bir sezon yaşamak mümkün. Peki nasıl?

📣 1. İletişimde “Sarıyaz” Vurgusunu Öne Çıkarın
Otellerin yapması gereken ilk şey, Eylül ve Ekim’i “ikinci yaz” olarak tanımlamak. Sosyal medya paylaşımlarında “kalabalıksız yaz”, “tatlı sıcaklarda huzur”, “deniz hâlâ yaz gibi” gibi çağrışımlar kullanılmalı. İnsanlara, yazın koşuşturmasından farklı bir tatil deneyimi yaşatabileceğiniz mesajını verin.

📷 2. Sosyal Medya İçerikleri: Güneşin Yumuşak Tonlarını Gösterin
Yazın ortasında çekilmiş kalabalık plaj kareleri yerine, sarıyazda daha huzurlu, sakin, altın tonlu fotoğraflar paylaşın. Özellikle Instagram ve TikTok’ta “sarıyazda burası bir başka güzel” gibi temalı kısa videolar, reels ve hikâyeler hazırlayın. Drone çekimleriyle boş plajlar, dingin gün batımları, sakin havuz başı görüntüleri bu dönemin ruhunu yansıtır.

🎯 3. Hedef Kitlenizi Yeniden Belirleyin
Yazın tatil planı yapamayan beyaz yakalılar, çocuksuz çiftler, emekliler ve yabancı turistler Eylül-Ekim için en uygun kitleler. Onlara özel kampanya ve içerik üretin. Örneğin:

  •  “Eylül’de kaçış kampanyası: Sessizlik ve huzur sizinle.”
  • “Ekimde tatil yap, yazın kalabalığını unut.”

4. Gastronomi ve Deneyim Odaklı Tanıtım Yapın
Sarıyaz döneminde misafirler daha çok deneyim arar. “Yerel lezzet menüleri”, “şarap tadımı”, “zeytin hasadı turu”, “doğa yürüyüşleri” gibi etkinlikler planlayarak farklı bir çekim unsuru yaratabilirsiniz. Bu aktiviteleri hem web sitenizde hem de sosyal medyada öne çıkarın.

5. Festival ve Etkinlik Takvimini Kullanın
Türkiye’nin birçok yerinde Eylül-Ekim aylarında yerel festivaller, hasat şenlikleri, panayırlar düzenleniyor. Oteller bu etkinliklerle işbirliği yapabilir, misafirlere “festival konaklama paketi” sunabilir. Böylece misafir sadece otelde kalmaz, aynı zamanda yerel kültürle de bağ kurar.

 6. Dijital Kampanyalar ve Çağrılar

  • Web sitelerinde Eylül-Ekim için ayrı bir sayfa açılmalı: “Sarıyaz Fırsatları” başlığı altında kampanyalar listelenmeli.
  • Google Ads ve sosyal medya reklamlarında “Eylül tatili”, “Ekimde deniz keyfi”, “sarıyaz tatili” gibi kelimeler hedeflenmeli.
  • E-posta bültenlerinde “Yazı uzatmaya var mısınız?” gibi başlıklarla sadık müşterilere özel indirimler sunulmalı.

👩‍💼 7. Personel Stratejisini Yeniden Düşünün
Oteli tamamen kapatmak yerine, ekibi küçülterek veya vardiya sistemini değiştirerek operasyonu devam ettirmek çok daha mantıklı. Özellikle hafta sonu doluluklarının arttığı bu dönemde, doğru personel planlamasıyla masraflar kontrol altına alınabilir.

Sarıyaz, Altın Çağınız Olsun
Otellerin “bu dönemde iş olmaz” anlayışını kırması şart. Çünkü artık misafirler tatillerini sadece temmuz ve ağustosa sıkıştırmıyor. Sarıyaz dönemi, doğru anlatıldığında ve pazarlanıldığında, otellerin en kârlı, en sakin ama bir o kadar da keyifli sezonu olabilir.

