Bahar’da Gidilecek En Güzel 10 Balayı Oteli Önerisi

Düğün öncesi hazırlıklar, koşuşturmalar ve düğün günü derken epey yorulan çiftler şüphesiz aşklarını ödüllendirebileceği romantik balayı oteli arayışına giriyor. Tercihinize göre seçebileceğiniz birden fazla alternatifinizin olduğu balayı otelleri kategorisi bütçe, tatil yapılacak yer ve zaman faktörlerine göre çeşitleniyor. Her şeyden önce hayalinizdeki balayı tatilini düşünmeli ve bu doğrultuda seçim yapmalısınız.

Hayatınızın en özel anlarını yaşayacağınız balayı tatiliniz için tamamen size özel olarak hazırlanmış otel odalarından zevkinize ve bütçenize uygun olanı seçerek rezervasyonunuzu oluşturabilirsiniz. Dilerseniz özel jakuzili odalardan birini seçebilir dilerseniz de doğa içinde sadece size özel olacak bungalovlarda konaklayabilirsiniz. Bahar aylarında balayı yapacak çiftlerin ilk tercihi genellikle Urla, Alanya, Çeşme, Kuşadası, Fethiye, Kemer gibi sahil şeridindeki yerler oluyor. Kış aylarında veya sonbaharda balayı tatili yapmayı düşünüyorsanız eğer Sapanca, Ağva, Şirince, Kazdağları gibi balayı otellerinin yoğunlaştığı bölgeleri tercih edebilirsiniz.

İşte sizler için seçtiğimiz Baharda Gidilecek 10 Balayı Oteli Önerisi:

1- Gümrük Otel, +14 - Urla İzmir - https://www.kucukoteller.com.tr/gumruk-otel
Bağlar ve küçük çam ormanlarıyla örtülmüş Urla eşsiz güzellikte bir yer bizim için. Sanat sokağı, üzümler, tarih, nostalji, Urla dün neydi, bugün nedir, yarın ne olacak sohbetlerimiz… Adet olduğu üzere otel yazısına geniş bir “perspektiften” girdik. Ne yapalım kültür tarihimize kıyıdan bir katkıda bulunmayalım mı?
Urla İskelede denize muvazi olarak uzanan Gümrük Hotel @gumrukurla , bunların hepsine çanak tutuyor sevgili okurlarımız. Hatta gecenin bir vaktinde 7 numaralı odamıza çekilmeden önce Ömer Hayyam’ın sesini duyuyoruz:
“Dışarısı ılık, taze, güzel.
Bulut yıkadı bahçelerin yüzünü.
Kuşlar keyfe geldi.
Şakıdılar kayısı gülüne bizim içimizi:
‘Şarap içmeli, şarap içmeli, şarap.’ “
Biz insanlar faniyiz ama içinde yaşadığımız mekânları ‘ebedi’ kılmamız mümkün. Gümrük Hotel’in kusursuz ev sahibi Mihriban Hanım ve ekip arkadaşları el ele verip bulundukları bu mekânın tarihsel bilinci halinde “sıradan” olmamak için uğraş veriyorlar. Mekânı sıcak tutmanın salt “kalorifer” sorunu olmadığını çok iyi biliyorlar…
Denizin ağzındaki otelin güzelliği, sessizliği ve kuytuluğunda saklı. Camlarından akşam güneşini yansıtan oldukça atmosferik bir ortamı var. Dik arkalıklı sandalyeler, odaları baştan başa kaplayan müstesna mobilyalar, şeffaf taraçaya benzeyen çepeçevre pencereler… Evrensel bir keyif doğrusu.
Akşam otelin içindeki Rast Avlu isimli kokteyl&bar restoranlarındaydık. Müzik eşliğinde şöminenin kenarında şarap yudumlayıp, ahşap çanaklarda peynir türlerinin tadına bakmak alışılmadık oranda tat verdi bize. Kokteylin hasını da burada içtik.
Tadına doyulmaz Urla günlerimizde kasabanın merkezindeki sanat sokağının da “anonim” bir yer olmadığını söylemek isteriz size. Kapı gibi bir kişiliği vardır buranın. Ferahlık ve yapıların inşa tarzlarındaki güzellik itibariyle mükemmel bir sokaktır Urla Sanat Sokağı. Kesmetaş yolların yağmur sonrası ışıltısı, 100 küsür yıllık binaların işlemeli cephelerinin tertemiz görüntüleri bizi geçmiş zaman düşlerine daldırıyor. Sahi niçin geçmiş zaman bizi kuyu gibi çekiyor böyle…


