Mitera 1905, +16
Urla’da tarihi bir Rum konağında, geçmişin zarafetiyle bugünün lezzetleri buluşuyor… Karşınızda +16 konseptiyle sakin, rafine ve karakterli bir adres: Mitera 1905.
Urla’ya bu kez sadece biraz sessizlik ve kuş cıvıltısı için geliyorum. Ama Mitera 1905’de geçirdiğim birkaç gün, beklentimin çok ötesine geçiyor. Burası yalnızca bir konaklama değil; adeta ruhu ütüleyen bir deneyim. Hani ütünün buharı yüzünüze hafifçe vurur da “oh be” dersiniz ya… Tam olarak o his.
Nisan’da Urla: Yasemin, Hanımeli ve Enginar Zamanı
Geliş tarihim Nisan ortası. Sokaklar hanımeli ve yasemin kokuyor. İnsanın aklına çocukluk yazları, anneanne evi, açık pencereler geliyor. Üstelik coğrafi işaretli Urla Sakız Enginarı’nın da tam zamanı. “Enginar sevmem” diyen biri olarak Mitera’nın mutfağında kendimi tencereye ekmek banarken yakalıyorum. Ciddiyim: Enginarı kötülemeyin, önce burada yiyin.
Sadece İki Oda: Aidiyet Hissi
Mitera 1905’in yalnızca iki odası var. Evet, sadece iki. İşte tam da bu yüzden içeri girdiğinizde “Burası gerçekten benim mi?” hissi oluşuyor. Avlusu nar ve erik ağaçlarıyla çevrili. Akşamüstü o avluda bir kadeh şarapla otururken hayatın aslında bir tempo değil, bir es olduğunu fark ediyorsunuz.
+16 konsepti sayesinde ortam dingin ve rafine. Çocuk ve evcil hayvan kabul edilmiyor; burası birkaç günlüğüne sadece kendinizle kalmanız için tasarlanmış gibi. Urla otelleri arasında bu kadar az odalı ve bu kadar özel bir deneyim sunan yer pek yok.
Mutfakta Zaman Yolculuğu: İbrahim Erdoğmuş
Mitera’yı asıl benzersiz yapan mutfağı. Şef İbrahim Erdoğmuş, MSA ve USLA’da yıllarca eğitmen şeflik yapmış bir isim. Onun elinden çıkan tabaklar Rum, Sefarad ve Levanten mutfaklarının incelikli bir sentezi. Bir öğle rakısı masasında, adını bilmediğiniz ama damağınızda kalıcı iz bırakan lezzetlerle tanışıyorsunuz.
Kaybolmuş tarifler burada adeta yeniden keşfedilmiş. Bir tabak yedikten sonra “Bu yemek tarihe geçmeli” dediğimi hatırlıyorum. Ege’nin çokkültürlü geçmişini bir sofrada tatmak isteyenler için güçlü bir gastronomi durağı.
Jazz & Brunch: Avluda Hayat
19 Nisan’dan itibaren her Cumartesi avluda Jazz & Açık Büfe Brunch etkinliği düzenleniyor. Cuma giriş yapıp Cumartesi sabahı caz eşliğinde brunch yapmak… İşte doğru zamanda doğru yerde olmak bu. Ağustos’ta Urla Jazz Festivali ile kasaba zaten müzikle dolup taşıyor.
Mitera’nın “küçük kardeşi” sayılabilecek yeni ve heyecan verici bir adres olan Zoi Urla da alternatif konaklama düşünenler için not edilebilir.
Hikâyenin İçine Girmek
Otelin kurucusu Mehtap Süner Susuzlu’nun kaleme aldığı öykü kitapları dekor değil; gerçekten akşamüstü şarabınızın yanında eşlik eden masallar gibi. Mitera’da hissettiğiniz şey biraz anne evi, biraz çocukluk yazlığı, biraz da iç ses terapisi.
Urla otelleri özel listemizde yer alan bu özel otel, Urla otelleri arasında tarihi Rum konağı atmosferi, yalnızca iki odalı yapısı ve güçlü şef restoranı ile gastronomi odaklı, yetişkinlere özel bir deneyim sunuyor. Buraya gelenler sabah nar ağacı gölgesinde kahve içmeyi, öğlen çokkültürlü Ege mutfağında zaman yolculuğu yapmayı, akşam caz eşliğinde kadeh kaldırmayı ve gerçekten dinlenmeyi deneyimliyor.
Ulaşım ve Küçük Notlar
İzmir’e oldukça yakın; hafta sonu kaçamakları için ideal. Ancak sadece iki odası olduğu için aylar öncesinden dolabiliyor. Bahar ruhunu yakalamak isteyenlerin elini çabuk tutmasında fayda var. Editör notu: Eğer Urla’da gastronomi tatili planlıyorsanız, “hem tarih hem mutfak hem de sakinlik” diyorsanız, Mitera 1905 tam da aradığınız yer olabilir.
Bu otel, Urla Küçük ve Butik Otelleri ve Urla Otelleri arasında Küçük Oteller Sitesi özel seçkisinde yer almaktadır.