×

Doğadaki En İyi 10 Yer 663 kişi tarafından bu hafta okundu

Doğa turizmine destek veren sayısız tesisin olduğu Türkiye’deki doğal güzellikleri keşfedebilir ve bakir doğayla iç içe muhteşem bir konaklama deneyimi yaşayabilirsiniz. Hem doğa sporları ve aktivitelerine katılmak hem de doğanın tüm huzur veren sesleri ve renkleri ile güne başlamak için muhteşem bir seçim olan doğadaki oteller kelimenin tam anlamıyla sizi kendinize getirecek!
Doğa otelleri konsepti çok farklı konaklama tipleri ile karşınıza çıkabilir. Apart, bungalov, ahşap ev, glamping çadır ve daha pek çok farklı şekilde olabilen doğa otelleri kimi zaman bir yaylada kimi zaman bir göl kenarında kimi zamansa ormanın içinde olabilir. Sonbahar ve ilkbahar aylarında daha çok tercih edilen doğadaki otellerin en iyileri karşınızda:

1- Mütevelli Çiftliği - Bursa Mudanya - https://www.kucukoteller.com.tr/mutevelli-ciftligi


Bursa tabiata yakışır güzelliği hiç kaybetmiyor. Mudanya’nın biraz dışında çarpıcı doğal panaroma ortasında tek başına bir villa Mütevelli Çiftliği. Son derece özel bir mekan burası. Çift camlı pencereler, bakımlı bir bahçe, yüzme havuzu gibi detaylar derhal göze çarpıyor. Dekorasyon tutarlı: antika ve benzeri mobilyalarla zevkle döşenmiş Mütevelli Çiftliği. Sade ve ölçülü 5 odası, modern banyoları, iyi döşeli salonu ve tam teçhizatlı mutfağı bulunuyor. Arka taraf dağ orman. Yürüyüş ve bisiklet turlarına uygun. İnsan burada toprağa yakın vakit geçiriyor ve bunun değerinin çok iyi kavrıyor. Bahçede sebze tarhları. Yazın bir dönümü aşkın bahçenin, kışın şömineli salonun keyfi çıkarılıyor anlayacağınız. Özel bir ev olduğu için, daha çok arkadaş grupları ve ailelere uygun. Tercihen haftalık olarak kiralanıyor. Ev sahibi Cem bu sıcak ve işlevsel Mütevelli Çiftliğine gelen konuklarına saatin yavaş çalıştığı bir ortam sunuyor. Kendisi aynı zamanda Le Cordon Bleu Sydney’den diplomalı özel bir şef. Çok iyi yemekler yapıyor. Sunduğu liste zengin. Fırın harıl harıl çalışıyor. Şöyle orta boy bir pizza, ana yemekte osso buco, eşlikçisi taze makarnalar, çeşit çeşit salatalar ve yanında mütevazi şaraplar… Özetle liste böyle uzayıp gider. Dileyen bu lezzetli yemekleri tatmak için kendisiyle iletişime geçebilir. Kaldı ki yemeğinizi kendiniz yapmak isteseniz bile, bu pişman etmez lezzetleri muhakkak denemelisiniz. Hem göze hem de damağa!
Demem o ki, İstanbul’dan 2 saat yol kat edip gelmeye değer Mütevelli Çiftliği. Değerlendirin!

Evcil hayvan kabul ediliyor.
Araçlarınızı park edebileceğiniz otoparkları var.
İki tane odaları bedensel engellilerin kullanımına uygun.
Çocuklu aileler için de rahatlıkla önerilir.
40 metrekarelik odaları ile toplam 10 kişi kapasiteli Mütevelli Çiftliğinin günlük fiyatlarını öğrenmek için kendileri ile iletişime geçin: 0 545 904 82 10
Özel gün ve kutlamalar için Mütevelli Çiftliği 100 kişiye kadar insan ağırlıyor.
Trilye 7 km, Mudanya 18 km uzaklıkta.