2- Villa Turka, +12 - Alanya - https://www.kucukoteller.com.tr/alanya-otelleri
200 yıllık bir taş konağın Akdeniz'e adeta aşık panoramik bakışına şahit olmaya ne dersiniz?
Hem şık hem tarihi bir taş konağın gözünden muh-te-şem bir manzara, keyifli, konforlu bir tatil deneyimi var burada diyor ve hemen detaylara geliyor editör..
Otelin restorasyonu üç yıl kadar sürmüş. Konak 2 katlı ve içinde 11 oda bulunuyor. Sedir kokulu odalarında el yapımı berjerler, antikalar, zarif banyolarda kadife terlikler ve zeytinyağlı sabunlar özenle yerleştirilmiş. Odaların dekorasyonu standardize edilmemiş, hepsi ayrı ayrı eşya ve aksesuarlar ile oldukça zevkli bir şekilde döşenmiş. Ayrıca odaların içi tertemiz mis gibi kokuyor, temizlik onlar için de çok önemli.
Kahvaltıları çok ama çooook lezzetli ve hatta güne iyi başlama garantili : ) Hakiki yayla balı, keçi boynuzlu keki, tazecik yeşillikleri, börekli çörekli zengin bir kahvaltı sunumları oluyor misafirlerine. Ayrıca yine Kafe Turka' da birbirinden leziz yerel tatları da şehir ve deniz manzarası eşliğinde deneyimleyebilirsiniz. Aramızda kalsın gün boyu çay ücretsiz: )
Denize 5 dk mesafesindeler. Kleopatra plajına da yaz aylarında ücretsiz servis araçları bulunuyor. Kışın gelirseniz de kestane kebaplık içinizi ısıtan soba eşliğinde tatilinizin keyfini çıkarabilirsiniz. Bu arada alakasız olacak ama açık alanda bir de masa tenisi masaları var, biz kendileriyle görüşmek için oraya gittiğimizde bir anda kendimizi masa tenisi oynarken bulduk çok eğlenceli, çok keyifliydi.
Konakta organizasyonlar oldukça tercih ediliyor. Düğün için uzmanlıklarının a la turka dokunuşlarla mükemmelleştirilmiş kır düğünleri olduğunu ifade ediyorlar. Biz gittiğimizde gelin damat fotoğraf çekimi vardı.
Bu arada konuma gelince Alanya Kalesinin hemen eteklerinde yer alıyorlar. Yokuşlu merdivenli bir bölge, belki tekerlekli sandalyesi olan ya da bebek arabası ile gezen misafirler için bir miktar daha zor olabilir. Aracınız ile gelirseniz otoparkları da mevcut ama çok fazla araç için yerleri pek yok! Araç kiralamak isterseniz de size yardımcı oluyorlar. Otele yaklaşırken park için önce arayın!


3- Sarezya Luxury Hotel & Spa - Dalyan Çeşme İzmir
- https://www.kucukoteller.com.tr/cesme-otelleri
İzmir'İn gözbebeği Çeşme'de bulunuyor Sarezya. Güne deniz manzarasının eşlik ettiği mükemmel bir serpme kahvaltı ile başlayıp , otele ait özel yat ile bütün koylara demir atabilir, infinity havuzda yüzebilir havuz barın özel kokteyllerini içebilirsiniz. Hemen yanı başında Aya Yorgi Koyu'nda denize girebilir, spa merkezimizde bulunan; masaj, sauna, buhar ve macera duşlarında kendinize vakit ayırarak dinlenebilirsiniz. Odaların rustik ve bohem tasarımıyla kendinizi Çeşme’den çok uzakta hissedebilir ve özel yaratılmış bahçe-balkon alanlarınızda keyifli anlar geçirerek konforun tadını çıkarabilirsiniz. Otelimizin teras restoranında Geleneksel Türk Mutfağı ve Dünya Mutfağı lezzetlerini muhteşem manzara eşliğinde tadabilirsiniz.



