Datça Gezilecek Yerler: Knidos, Eski Datça, Palamutbükü ve Koy Rehberi
El değmemiş doğası, tertemiz havası ve yılın yaklaşık 300 günü güneş alan iklimiyle Datça tam bir cennet köşesi. Oksijen yoğunluğu bakımından dünyada 3. sırada gösterilen yarımada, aynı zamanda “Avrupa’nın Sıcak Noktaları” kapsamında koruma altına alınan 100 özel bölgeden biri. Sürekli esen rüzgarı sayesinde yazın en sıcak gününde bile bunaltmıyor.
Badem ve begonvillerle süslü sokakları, zeytin ve keçiboynuzu ağaçlarıyla çevrili doğası, mavi bayraklı plajları ve bük adı verilen sakin koyları... Doğa yürüyüşü parkurları, tertemiz denizi ve kalabalıktan uzak atmosferiyle Datça, hala ruhunu koruyan nadir tatil beldelerinden.
Datça mutfağı da başlı başına bir deneyim. Sahil boyunca sıralanan küçük balıkçılarda, bölgeye özgü zeytinyağıyla hazırlanmış mezeler ve taze deniz ürünleri öne çıkıyor. Meşhur Datça balı ve bademi ise yol kenarındaki tezgahlardan sofranıza gelen en doğal hediyelerden; kekik balı, çam balı ve keçiboynuzu balı mutlaka denenmeli.
Köklü Bir Tarih: Datça’nın tarihi M.Ö. 2000’lere, Karyalılara kadar uzanıyor. En parlak dönemini Dorlar zamanında yaşayan yarımada, Knidos Antik Kenti sayesinde iki limanlı önemli bir ticaret merkezi olmuş. Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Türklerin bıraktığı izler, tarihin burada adeta her taşın altında saklı olmasını sağlıyor.
Neden Datça? “Acelen varsa ne işin var Datça’da?” sözü boşuna değil. Burası Ege’nin en kendi halinde, en sakin köşelerinden biri. Taş evlerin gölgesinde yürüyüp begonvillerin arasından maviye göz kırpmak, Can Yücel’in neden ömrünün son yıllarını burada geçirdiğini çok iyi anlatıyor. Antik Knidos’tan Eski Datça’nın sessiz sokaklarına kadar her köşesi ayrı bir hikaye fısıldayan Datça, hem doğaya kaçmak hem de tarihle iç içe yavaş bir tatil yapmak isteyenler için ideal.

Datça Gezilecek Yerler ve Özel Önerilerimiz
Özellikle görün dediğimiz yerler: Karaköy Marina ve yavaş yavaş hareketlenmeye başlayan, Datça’nın yerli insanlarıyla bol bol muhabbet edebileceğiniz Reşadiye Mahallesi ve yarımadanın etrafına ustaca yayılmış gizli köyler. Aslında Datça uzun uzadıya vakit ayırmayı gerçekten ama gerçekten hak eden çok özel bir coğrafya. Ne kadar kalsanız az gelecek, her sene bize olduğu gibi…
Eski Datça Mahallesi: İskele Mahallesi'nden 2,5 km içeride, sarı tabelaları takip ederek ulaşılan Eski Datça, Datça'nın ilk ilçe merkezi. Bugün korunmuş taş mimarisi, dar taş kaplamalı sokakları ve tiyatro dekorunu andıran dokusuyla öne çıkıyor.
Burası sadece fotoğraflık bir mahalle değil; hala yaşamın sürdüğü gerçek bir köy. Taş evlerin açık camlarından tencere sesleri geliyor, kapı önlerinde oturan yerlilerle selamlaşıyorsunuz. Begonvillerle sarılı duvarları ve yavaş akan zamanıyla merkeze yakın olsa da bambaşka bir dünya hissettiriyor.
Eski Datça denince akla ilk Can Yücel geliyor. Ömrünün son yıllarını burada geçiren şairin evi ve adını taşıyan Can Sokağı mahallenin kalbinde. Sokak aralarına serpilmiş butik dükkanlar, sanat atölyeleri ve taş avlulu kafelerde mola verip bu atmosferi acele etmeden yaşamak gerek.