2- Longosphere Glamping, İğneada - https://www.kucukoteller.com.tr/longosphere-glamping



Glamping kelime anlamı olarak "glamorous"  yani (büyüleyici) ve "camping" yani (kamp yapmak) kelimelerinden oluşuyor. Yani konforundan vazgeçemeyenlerin doğa ile iç içe deneyim yaşama mekanı diyebiliriz.
Tesis o kadar iyi tasarlanmış ki, 100 dönüm alanda ihtiyacınız olan her şeyi mevcut; restoran, market, barbekü, havuz, piknik alanı, etkinlik, eğlence ve yürüyüş alanları…
Doğayla iç içe sessiz sakin bir yer. Denize 10 dk'lık mesafede, havuz tercih edenler için tesisin içinde ağaçların içinde bir havuz, odalar gördüğüm en temiz çadır tarzı odalardan. Doğanın içinde olmanızdan ötürü sinek ilacınızı mutlaka götürün. Etkinlik anlamında; tesiste bisiklet turu ve macera adası var. Çalışanları güler yüzlü ve sıcak kanlı insanlar. Serpme kahvaltıya göre kahvaltı çeşitleri artırılabilir. Çocuklu aileler için kaplumbağa çadır bungalovları öneririz kliması tuvaleti ve banyosu olduğu için. Hem de terasları mevcut. 4 kişiye kadar kalınabiliyor.

Diğer bir konaklama türü ise sincap çadır; üçgen çadır şeklinde odalar, hatta tavanda yattığınızda gökyüzünü görebileceğiniz küçük bir şeffaf kısım da yer alıyor. Ama bu çadırlarda WC ve banyo bulunmuyor, ortak alandakiler kullanılıyor. Her 6 çadıra o kadar WC Banyo mevcut, hiç kalabalık olmuyor ve sürekli temizleniyor. 3 kişiye kadar kalınabiliyor.
İğneada'ya geldiğinizde tesis içinde olduğu kadar dışında yapılacak bir çok aktivite bulunuyor:

-Tesis içinde yer alan Macera parkuru ( 1.30 m ve üstü çocuklar alınıyor )
-3400 hektarlık Longoz Ormanları'nda yürüyüş, rehberli olanı tercih edin.
-Mert Gölü'nde kano turu, kaçmaz bir deneyim. Ayrıca kumsaldaki kafesinde kahvenizi yudumlamak keyifli. Sahilde yürüyüş de yapabilirsiniz.
-Bir akşam yemeğini Roka Balık'ta yapın hatta akşam üstünden muhabbete başlayın.
- Bisiklet turları da keyifli, ama şu an 15adet bisiklet herkese yeterli değil. Biz kendi bisikletimizi götürdük rahat ettik.
- Piknik alanında mangal ve barbekü keyfi süper ve ince düşünülmüş, bu arada günübirlik almıyorlarmış tesise.
- Akşamları Yin Yang meydanında ateş başında oturma (Ama saat 20:00'den sonra çocuklar alınmıyor)
Şehirden kaçmak, stres atmak, bol bol oksijen almak ve hareket etmek, doğada zaman geçirmek istiyorsanız doğa ile iç içe ortam sunan Longosphere aradığınız o yer olabilir.

3- The Lake House, +12 - İznik Gölü - https://www.kucukoteller.com.tr/the-lake-house



İnsan doğayla ve kendisiyle baş başa olunca ferahlıyor, değil mi… Doğada her şey o kadar mutlu, zarif ve iç açıcı ki. Göğün hep şifa veren ılımanlığı, güneşli tepeler, havadar dağlar, çalılıklar, zeytin ağaçları, yararlı ormanlar, ineklerin yağlı ensesi, keçi-koyun sürüsünün hoş kokuları, su kaynakları, göller, bolca denizler ve çokça oksijen! Tabiat bizde olumlu etkisini göstermeye, şükürler olsun ki, devam ediyor.