4- Kirazlı Sultan Konak, +12 - Kuşadası İzmir - https://www.kucukoteller.com.tr/kusadasi-otelleri
Güneşin altında parlayan ahşap döşemelere açılan dev kapısından içeri ayağımızı basar basmaz hissettiğimiz coşku ve huzur tam da istediğimiz his! Burada hemen hemen her şey ahşap ve taş. Duvarları örten döşeme taş odaların; süs balkonlu ahşap pencereleri, XIV. Louis tarzı mobilyaları, geçmiş zaman döneminin beğenisine uygun tabloları ve özel küvetleri var. Odaların hepsinde el işçiliği gerektiren detaylar, antika eşyalar bir araya gelmiş. Ve özel küvetleri açık ara farkla Türkiye’de gördüklerimizin en iyilerinden!
Favorimiz 175 küsür yıllık bu tarihi konağın aslına sadık kalarak restore ettikleri Sultan Oda oldu. Bu odanın bizdeki etkisi hâlâ daha devam ediyor... Ertesi gün havanın nasıl olacağını görmek için konağın terasına çıktığımızda bu güzel köyün tablo gibi manzarasının neşesi bize yetiyor. Bizi çok çok iyi karşılayan, övgülere boğduğumuz Haldun Bey ve eşi Tülin Hanım da içten nazik insanlar. Salt hoş sohbetleri için bile gitmeye değer Kirazlı Sultan Konak’a…

Tülin Hanım’ın kendi elcağızıyla hazırladığı kahvaltılar-yemekler dayanılacak gibi değil, nefis. Balıklar tekneden, olta balıkçılarından alınıyor. Tam kıvamında-reçetesi kendisine has sosuyla- pişirilmiş ve suyunu kaybetmemiş oluyor. Bir tutam rokası ve dilim kırmızı soğanıyla. Tanıdık mezeler de göz kırpıyor: börülce piyazı, karides salataları, paçanga böreği. Sabah da zevkli ve uzun bir kahvaltı. Ama ne sofra bu! El yapımı reçeller, bahçeden gelen domates-salatalık, fıstık ezmesi, beyaz bal, köy peynirleri, özel soslarıyla kızarttıkları keçi peyniri, siyah-beyaz havyar ve ara sıcak. Sabahları hafif gittiğimizden, sıcacık çayımızla bu keyifli kahvaltıyı noktalıyoruz.



5- Babakamp Eco Ranch & Retreat - Fethiye - https://www.kucukoteller.com.tr/fethiye-otelleri
Rotamı Akdeniz’e çevirip; antik dönemde Glaukos Körfezi olarak bilinen Fethiye Körfezi’ne gidiyorum. Körfezi çevreleyen yalçın dağların eteklerinde hoş bir kent Fethiye. Ardındaki dağların yamaçları, kadim Telmessos kentinin nekropolündeki mezarlarla dolu. Ben de geceyi, kıyı boyunca giderek Baba Dağ'ın 1.300 metre rakımındaki Babakamp’ta geçirmeye karar veriyorum...
Dimdik yükselen Baba Dağ'daki bu sığınak | Babakamp Eco Ranch&Retreat; tamamen doğanın içinde, Türkiye’nin batı kıyıları boyunca rastladığım en çarpıcı güzellikte manzaraya sahip! Kendimi eskinin temiz, saf dünyasının dışında hissediyorum. Babakamp’a özgü ekmeklerinden, mevsime has sebzelerden oluşan zeytinyağlılarından, odun fırınında pişen vejetaryen güveçlerinden yiyorum. Uysal uyuşuk bir haziran akşamı oluyor benim için…
Burası kırsal kimliğini korumuş, güler yüzlü insanlar tarafından işletiliyor yıllardır. Babakamp’ın kalbine de beden, ruh ve zihnin esenliğini başrole yerleştirmişler. Ekolojik, doğaya zarar vermeyen, kendi kendine yetebilen doğal enerji kaynağı kullanan Babakamp; bütün bu sürdürülebilir dinamizmi ve kocaman sükûnetiyle insanı sarmalıyor.
Tabiatın mimarisini yansıtan odalarından aile odalarında konaklıyorum. Evcil dostlarımıza da kapıları her daim açık. Odalarının bazıları müdavimleri tarafından uzun süreli de tutuluyor.
Uçakla gelecekler için en yakın havaalanı: Dalaman, 80 km.
Burası büyüleyici bir coğrafya ve yapılacak o kadar çok aktivite var ki. Saklıkent Kanyonu, Pınara Antik Kenti, Patara ve Gemiler Adası gidebileceğiniz yerler arasında.



