Mardin 3 Günlük Gezi Planı
12 dakika önce

Mardin 3 Günlük Gezi Planı


Mardin, taş sokakları, Mezopotamya manzarası ve çok kültürlü yapısıyla insanı daha ilk anda içine çeken şehirlerden biri. Üstelik 3 günlük bir planla hem merkezdeki tarihi dokuyu doyasıya yaşayabilir hem de çevredeki önemli durakları görmeye zaman ayırabilirsiniz. Geziyi rahat geçirmek için işin başında konaklamayı netleştirmek büyük avantaj sağlıyor. Şehir merkezine yakın bir noktada kalmak isteyenler, planlamaya çoğu zaman Mardin otelleri seçeneklerine göz atarak başlıyor. Böylece gün içinde yürüyerek gezilecek yerlere daha kolay ulaşılıyor.

Mardin’de gezinin temposu, sabah erken saatlerde daha akıcı ilerliyor. Öğleden sonra güneş kendini daha fazla hissettirdiği için, planı buna göre kurmak geziyi daha konforlu hâle getiriyor.

1. Gün: Eski Mardin’de Taş Sokaklar ve Manzara

İlk günü Eski Mardin’e ayırmak, şehri anlamanın en iyi yollarından biri. Sabah saatlerinde Cumhuriyet Meydanı çevresinden başlayıp yavaş yavaş taş sokakların içine doğru yürüyebilirsiniz. Burada acele etmeyin; Mardin’in güzelliği çoğu zaman bir sokağa sapınca karşınıza çıkan bir kapıda, bir avluda ya da manzara boşluğunda saklı oluyor.

Mardin Ulu Camii: Şehrin merkezinde yer alan bu yapı, Mardin’in simgelerinden biri. Avlu ve çevredeki sokaklar, fotoğraf molası vermek için de oldukça uygun.

Zinciriye Medresesi: Mardin’i yukarıdan izlemek isteyenlerin ilk duraklarından biri. Burada Mezopotamya manzarasını izlemek, geziye güçlü bir başlangıç hissi katıyor.

Kasımiye Medresesi: Gün batımına yakın saatlerde ayrı bir güzellik kazanıyor. Avluda oturup manzarayı izlemek, ilk günün temposunu güzel dengeliyor.

Akşam saatlerinde Eski Mardin’de bir teras kafede oturup günü toparlamak iyi geliyor. İlk gün, çok fazla noktaya koşmak yerine Mardin’e alışmak için ideal bir tempo sunuyor.

2. Gün: Deyrulzafaran ve Dara Antik Kenti

İkinci gün, merkez dışındaki iki güçlü durağa ayrılabilir. Sabah erken saatlerde yola çıkmak, hem kalabalığa kalmamak hem de gün içinde rahat hareket etmek açısından işe yarıyor.

Deyrulzafaran Manastırı: Mardin’in çok kültürlü yapısını en iyi hissettiren yerlerden biri. Taş işçiliği, avlular ve iç mekândaki atmosfer oldukça etkileyici. Rehberli anlatımla gezmek, yapının hikâyesini daha iyi anlamayı sağlıyor.

Dara Antik Kenti: Mardin çevresindeki en güçlü tarihi rotalardan biri. Kaya mezarları, sarnıçlar ve geniş alan, gezinin temposunu biraz yükseltiyor ama karşılığını fazlasıyla veriyor. Rahat ayakkabı bu gün için daha da önemli.

Öğleden sonra merkeze döndüğünüzde daha sakin bir program iyi oluyor. Çarşı tarafında kısa bir dolaşma, küçük dükkânlardan yerel ürünlere bakma ya da bir kahve molası, günü yormadan kapatmayı sağlıyor.

Bu arada, özellikle yoğun dönemlerde yer bulmak zorlaşabildiği için konaklamayı önceden netleştirmek isteyenler, erken rezervasyon otelleri seçeneklerini değerlendirerek planını daha rahat kurabiliyor.

3. Gün: Midyat ve Mor Gabriel ile Rotayı Zenginleştirmek

Üçüncü gün, Mardin gezisini tamamlayan en güzel eklerden biri: Midyat. Mardin’e gelip Midyat’ı görmemek, birçok kişinin “keşke” dediği şeylerden biri oluyor.

Midyat Konuk Evi ve sokakları: Taş evlerin arasından yürümek, fotoğraf çekmek ve küçük meydanlarda mola vermek için çok keyifli.

Midyat çarşısı: Telkari ürünleriyle meşhur. Gezinizde küçük bir hatıra almak isterseniz en doğru yerlerden biri burası.

Mor Gabriel Manastırı: Bölgenin tarihsel derinliğini hissettiren etkileyici bir durak. Hem mimari hem atmosfer açısından güçlü bir deneyim sunuyor.

Akşamüstü Mardin’e dönüp son kez Eski Mardin sokaklarında yürümek, gezinin kapanışı için güzel bir fikir oluyor. Son günün temposu biraz daha yoğun geçse de, Mardin’den daha dolu bir hatıra ile ayrılmanızı sağlıyor.