Bu çok yalnız dünyada gezintilere çıkmak ve gördüğümüz manzaraları ruhumuza kazımak o kadar önemli ki bizim için. Ekimlerin en güzelinde İznik Gölü’ne giden yol da; gezintilerimizin en keyiflisi ve en hoşu. Göl ve kara, toprak ve sazlıklar, sonbahar alacasında berrak, sakin ve büyülü bir sükûnet içinde sanki...

İznik Gölü’nde çekici manzaralar hakikaten sayamayacağımız kadar çok. Bizi bazı şeyleri düşünmeye ve anlatmaya sevk edecek değerde hoş bir yerle karşılaşıyoruz burada. İznik Gölü boylarına oldukça güzel yerleşmiş The Lake House.

Şunu fark ediyoruz: altı ay önceki ilk kalışımızda bizi defalarca memnun eden ev sahipleri Yavuz Bey; iyi tesir etmiş olmalı ki ikinci defa geliyoruz The Lake House’a. Sakin, gözümüzü ve aklımızı okşayan manzaraya sahip Penthouse isimli odamızda bir de şömine var. Bütün gün romans yapmak alışkanlık haline geliyor burada. Bedensel engeli olanların da kullanımına uygun odaları bulunuyor. Penthouse dışında başka oda tipleri de var. Hepsinde stil bilinçli bir yaklaşım hakim ve oda genişlikleri 25-60 metrekare arasında.

İki gündür burada dolaşıp duruyoruz ve hep yeni, cazip bir şey çıkıyor karşımıza. Romalıların sıkı el işçiliği ve perspektif katan mimarisi ile Ayasofya Camii’yi derin dini tefekkür ile sindire sindire geziyoruz. Bu eseri görmeyen pişman olur. Akabinde Çiniciler Çarşısında paha biçilemez el işçilikleri ile dolu dükkanları dolaşıyoruz. İznik Çinisi, yüzyılların dalgasının tepesinde yolculuk eden bir başka zanaat.

Akşama doğru, geç bir saatte dönüyoruz otele. Mutfakları da çok başarılı. Kerevitli Linguine makarnanın tadı hâlâ damağımızda. Uzakdoğu menüleri de bir başka yazının konusu!

İnsan yerleşimi ile doğal habitat arasında kurulmuş denge bir istisna resmen The Lake House. 12 yaş ve üzeri çocuklu ailelerin de rahatlıkla konaklayabileceği bir ortama sahip. Burada manzarayı seyretmenin bizde uyandırdığı şeyi anlatmamız imkansız… Sanki sonsuz meyve verecekmiş gibi… Ağaçların oluşturduğu perdeler, çeşit çeşit daracık patika yollar var The Lake Hose’da. Yer değiştirdikçe değişen ardışık şeffaf katmanlardan oluşmuş manzarası, ömrümüzde gördüğümüz en özel bölgelerden oldu… Ve, gün doğarken çevre daha şairane hale geliyor. Sizin de çok hoşlanacağınıza eminiz sevgili okurlarımız…

4- SASA Hotel ve Restoran, +12 - Sapanca - https://www.kucukoteller.com.tr/sasa-harmanlik