6- Olympos Mountain Lodge - Beycik Dağı Kemer Olimpos - https://www.kucukoteller.com.tr/antalya-kemer-otelleri
Tabiatın hâlâ insandan daha güçlü olduğu Akdeniz’in, kıvrımlı yollarının ve güzel manzaralarının verdiği baş dönmesiyle Olympos Mountain Lodge’a varıyoruz. Deniz ile toprağın, toprak ile kayanın, güzellik ile sükûnetin birbirine dolandığı, tabiatın başrolde olduğu bir mekân burası. Sedir ağacı kokusu Olympos Mountain Lodge’u daha da gerçeküstü hale getiriyor ama burası gerçeküstünün doğallaştığı bir yer! Hatta bize sorarsanız; insanın bir buraya geldi mi, yaşamının geri kalanını geçirmek isteyeceği yer de diyebiliriz pekâlâ…

OML’nin bahçelerindeki, mutfaklarındaki ve odalarındaki bütün işlemler ev sahipleri Başak’ın, Su’yun ve Mehmet Ali’nin emeklerinin yansıması. Doğanın dilinden anlamak gerekiyor, sadece anlamak değil sevmek de gerekiyor, diyorlar. Her bir odalarının da ayrı bir hikâyesi var. Hepsi nevi şahsına münhasır. Şömineli dağ evleri özel hayranlarınca yıllık da tutuluyor. Bizim favorimiz suit oda: güneş ve kır çiçeklerinin kokusu olan, bahçeli bir oda burası! Damak zevkimize bir de hayal tadının karıştığı enfes akşam üstlerine geliyoruz şimdi de: mutfak açık. Yemek yerken şefleri, bakır tavalarını izlemek ayrı bir zevk veriyor bize. Gastronomik tadım menülerinde, her bir tabağa özgü ayrı kurulmuş lezzet dengeleri; zamana gülen nazik ortamlarında, yavaş yavaş yiyip, uzun uzadıya konuşmamıza vesile oluyor. Müzik yelpazelerinin de plaklarından çaldıkları jazz ve klasik müziğe oradan da soft rock’a uzandığına değinmekte fayda var. Yemekten sonra da şarap eşliğinde, terasta kayan yıldızları seyre dalıyoruz. Hâşim’in dizeleri de aklımıza geliyor bu atmosferde hemen tabii: ‘’Akşam, yine akşam, yine akşam / Göllerde bu dem bir kamış olsam!’’
Bütün bunlara ek olarak takipte kalmanızı istediğimiz başka hoş detayları ise; özel tekne turları ile koy koy gezmek, masaj hizmetlerinden yararlanmak, özel yoga derslerine katılmak ve yaylada ateş kenarında yemek yemek!
Uçakla gelecekler için Antalya Havalimanı 90 km uzaklıkta.



7- Hypnos Sapanca Glamping & Spa, +12 - Sapanca - https://www.kucukoteller.com.tr/sapanca-otelleri
Hypnos Sapanca Glamping & Spa, 10.000 m² arazi ve içerisinde özenle yetiştirilmiş meyve ağaçları arasında izole tatil konsepti anlayışıyla kurulu bir tesis. Misafirlere yalnızca bir otel odası konaklamasından öte düşlediği tatil planının fazlasını sunabilmek için tasarlanmış. Bu nedenle mevsimine göre onlarca çeşit meyveyi dalından kopartarak organik mahsullerini tadabilir, ilçede yalnızca tesisin bahçesinde bulunan derelerinin sesiyle huzuru iliklerinize kadar yaşayabilirsiniz.
Tesis lokasyon bilgileri
Kocaeli'ne 30, İstanbul'a 1 saat uzaklıkta, Sakarya ilinin göz bebeği Sapanca'da konumlanmaktadır.
Editör'den Notlar: Ortam güzel. Küvette ve banyoda sıcak su olmaması sorunu yoktu, hatta sıcak su aşırı derecede sıcaktı. 2 kişilik yaklaşık 15 çeşit kahvaltı ve ücretsiz sınırsız sıcak içecek mevcut. Meyve ağaçlarından elma, üzüm ve ceviz var, koparıp yiyebilirsiniz. Personel saygılı ve kibar. Tavuk görmedik ama Bahçıvan olarak çalışan 2 adet koyun vardı. Sivrisinek var, yok değil. Off sıkınca sivrisinekler gelmiyor. Mangal için ücretsiz servis ve yanmış mangal veriyorlar. Klima sağlam.