Reşadiye Köyü: Datça'daki en eski yerleşim bölgelerinden biri olan Reşadiye, şehir merkezine (İskele Mahallesi) 5 km. uzaklıkta. Mehmet Ali Ağa Konağı'nın bulunduğu bu bölge, tarihi ve camisi ile çok ilgi çekiyor.
Hızırşah Köyü: Datça şehir merkezine en yakın köy olan Hızırşah, 4. yüzyıldan seramik atölyeleri ve Selçuk Camii ile ünlü.
Mesudiye Köyü: Bölgenin en güzel yörelerinden biri olan Mesudiye, üç büyüleyici koylarıyla (Hayıtbükü, Ovabük ve Kızılbük) Datça'ya 20 km. uzaklıkta bulunuyor.
Gebekum Tabiat Parkı: Datça'ya 4 km. uzaklıkta. Uzunluğu 7 km'yi bulan kumsalı olan Gebekum, denize girmek için çok uygun. Kumsal, rüzgârın da etkisiyle kendisini çoğaltıyor ve yayılıyor. Karşısındaki adaya kumul hareketleriyle, denizden yürüyerek ulaşmayı sağlayan bir de sığlık oluşturmuş.
Kargı Koyu: İlçe merkezine üç kilometre uzaklıkta olup yürüyerek de gidilebilir. Kuzey ve güneybatı rüzgârlarına kapalı olan koyun, doğal güzelliği sakin ve çekici. Plajı çakıllı olan koyda, yeme içme tesisleri ile küçük bir yat çekek yeri de vardır. Belediyenin özel halk otobüslerinin çalıştığı koya akan bir çay bulunuyor. Yakındaki eski kilise kalıntısı ne yazık ki harap durumda, ama yine de günümüze kadar ulaşabilmiş.
Kızlan Yel Değirmenleri: Datça’nın simgesel duraklarından biri olarak, özellikle gün batımı ve fotoğraf meraklıları için önerilebilir.
Ovabükü / Hayıtbükü: Daha sakin ve doğal koy deneyimi arayan misafirler için uygun.
Palamutbükü: İlçeye 25 km. uzaklıkta ki koy, Knidos Ören yerine ise 10 km, uzaklıkta ve yarımadanın en ünlü plajlarından birisi. Bölgede, yeme içme tesisleri yanında konaklama tesisleri de bulunuyor. Uzun plajı çakıl ve kum karışımı.

Knidos Antik Kenti'ni ziyaret edebilirsiniz. Çağların silemediği, zamanın solduramadığı güzelliğini sonsuza kadar koruyacak bir kent Datça
s. Knidos Kenti'nin en ilginç yapısı Aphrodite Tapınağı. İnsan imgesinin düşünebildiği en güzel Aphrodite, sanat tarihinin ilk çıplak kadın heykeli Knidos Aphrodite'i.
M.Ö. IV. yüzyılda yaşayan Knidos'lu ünlü matematikçi ve astronom Eudoksos'un Güneş Saati'ni de görebilirsiniz. Mevsimleri ve saatleri gösteren bu saatin, dünyada bir eşi daha yok.
M.Ö. 350-400 gibi tarihlenen Aslanlı Gömüt. Orijinali piramit şeklinde olan bu Dor gömütünün tepesinde 3 m. uzunluğunda, 1.80 m. yüksekliğinde bir aslan heykeli bulunuyormuş. 1 ton ağırlığındaki bu şahane aslan bugün British Museum'da.
Antik çağda Knidos'a giden ticaret gemilerinin fırtınalı havalarda sığındıkları ve yüklerini boşalttıkları Körmen Limanı. Taş Evleri, bahçe duvarlarından sarkan begonvillerin bir renk cümbüşüne dönüştürdüğü daracık sokakları, şair Can Yücel'in müze haline getirilen evi ile Datça'nın görülmeye değer yerlerinden biri Eski Datça. Ege Denizi ile Akdeniz'in bir arada görülebildiği tek yer ise Balıkaşıran.