📍✨İstanbul’un yanı başında olağanüstü bir doğa köşesine kurulmuş olan Sapanca’daki @sasasapanca hotel ve restoran insanı mutlu eden detaylarla gözetilmiş. 1 haziranda açılıyormuş tekrar.
✏️ Son derece entim bir tropik bahçe içinde, Sapanca Gölü’ne sıfır konumda dünya güzeli konforlu ve ferah odalar... 🌱🌼Modern ve yalın çizgiler ile estetik açıdan doyurucu bir şekilde özenle dizayn edilmiş odaları ahşap işçiliğinin etkileyici hakimiyetinde. Sabah uyandığınızda içinize çektiğiniz hava tertemiz. İyi bir kitapla günlerce oturup keyfi çıkarılacak bir yer. Kilit noktası: gün batımında akılalmaz bir ışıkla aydınlanan gölün büyülüğü güzelliği gerçek bir şölen...bu fırsatı kaçırmayın...
🍓Şaşırtıcı zenginlikte kahvaltı çıkarıyorlar. Her şey lezzetli ve doğal en önemlisi de içten. Pişileri, acukası ve fındık ezmesi damaklarda iz bırakıyor. Odanızda manzaraya karşı da alabiliyorsunuz kahvaltınızı. 🌸Gölün çevresinde yürüyüş olanakları sınırsız. 🌙Muhteşem panaromaya hakim restoranları Sapanca’nın en iyilerinden. Dünya mutfağından esintiler taşıyan menünün yıldızları levrek buğulama, tatlı olarak da magnolia. Akşam yemeği için rezervasyon yaparak özel bir ortamda iyi bir yemek fırsatınızı garantileyin… Special olarak kuzu incik, dana kaburga, levrek buğulamaları nefis, parmak yedirten cinstendi resmen.
-Özel ev yapımı cheesecake, ev kekleri, magnoliaları en çok tercih edilen tatlıları.
-Çocuklu aileler için ideal bir yer. 🐶🐶Evcil hayvan kabul edemiyorlar.
🏡Odalar düzenli bir şekilde dezenfekte edildikten sonra iyice havalandırılıyor.
🎒Sapanca’da mutlaka göl kenarında yürüyüş yapıp doğada kalmalısınız, Sapanca ormanlarında atv turu bence gayet keyifli bir seçenek. Butik kahvaltı, tatlı ve balık restoranlarında butik lezzetleri tatmalısınız. Otel sizi yönlendiriyor olacak. 👐🌸

5- Simurg Inn, +15 - Ahmetçe Köyü Assos - https://www.kucukoteller.com.tr/simurg-inn



Kış renklerine bürünmüş Kaz Dağları…

Şimdi de Kaz Dağlarının atmosferinde seyrüsefer eyleyelim. Seyrine doyumsuz bir görünüm var Kaz Dağlarında! Burası için ‘’doruktaki keyif’’ tanımı hiç de yanlış olmaz. Kuzey Ege’nin bu yemyeşil yamaçlarının sessiz sakin tepelerindeki Ahmetçe Köyü’nün içinde gümüş bir noktacık var: adı Simurg Inn. İmbat esintisi gibi giriyor Simurg Inn hayatımıza… Bol yeşillikli ferah korusuna adım attığımızda doğanın her tonu gözlerimizi ve kalplerimizi aydınlatıyor. Gözlerimizi manzaradan alıp, içeriye giriyoruz. Ev sahibemiz Dilara Hanım has çevreci ve hayvansever; nasıl olmaz ki, feyzini doğadan almış! Doğal güzellikte insan yapısının, estetiğin sentezini yaratmış burada. Duvarlara asılı özgün tablolara dalıp giderken, avizenin kesme cam lambalarından içeriye loş ışık zuhur ediyor. Masif ahşap koltuklar geniş masalara açılıyor. Yemek öncesi bir aperatif ya da sonrası dijestif almak için ideal bir ortam. Çamların ve toprağın kokusu bizi erken kalkmaya teşvik ediyor. Gün doğmadan çok evvel, sabahın serin sessizliğinde uyanıyoruz ismi ‘’Hüt Hüt’’ olan müstakil odamızda. Güzel çarşaflar üzerinde yatmak, uyku ile oynaşmak, deniz manzarasına uyanmak, sonra tekrar uyumak üzere uyanmak ne kadar tatlı şeymiş dedirtiyor bize. Bir de, sabahları klasik müzik akşamları caz çalıyor. Bahçede de zaman zaman küçük resitaller de veriliyor. Şimdi bir parantez: gerçekten Kaz Dağları’nda olduğumuzu; adaçayı tüten ‘’mis gibi’’ gecede, ilk kadehten aldığımız ilk yudum ve ‘’oh dünya varmış!’’ duygumuzda tadıyoruz. Bir başka deyişle, bu bir yavaş seyahat devrimidir… Kahvaltıdan sonra kendimizi Kuzey Ege’nin dizi dizi tepelerine atıyoruz. Yeşil, yeşil, yeşil, inekler, inekler, inekler. Behram’daki görkemli Assos Antik Kenti’nde, tepelerden dökülen Sütüseven Şelale’sinde ve Şahinderesi Kanyonu’nun sularına Kaz Dağları’nın gölgesi düşen güzelliğini görmeye gidiyoruz. Simurg Inn gerçek bir vahanın tam ortasında… Değerlendirin deriz. Simurg Inn’e gelmişken; bölgesel yemekleri, şık bir ortamda denemek için de ideal bir mekân burası.