8- Dachas Evleri - Ağva İstanbul - https://www.kucukoteller.com.tr/agva-otelleri
İşte Ağva tatiline yakışan bir özgünlük : Dachas Cove Houses
🌿 Ağva’da Göksu Nehri kenarında otel&çiftlik… Ne kadar da yakışmış olduğu yere @dachasevleriagva . 20 yıl önce buraya yerleşip, çiftlik kurmuş bir ailenin, artık konuk ağırlamak için kurdukları hayal bu sene gerçek olmuş.
🏠 Hülya Hanım’ın çiftliğin sade güzelliğinden esinlenerek yaptığı, rengârenk hatlı, yüksek tavanlı taş evleri yemyeşil ağaçların arasında…
Burada tabiatın kalbinde olmanın getirdiği özenle ama acele etmeden, anın tadını çıkararak konuk ağırlıyorlar.
🌴 Geniş bir bahçede; kafesi, restoranı, at çiftliği, organik sebze tarhları, yüzme havuzu, meyve ağaçları, kazları, tavıkları, inekleri bulunuyor. Sıcak yaz günlerinde rüzgârı eksik olmayan, oturduğum yerden Göksu Nehri’nin derin sükûnetinde keyif yaptığım bir konumda hem de !
🛏 Birbirinden farklı konseptli, müstakil girişli 19 tane evden oluşuyor Dachas Cove. Evler, banyolar ve balkonlar gayet geniş ve keyifli. Kaldığım Silo isimli evde ne yaparsam yapayım çok hoşuma gidiyor... Zevkle kurulmuş, temiz ve keyifle işletilen bir yerdeyim, tadını çıkarıyorum anın...
🍽 Hem mutfağın kalitesi hem de manzaranın güzelliği ile özel bir deneyim yaşamak isteyenler Dachas Cove Houses’a...🐶 Evcil dostlarımıza kapıları her daim açık. Sabiha Gökçen Havalimanı 75 km uzaklıkta bulunuyor. Yakın çevrede özellikle zaman ayırın dediğim yerler: Sardala Koyu, Hacılı Şelalesi, Aşıklar Yolu ve Ağvanın kasaba merkezi.

9- Güllü Konakları - Şirince İzmir - https://www.kucukoteller.com.tr/sirince-otelleri
Deniz ile dağın kıyasıya çarpıştığı bir coğrafya Selçuk… Bu coğrafyanın, bir çanak gibi yamacına oturmuş doğal antalogyası olan Şirince Köyü’ne arabamı çeviriyorum. İnsanı kendine kilitleyen bir etkisi var Şirince’nin. Öyle güzel, öyle heybetli ki… Taşın ve tuğlanın kullanımında beliren ortak dili ve anlatımı göze dayatan harikulade bu köyde; onlarla uyumlu Güllü Konakları, köye açılan bir parantez, aydınlık bir konfor imgesi yaratıyor zihnimde içeri adım atar atmaz. Sahici olmanın biricik boyutu olan aura’larını konağın her noktasında hissediyorum. Pencereler, yüksek tavanlı odalar, cam çokluğu, envai çeşit güllerle dolu ferah bir bahçe bunda pay sahibi sanırım.

Alın teriyle restore edilmiş, yıl aldıkça güzelleşen, Şirince’de mutlak sükûnet dolu anları özelleştirdikleri odalarıyla köyün zarafetini yaşıyor Güllü Konakları. Kaldığım vadi manzaralı, balkonlu ve şömineli odamda sessizliğin geometrisini kurmuşlar resmen… Mutfaklarından çıkan kahvaltıların ve yemeklerin de lezzetini unutmamalı. Sofra topraktan gelen doğal ürünlerle hazırlanır, felsefeleri ile lezzetlerin en iyisini yapmaya çalışıyorlar. Şeftalili semizotu salatası, vişneli pancar ve dana kaburga bu lezzeti hissettiren yemeklerinden.