🌍 Sarıyaz Sadece Sahilde Olmaz: Şehir ve Bölge Otelleri İçin Stratejiler

🍂 Türkiye’de “sarıyaz” dendiğinde akla ilk olarak sahil bölgeleri geliyor. Oysa işin gerçeği şu: Eylül ve Ekim yalnızca deniz tatili değil, kültür, gastronomi, doğa ve şehir keşifleri için de altın dönem. Karadeniz’in serin yaylaları, İç Anadolu’nun mistik tarihi, Güneydoğu’nun gastronomi cenneti, Marmara’nın hareketli şehirleri bu dönemde çok daha cazip. Peki sahil dışında kalan oteller, Eylül-Ekim aylarında nasıl öne çıkabilir? İşte bölge bölge öneriler:

🌲 1. Karadeniz Otelleri: Doğa ve Yayla Deneyimini Öne Çıkarın

  • Doğa yürüyüşleri ve fotoğraf turları: Eylül-Ekim Karadeniz yaylalarının en renkli zamanı. Sisli sabahlar, sararan ormanlar Instagram için altın fırsat.
  • Yerel lezzet turları: Hamsi sezonu başlamadan, mısır ekmeği, kuymak, laz böreği gibi lezzetler menülere taşınmalı.
  • Etkinlik: Yayla şenlikleri, yöresel müzik geceleri, fındık veya çay hasadı deneyimi.
  • Tanıtım dili: “Sonbaharda Karadeniz’in büyüsü” gibi görselliği güçlü bir iletişim kullanılmalı.

🏛 2. İç Anadolu Otelleri: Tarih, Kültür ve Ruhani Deneyim

  • Kültürel rota paketleri: Kapadokya’da balon turları, Konya’da Mevlana ziyareti, Ankara’da müze gezileri bu dönemde çok değerli.
  • Etkinlik: Bağbozumu şenlikleri, yöresel el sanatları atölyeleri, Kapadokya’da “Harvest” festivalleri.
  • Yemek: Testi kebabı, tandır, etli ekmek gibi yöresel lezzetlerle misafirlere farklı menüler sunulmalı.
  • Tanıtım dili: “Sonbaharda tarihle baş başa kalın” ya da “Eylül’de mistik bir yolculuk” gibi vurucu sloganlar.

🍇 3. Güneydoğu Otelleri: Gastronomi ve Kültür Cenneti

  • Yemek odaklı paketler: Gaziantep’te baklava ve kebap atölyeleri, Mardin’de kahve ve şarap tadımları, Urfa’da sıra gecesi deneyimleri.
  • Kültür turizmi: Göbeklitepe, Dara Antik Kenti, Hasankeyf gibi tarihi duraklara özel rehberli turlar.
  • Etkinlik: Yerel festivaller (örneğin Antep Fıstık Festivali, Urfa’da müzik geceleri).
  • Tanıtım dili: “Sarıyazın en lezzetli durağı: Güneydoğu” ya da “Sonbaharda tarihin kalbine yolculuk”.

🌆 4. Marmara’daki Şehir Otelleri: Kültür, Gastronomi ve Etkinlik Turizmi

  • İstanbul: Sonbahar sergileri, Boğaz’da gün batımı turları, konser sezonu başlangıçları.
  • Bursa & Edirne: Termal turizm, Osmanlı mutfağı, tarihî cami ve han ziyaretleri.
  • Trakya: Şarap bağbozumu festivalleri, Trakya rotası turları.
  • Tanıtım dili: “Eylül’de şehirde tatil mümkün”, “Sonbaharda İstanbul başka güzel” gibi büyük şehirlerin ritmini yakalayan içerikler.

📣 Tüm Bölge Otelleri İçin Ortak Stratejiler

  1. Tema paketleri oluşturun: “Eylül’de gastronomi turu”, “Sonbahar kültür rotası”, “Ekim’de fotoğraf yolculuğu”.
  2. Sosyal medyada görsellik: Sahilde deniz fotoğrafları yerine; sarı yapraklı ağaçlar, yerel yemekler, gece ışıkları, tarihi mekân kareleri paylaşın.
  3. Kitle hedefleme: Özellikle büyük şehirlerde yaşayan beyaz yakalılar ve yabancı turistlere reklam yöneltin.Yerel işbirlikleri: Tur rehberleri, gastronomi şefleri, festival organizasyonları ile paket oluşturun
  4. Mesaj dili: Sahil otellerinden farklı olarak “kalabalıktan kaçış” değil, “keşif, kültür ve deneyim” vurgusu yapılmalı.

Sarıyaz, sadece sahilde şezlongla yaşanmaz. Doğru planlama ile şehir otelleri de bu dönemi “ikinci bahar” gibi değerlendirebilir. Her bölge kendi ruhunu ve potansiyelini tanıtım diline katmalı. Çünkü misafir artık sadece dinlenmek değil; deneyim, kültür, gastronomi ve farklılık arıyor.