Uluslararası Knidos Kültür Sanat Akademisi
Datça’nın sakin ve sanat dolu köşelerinden biri olan Uluslararası Knidos Kültür Sanat Akademisi, eski bir köy okulunun restore edilmesiyle hayat bulmuş bir yer. Yakaköy’de, antik Knidos’a oldukça yakın konumda bulunuyor. Burası sadece sanatçıların gelip eserlerini yarattığı bir atölye değil, aynı zamanda ziyaretçilerin açık havada heykelleri görüp sanatla doğayı bir arada deneyimleyebileceği özel bir alan. Resimden seramiğe, heykelden tiyatroya kadar pek çok farklı sanat dalında atölyeler düzenleniyor, yıl boyunca çeşitli etkinliklerle renkleniyor. Datça’da gezinirken hem doğayla hem de sanatla iç içe olmak isterseniz, burayı kesinlikle rotanıza eklemelisiniz. Huzurlu bahçesinde dolaşırken sanatın sessiz güzelliğini hissetmek ve Knidos’un büyülü atmosferinde zaman geçirmek insanın ruhunu besliyor.
Knidos Feneri
Knidos Feneri, Datça’nın en uç noktasında, denizle buluşan kayalıkların tepesinde yer alıyor. 1931 yılında yapılmış ve o günden beri denizcilerin yolunu aydınlatıyor. Ege ve Akdeniz manzarasını aynı anda seyretmek mümkün burada, özellikle gün batımında burası tam bir görsel şölen sunuyor desek abartmış olmayız. Yürüyüşü biraz zorlu olabilir çünkü çevresi kayalık ve rüzgarlı, ama yanınıza rahat ayakkabı ve su alırsanız keyifli bir doğa yürüyüşü yapabilirsiniz. Deniz fenerinin verdiği huzur ve eşsiz manzara, burayı Datça’da mutlaka görülmesi gereken özel bir yer yapıyor.

Karia Yolu
Karia Yolu, yürüyerek keşfetmenin ne kadar özel bir deneyim olduğunu hatırlatan yerlerden biri. Türkiye'nin en uzun yürüyüş rotalarından biri olan bu yol, özellikle doğayı sevenler için gerçek bir hazine. Muğla’nın farklı bölgelerinden geçiyor ama kabul edelim, Datça kısmı bir başka güzel. Koylar, tepeler, taş patikalar ve arada karşınıza çıkan antik kalıntılarla sanki tarih ve doğa el ele vermişte, sizi bu yolda karşılıyor gibi. Datça’da Karia Yolu’nun içinden geçen bölümler, manzarasıyla ve havasıyla oldukça büyülüyor. Yol, sizi öyle bir tempoya sokuyor ki şehirde unuttuğunuz “yavaş yaşam” fikri yeniden aklınıza düşüyor. Kimisi sabah erkenden yürümeye başlıyor, kimisi gün batımını yakalamak için çıkıyor bu rotaya. Yılın neredeyse her dönemi yürünebiliyor ama ilkbahar ve sonbahar ayları serin olması açısından en keyifli zamanları diyebiliriz. Datça’yı sadece deniz kenarından ibaret sanıyorsanız, Karia Yolu size bambaşka bir yüzünü gösteriyor. Bu rota sadece yürümek için değil; mola verdiğiniz köy kahvelerinde soluklanmak, yolda bir çam gölgesinde kitabınızı açmak ve doğanın içinden geçerken zihninizi temizlemek için de birebir.

Datça'da Ne Yapılır?
Günlerinizi nasıl planlamalısınız?
Sabah: Eski Datça sokakları, kahve ve küçük atölyeler
Öğlen: Datça merkezde yemek ve sahil yürüyüşü
Öğleden sonra: Kargı Koyu’nda deniz molası
Akşamüstü: Knidos’ta gün batımı ya da Kızlan Yel Değirmenleri
Akşam: Eski Datça’da sakin bir akşam yemeği
Datça'nın muhteşem denizini ve koylarını keşfetmek için günübirlik tekne turlarına katılabilirsiniz. Kargı Koyu, Palamutbükü, Ovabükü, Hayıtbükü, Bencik Koyu ve Ovabükü gibi koy ve büklerini gezebilirsiniz.