6-  Dionysos Village, +12 - Kumlubük, Marmaris - https://www.kucukoteller.com.tr/dionysos-hotel



Bozburun yarımadasının güneydoğu kıyısında, dağların tepesinde, Kumlubük koyunun manzarasına tamamen hakim bir konumda, köy tarzında kurulumuş olan Dionysos Hotel, her biri deniz manzaralı olan 43 üniteden oluşuyor.

Çevresindeki ormanlar, kendi içindeki bahçeler ve kanyon üzerinden denize hakim sonsuzluk havuzu, kendinizi her şeyden ve her yerden uzak hissetmenizi sağlıyor. Kendi arazilerinde yetişen organik ürünlerin ve Timeout/2010 – En iyi şef ödüllü Didem Şenol’un “Kızımız Defne’yi oğlumuz İskorpite” adlı kitabına esin kaynağı olan yerel Pazar ürünlerinin, yine kendisi tarafından eğitilen yetenekli ellerle buluştuğu üç farklı restoranında, modern & geleneksel Türk mutfağından örnekleri tadabilirsiniz.

Dionysos Beach Club mülkündeki kiralamanın sona ermesiyle, konukları için 2018'de Kumlubük Yat Kulübü "Hollandalı Ahmet’in Yeri" kullanılmaya karar verilmiş. Orada plaj ve özel olarak seçilmiş bir menünün veya standart KYK menüsünden yemek yiyebilir ve keyfini çıkarabilirsiniz. Misafirlere nakit ödemede indirim sağlanacaktır.

Kendi zeytinyağları (Amos) ürettikleri zeytin ağaçlarının, üzüm bağlarının, yeşilliklerin ve meyve ağaçlarının bulunduğu geniş bahçelerinden, misafirler de faydalanabiliyorlar.

Orijinal filikalardan sizler için özel olarak tasarlanmış olan teknelerinde, koylarda dolaşırken, yüzebilir ve teknenizde veya sahillerde dinlenebilirsiniz. Osmaniye’nin güzel çam ormanları arasında kurulmuş olan organik çiftliklerinde, Ahmet ve eşi tarlanın işlenmesini, süt ve süt ürünlerinin yapımını ve tavukların bakımını üstlenmiş olup, yeşillik, sebze ve zeytin yetiştirmekte ve peynir, tereyağı ve yoğurt yapmaktadırlar. Haftada iki kere, zeytinyağı tadımını takiben, çiftlikte akşam yemeği veriliyor.Profesyonel terapistlerin, rahat ve gevşetici bir ortamda sundukları bakımlarda, kalite ve mükemmelliği bir arada sunmaya çalışıyorlar. İster kendinizi şımartmak için, ister ağrılarınızdan kurtulmak için....

Ayrıca otelde ve çevresinde, tenis kortu, 3 delikli golf egzersiz sahası ve ağları, bilardo, fitness merkezi, ücretsiz Wi-Fi erişimi, tüm odalarda IPod yuvası, bazı odalarında iyi donanımlı mutfak ve yemek alanı gibi geniş yelpazede faaliyetlerin keyfini çıkarabilirsiniz.