Ben kahvaltıdan sonra sokakları tırmanırken karşıma çıkan Aziz Dimitrios Kilisesi bu köyün, Şirince’nin üslubunu farklı vurgularla arşınlıyor bana. Akabinde Matematik Köyü’ne yolumu çeviriyorum. Şiir gibi bir yer burası… Ve elbette Ephessos’un antik kent kalıntılarını, Magnesia’yı ve Meryem Ana Evi’ni ziyareti de ihmal etmiyorum…
Pati dostu bir mekân aynı zamanda Güllü Konakları… Uçakla gelecekler için en yakın havaalanı 68 km uzaklıkta bulunan Adnan Menderes Havalimanı.

10- Pionia Country House - Kazdağları https://www.kucukoteller.com.tr/yesilyurt-koyu-kazdaglari-otelleri
Yolculuğumuzun bu bölümünü özellikle kendi halinde kalabilmiş köyleri görmek amacıyla yaptığımız için; çarşamba günü sabah erkenden yola çıktık.
Güzel ve sakin bir sonbahar havasının yardımıyla Kaz Dağları'nın tam içine daldık. Rahat, elverişli ve ağaçlıklı bir yoldan; Ayvacık eteğine oldukça güzel yerleşmiş Demirci Köyü’ne ulaştık. Burası çepeçevre yüksek ve aşılmaz dağlarla çevrili, küçük taş evlerden oluşan, çok hoş bir Kuzey Ege köyü.

Köyün sokaklarında dolaşırken; bizim ilerlediğimiz yanda oldukça kuytu bir yerde hayli eski bir yapı izlenimini veren olağanüstü güzel Pionia Country House’a rastladık. Pionia, vadinin tabanında çok iyi bir konumda bulunuyor. Buradaki her şey çok elverişli, estetik ve nezaketle dolu. Özellikle zarif ev sahibemiz Meliha Hanım’ın naif ve hoş enerjisi de otelin atmosferine başka bir zerafet katmış. Duvarlarda çok zengin resimler doğa tasvirlerinden yapılmış. Bütün eserler Meliha Hanım’ın sanatının ürünü. Yaratıcılığımızı besleyen her şeye hayranlık duyuyoruz...

Gelin görün ki odalarından Lamponia oda, içindeki küveti ve şöminesiyle favorimiz oldu. Sabahın erken saatlerinde her yanı her türlü ağacın güzel gölgeleriyle ve var olabilecek en güzel çam korularıyla örtülü onlarca tepenin bulunduğu bu yerde uyanmak bize çok iyi geldi... Pionia Country House’dan görünen manzaranın bir sonu yok: harika bir yabanıl manzara hakim etrafa!

Ertesi gün kahvaltımızda bol bol hakiki Kuzey Ege sızma zeytinyağı ile yapılmış börekler, poğaçalar, yumurtalar, menemenler, domatesler-salatalıklar ve zeytinlerin olduğu lezzetli bir sofraya oturduk. Dağlardan gelen kaynak suyunun tadı da bir başkaydı tabii. Bu arada, Kaz Dağları'nın en iyi köy ekmeğini Pionia Contry House’un kahvaltısında yemiş olduk: nefis!

Akabinde havuz kenarında kahvemizi içtikten sonra; kendimizi dağ yollarına vurduk: trekking yapmaya! Yol boyunca kimi zaman dağların yüksekliklerinden kimi zaman eteklerinde çok güzel düzlüklerden geçtik. Buralarda bir parça olsun yararsız toprak bulunmaz. Sonbaharda olumlu etkisini gösteriyordu gerçi, doğru! Ardından pek özel bir tılsımı olan Assos Athena Tapınağı’nı görmeye gittik. Kıssadan hisse yukarılarda ve aşağılarda görülecek pek çok şey bulunuyor bu coğrafyada. Özellikle zaman ayırın dediklerimiz: Troya Antik Kenti, Ayazma, Sarıkız ve Hasanboğuldu Şelalesi...