Bizim gibi yüzme meraklıları için: Merkezde iseniz, Sevgi Yolu sahilini tercih edebilirsiniz.
Datça'da bisiklet turu yapabilir ya da doğa yürüyüşlerine çıkarak fotoğraf çekebilirsiniz.
Datça'nın muhteşem maviliklerinde dalış ya da sörf yapabilirsiniz. Su kayağı, rüzgar sörfü gibi sporları deneyebilirsiniz. Datça merkezde ya da civar mahallelerde yürüyüşler, doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz.
Akşamları Datça'daki harika balık restoranlarında taze mevsim balıkları ve mezeler eşliğinde balık keyfi yapabilirsiniz. Gecenin ilerleyen saatlerinde eğlence merkezlerinde, barlarda eğlenceli vakit geçirebilirsiniz.
1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla, Datça ve Simi Adaları arasında yüzme yarışları ve takip eden gecelerde eğlenceler yapılır. Datça-Knidos Badem Festivali, Akdeniz'den Ege'ye dostluk yürüyüşü, tüplü ve tüpsüz dalışlar, sörf yarışmaları ve briç turnuvaları yapılır. Eğer o zamanlara denk geldiyseniz, bu tür eğlenceli ve kültürel etkinliklere katılabilirsiniz.
Yaz aylarında hemen her hafta yapılan yaz konserlerine katılabilirsiniz. Geceleri limanda ve çarşıda gezebilir, alışveriş yapabilirsiniz.

Datça'dan Ne Alınır?
Datça'da hemen her yerde, çarşıda, pazarda, dükkânda Datça Balı ve bademi bulabilir, satın alabilirsiniz. Kuru incir, bal ve fırınlanmış bademin karıştırılması ile hazırlanan ve "ballı badem " diye satılan ürünü alabilirsiniz.
Haftanın belli günlerinde kurulan semt pazarlarında taze meyve ve sebze bulabilir, meşhur Datça balığı satın alabilirsiniz. Kuru veya taze şifalı otlar bulabilirsiniz.
Bunların dışında Datça'ya özgü ve yöre halkının el emeği olan iğne oyalarını, işli örtüleri, ipek dokumaları satın alabilirsiniz. Halkın el sanatlarını sergilediği tezgâhlarda ve dükkânlarda pek çok orijinal ürünler, hediyelik eşyalar, süs eşyaları ve takılar bulabilirsiniz. Bölgeye özgü seramik figürler satın alabilirsiniz.

Datça'yla İlgili Bazı Notlar
Datça'nın özel çevre kurulu tarafından koruma altına alındığını ve %70'inin doğal ve arkeolojik sit alanı kapsamına alındığını, Datça'da yılın 300 günü masmavi bir gökyüzü olduğunu, Datça'nın Türkiye'nin en zengin köylülerine sahip olan ilçesi olduğunu, Datça'nın Türkiye'nin en yüksek eğitim oranına sahip olan ilçesi olduğunu, Türkiye'de ki en düşük suç oranının Datça'da olduğunu, Datça'dan 28 km uzaklıkta bulunan Knidos'un bilim, mimarlık ve sanatta oldukça ileri bir kent olduğunu ve antik dünyanın yedi harikasından biri sayılan İskendiye Feneri'nin mimarı Sostratos'un burada yaşadığını, Datça'ya 1978'e kadar elektrik gelmemiş olduğunu, Datça için 'Dünyanın en büyük açık hava tımarhanesi' diyen Can Yücel'in Eski Datça'daki müzeye dönüştürülen evinin araştırma dışında sadece şairin ölüm yıldönümü olan 12 Ağustos'ta açıldığını biliyor muydunuz?