7-  Club Amazon Bördübet Marmaris - https://www.kucukoteller.com.tr/amazon-club



Club Amazon Bördübet’in, Amazon ormanlarını anımsatan, vahşi, olağanüstü havası var. Ormandan denize bağlanan derenin kıyısında bulunuyor. Ağaçların altından yürüyüşle veya dereden kanolarla kürek çekerek plaja, keyifli ve benzersiz deneyimle ulaşabiliyorsunuz. Çam ağaçları altında ahşap,“Vardo” dedikleri çingene arabaları, klasik otel konseptinin çok dışında. Özel tasarım konaklama ünitelerinin tavanı camla kaplı, uykuya yıldızları seyrederek dalabilmeniz için. Yeni konaklama üniteleri “Butik Van”lar, cam tavanlı. Gerek havuza bakan terasları gerekse büyüklüğü, kalabalık aileler için “taş odaları” çekici kılıyor. Çevrede düzenlenen turlar, kanonuzla koylarda gezinti, yüzme molaları, akşamları ormanda asırlık çam ağaçları altında açık hava sineması, Yedi Adalar’a hâkim tepeden içecek ve müzikle gün batımını seyretmek oldukça keyifli. “Glamping” trendinin Türkiye’deki temsilcilerinden Club Amazon’da, yemekler özlenen tatta. Alışılmış tatil anlayışının dışında, aradığınız konfordan vazgeçmeden geçireceğiniz birkaç günde Amazon ‘a bağlanabilir; içinizdeki “glamper”ı uyandırabilirsiniz.

8-  Golden Key Hisarönü Marmaris - https://www.kucukoteller.com.tr/golden-key-hisaronu-otel



Golden Key Hisarönü, “The Guardian” tarafından “Türkiye’nin en iyi 10 kumsalı” seçilen, dünyanın sayılı kumsallarından birini sunuyor. Marmaris’e 20 km uzaklıkta sakin bir koyun içerisinde, palmiyelerle gölgelenen 10 dönümlük yemyeşil bir alan üzerine kurulmuş olan Golden Key Hisarönü 12 Çiçek Suite, 8 Deluxe Aile Odası, 4 Deniz Deluxe Suite, 5 Deniz King Suite ve 1 Presidential Suite odadan oluşuyor. Büyükler ve çocuklar için iki ayrı yüzme havuzunu çevreleyen odaları, sarmaşıkların arkasında dağın yamacında yer alan geniş çim alanlarını palmiyeleriyle gizliyor. Otel, temizliği ve kırmızı kumu ile ün yapmış, deniz ve ormanı buluşturan eşsiz güzellikteki Hisarönü’nün en güzel koyunda yer alıyor. Doğal ortamda konforlu tatil ve çeşitli doğa sporları imkanlarını sunan tesiste Ala Carte Restaurant, Pool Bar ve plajda Snack Bar bulunuyor.

9-  Lov Faralya, +16 Ölüdeniz - https://www.kucukoteller.com.tr/lov-faralya



Yaşamdaki hiçbir şey tabiatın ortaya koyduğu cömertliğin yerini tutamaz bizim için. Doğada onca hayran olunası insan dışı ‘şey’ karşısında yüreği titriyor insanın…


Bir keşif yolculuğu da diyebileceğimiz uzun bir seyahatteyiz biz gene! Uzun çam ağaçlarıyla; falezlerin ortasında, duru, temiz, sakin Faralya’ya gidiyoruz. Evet bir kez daha, nice zamandır aşık olduğumuz Faralya’daki şu olağanüstü denize, doğaya, toprağa, pırıl pırıl gökyüzüne ve güneşe mest oluyoruz. Burası kartpostal gibi olan görüntüsüyle ışık ve neşe saçıyor bize! Bu büyüleyici ortamda keşfettiğimiz Lov Faralya ( @lovfaralya ) ile farkındalık kazandıran bir buluşma yaşıyoruz! O kadar dokunulmamış ve bakir bir havası var ki ortamın… Burada her şey zarafetle ve canlandırıcı bir özenle birleştirilmiş. Tuzlu su havuzları, ekolojik varoluşu benimsemiş sürdürülebilir tavırları ile ne kadar da yakışmış olduğu yere Lov Faralya…