Datça'da Nerede Ne Yenir - Yeme İçme Rehberi:
Datça'ya geldiğinizde tatmanız gereken en önemli şeyler balık, bal ve badem. Datça'nın bademi o kadar ünlü ki dünyaya ihraç ediliyor. Datça'nın balının ise doğadaki bin bir çeşit ve rengârenk kır çiçeklerinden toplanarak yapıldığı için harika bir lezzeti var. Datça balının hem tadına bakmalı hem de satın almalısınız.
Datça'da tutulan balığın ise en güzellerini Datça'daki balık restoranlarında ve zeytinyağlı mezeler eşliğinde, farklı deniz ürünleriyle birlikte yiyebilirsiniz. Hatta Antik Çağ'da, bölgede eczacılıkla ilgili yazılan kitaplarda kızartılmış balığın en güzel ballı ve bademli sosla yenileceği bile yazılmış. Bir de Datça'da pek çok yerde salyangoz yemeğini bulabilirsiniz.
Bunların dışında Datça'nın kendi kültürüne özgü ve Ege mutfağı ile harmanlanmış lezzetleri de mevcut. Bunlardan bazıları şöyle: könger, ütmek, lokum pilavı, kabak çiçeği dolması ve tabii ki de zeytinyağlı, garaville, turpucu, mürdümük ve celpleme gibi adıyla da tadıyla da ilginç yemekler. Denemenizi öneririz.
Ünlü şair Can Yücel'in fotoğrafları ve şiirlerinin asılı olduğu, ayrıca son içtiği şarap ve kullandığı kadehin bir camekânın arkasında sergilendiği çay bahçesinde güzel bir çay içebilirsiniz.
-Datça merkezde kahve, tatlı ya da kısa bir mola için Ale Datça tercih edilebilir.
-Sahil kenarında deniz manzarası eşliğinde kahvaltı, brunch ya da keyifli bir öğün için Cafe Inn misafirlerimize önerebileceğimiz seçenekler arasında.
-Dutdibi Fish Mekân, Nahit Usta’nın Yeri Ev Yemekleri, Kardeşler Pide Kebap ve Badem Cafe’yi yeme/içme listenize gönül rahatlığı ile ekleyebilirsiniz.
-Daha rahat ve hızlı bir öğün arayanlar için Datça merkezde Crux Street Food, hamburger ve sokak lezzetleriyle öne çıkıyor.
-Geleneksel ev yemekleri ve Ege mutfağı tatlarını denemek isteyen misafirler için Zekeriya Sofrası iyi bir alternatiftir.
-Balık yemek isteyen misafirler için Datça merkezde Sandal Balık değerlendirilebilir.
-Knidos yolu üzerinde, Yaka Köy’de yer alan ve Michelin Rehberi’nde de bulunan Yakamengen, özel bir gastronomi deneyimi yaşamak isteyenler için öneririz.
-Eski Datça’da ise taş sokaklar arasında keyifli bir akşam yemeği ya da kahve molası için farklı seçenekler bulunuyor. Azzurra, İtalyan mutfağından ilham alan rafine atmosferiyle; Pizza Trio, pizzalarıyla; Strabon ise şarap ve gurme lezzetleriyle öne çıkan duraklar arasında yer alıyor.
Editör'ün tavsiyesi:
Datça Ovabükünde Ada pansiyonu işleten Nuriye teyzenin tamamen kendi ürünleri (zeytinyağ, patlıcan,badem,maydonoz) ile yaptığı patlıcan kızartma müthiş lezzetli oluyor.
Datça Culinarium Restoran'da çerkez mantısı, tereyağlı dülger balığı ve özellikle de Semifredo tatlısını öneririz.
Datça Mesudiye Ovabükü Poyraz Restoran herşeyi nefistir ama asıl Laos ızgarası off! Ovabuk sahilin en başarılısı gerçekten. Hergun Kabak çiçeği dolma, avcı boreği yemeden gün geçmiyor.
Ege ve Akdeniz mutfağının en lezzetli tatlarını bulabileceğiniz Garavilla restoran Otel Mavi Beyaz'ın içinde benzersiz bir manzaraya karşı hizmet veriyor. Datça'nın yerel ve taze otlarıyla hazırlanan menülerin tadına bakmalısınız.
Eski Datça'da bir el sanatları atölyesinin kafesi olan Antik Cafe'de kuş sesleriyle kahvaltı etmek ya da ev yapımı likör eşliğinde hafif canlı müzik dinlemek mümkün.
Kumluk plajında hizmet veren balık restoranlarından bir tanesi olan Hüsnü'nün yeri, konumu ve birbirinden lezzetli deniz ürünleriyle özel bir adres. Özellikle yöresel zeytinyağıyla hazırlanan mezeleri ve ızgaraları kesinlikle denemelisiniz.
Datça'nın tarihi limanında hizmet veren Mocca Cafe'de isterseniz lezzetli pizzaların ve makarnaların tadını çıkarabilir dilerseniz de yemekten sonra ufak bir tatlı ve kahve molası verebilirsiniz.
Ev yemekleri konusunda kesinlikle çok başarılı.
Yöresel otlar ve bademle hazırlanan Le Jardin de Semra spesiyal salatasını mutlaka denemelisiniz. Yemeklerde kullanılan tüm sebzeler Semra Hanım'ın kendi organik bahçesinde yetiştiriliyor.
Kargi koyunda Yesim Bar: Kıymalı pide ve çökertme kebabı.

Hüsnü'nün Yeri.
Datça'ya Nasıl Gidilir?
Datça, Marmaris Yarımadası'nın en uç noktasında, Ege ile Akdeniz'in birleştiği noktada yer alır. Otobüsle gelecekseniz önce Marmaris 'e ulaşmalı oradan minibüs veya otobüslerle Datça'ya geçmelisiniz.
İsterseniz İstanbul ve Ankara 'dan, Bodrum ve Dalaman Havalimanı'na ulaşabilirsiniz. Dalaman Havalimanı, Datça merkezine 155 km. uzaklıktadır. Marmaris'e kadar da servis vardır. Bodrum uçuşlarında, feribot saatlerine denk gelen uçuşlar vardır. Bodrum-Datça arası feribotla 2 saattir.
- Muğla - Datça arası yaklaşık 125 kilometre ve 2 saat kadar sürmektedir.
- Marmaris - Datça arası yaklaşık 70 kilometre ve 1 saat 15 dakika kadar sürmektedir.
- Aydın - Datça arası yaklaşık 220 kilometre ve 3 saat 40 dakika kadar sürmektedir.
- İstanbul - Datça arası yaklaşık 880 kilometre ve 12 buçuk saat kadar sürmektedir.
- Ankara - Datça arası yaklaşık 710 kilometre ve 10 saat 15 dakika kadar sürmektedir.
- Bursa - Datça arası yaklaşık 645 kilometre ve 9 saat kadar sürmektedir.

Datça'da Nerede Kalınır?
Datça otelleri genellikle denizin hemen kenarında yer alıyor. Biraz daha gerilerde, yemyeşil doğanın içinde gizlenmiş oteller de bulabilirsiniz. Dolayısıyla nerede kalırsanız kalın muhteşem bir doğa ya da deniz manzarasına karşı uyanacaksınız. https://www.kucukoteller.com.tr/datca-otelleri

🎒 Bizden Son Tavsiyeler: Yüzme meraklılarının, sayısız dokunulmamış koyda keyifle tembellik ettiği Datça’da, yılın 12 ayı hayat çok aktif akıyor! Sonbaharda ve kışın yapılan kaya tırmanışı turları, Şubat ayı dendi mi Geleneksel Badem Çiçeği Festivali, rüzgâr sörfü ve uçurtma sörfü, her yıl Mayıs ayında düzenlenen Akdeniz’den Ege’ye Dostluk ve Doğa Yürüyüşü buluşması, tarihi Karia Yolu rotaları, günübirlik tekne gezintileri, Gastronomi Festivali, tüplü dalış, bisiklet gezintileri sizleri Datça’ya yaz-kış bağlayabilir bizden söylemesi.