Bir başka gizli cevheri de mutfakları. Karidesli levrek sarma, çökertme kebabı ve leb-i ferah tatlısı şefin reçetesi kendine has özel lezzetlerinden. Koya tepeden bakan, önü açık konumu ile özellikle gün batımı vaktinde gökyüzünün sürprizli hallerine karşı yemek yemek çok keyif veriyor bize. Böyle bir manzaradan daha hoş bir şey düşünülemez. Dalgaların sesi ağır ve uzak bir ezginin yükselmesine yol açıyor. Ah mevsimin bu demlerinde kesinlikle yaşanması gereken bir an bu… Böyle zamanlarda şükran erdemini çalıştırmak iyidir…

Lov Faralya’ya yaptığımız bu seyahat, bizi içten dışa değiştiren yeniden doğuş etkisi yaratıyor. Sabah kahvaltıdan sonra çıktığımız uzun yürüyüşler, yaptığımız okumalarımız, akşam yemekten sonra iri yıldızlarla duru gecenin tadını çıkardığımız biricik anlar… Her biri gerçek güzelliğin sahici izlenimleri…

Lov Faralya’nın en iyi yanlarından biri de bungalov, taş ev ve jakuzili suit olmak üzere farklı konaklama birimlerinin olmasında yatıyor. Favorimiz: deniz manzaralı, jakuzili suit odaları oluyor. +16 yaş ve üzeri konuklara hitap ediyorlar. Evcil hayvan için uygun değiller.

Uçakla gelecekler için, en yakın havalimanı Dalaman. (39 km uzaklıkta bulunuyor.)

10-  Dağ Evlerim Sakarya - https://www.kucukoteller.com.tr/dag-evim-sakarya 



 Sakarya’da doğayı ve sessizliği hissedeceğiniz bir yer keşfettik: Dağ Evleri Sakarya!

Şimdi bu dağ evlerinde olmak istesen yanında kimin olmasını isterdin, hadi yoruma adını yaz👐

✏️ Kerim Bey ve eşi Hanife Hanım 5 yıl önce kendi el emekleri ile kurmuşlar Dağ evleri’mi. Doğanın içinde ahşabın sıcaklığı ve çam ağaçlarının yeşili uyumla bir araya gelmiş burada.

🏠 Dağ evlerim’in ince bir zevkle döşenmiş, müstakil girişli konaklama birimlerinin önlerinde kendilerine ait verandaları/oturma alanları bulunuyor. Taş ev, piramit ev, engelsiz ev, botanik ev, bungalov gibi her biri farklı konseptte ve tatta olan bu evler, birbirinden son derece izole olacak şekilde konumlanmış. Yüksek konumundan dolayı manzara ayaklarımızın altında sanki, üstelik en güzel günbatımı manzaraları da burada bizi bekliyormuş meğersek.

🌿 Dünyadan kopuk birkaç gün geçirmemizi sağlıyor bize Dağ evlerim. Kaldığımız taş evin hemen önünden, kendimize güzel yürüyüş rotaları çıkarıyoruz. Sanıyoruz ki biz de Montaigne gibi; yolculuk deneyimini, özdüşünümün alıştırması olarak görüyoruz.

✨ Kendimizi mutlu hissetmek için öyle çok nedenimiz var ki hayatta , işte Sakarya’daki Dağ evlerim de bize bunları hatırlatıyor kısacası…

✏️ Bizden size özel bir not: dağ manzarasına karşı kurulmuş bütün evlerde barbekü alanı, mutfak, şömine, elektrikli ocak, buzdolabı mevcut. Ayrıca çocuklu ailelerin de son derece rahat edeceği konfor alanları sağlıyorlar.

Evcil hayvan kabul edilmiyor maalesef.

KucukOteller.com.tr uygulaması
Uygulamayı indirin ve mobile olarak rezervasyon yapın
Favorilere Ekle
Favoriler